Hacı Bektaş tekkesine gireli
Beş dörtlüğün hepsi aynı dizeyle kapanıyor: dervişlerin göze gül görünmesi. Değişen dervişler değil, tekkeye girdikten sonraki bakış. Nefes Hacı Bektaş'ın Anadolu'ya yerleşmesinden dervişin kulağındaki küpeye kadar iner.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hacı Bektaş tekkesine gireli
Dervişleri gül göründü gözüme
himmetine ireli
Dervişleri gül göründü gözüme
1Hacı Bektaş tekkesine gireli beri
2dervişleri gözüme gül göründü.
3Zâhirde bâtında himmetine ereli
4dervişleri gözüme gül göründü.
- 2
Hacı Bektaş vatan tutmuş Urumdan
Bu nasıl sevdadır gitmez serimden
Hayır aldım güzel pirimden
Dervişleri gül göründü gözüme
1Hacı Bektaş, Urum'dan kendine yurt tutmuş;
2bu nasıl sevdadır, başımdan gitmez.
3Güzel pirimden hayır duası aldım;
4dervişleri gözüme gül göründü.
İlk dize Hacı Bektaş'ın Urum'da, yani Anadolu'da yurt tutmasını söyler. Sonra ölçek küçülür, aynı bağlılık şairin başına iner. "Gülbank" dergâhta hep bir ağızdan yükseltilen duadır; devralınan miras mülk değil, sestir.
- 3
Dervişleri mengûşesin takınır
Korkarım ki rakibinden sakınır
Anda Bismillâh âyeti okunur
Dervişleri gül göründü gözüme
1Dervişleri küpesini takınır,
2korkarım ki rakibinden sakınır.
3Orada Besmele okunur;
4dervişleri gözüme gül göründü.
Mengûş, mücerret Bektaşî dervişinin kulağına takılan halkadır; takınmak burada süslenmek değil, söz vermek. İkinci dize divan şiirinin rakibini dergâh avlusuna sokuyor: âşıkla sevgilinin arasına giren o figür, burada dervişi çekingen kılıyor.
- 4
Âşıkların badesini dolduran
Düşmüşlerin elin alıp kaldıran
Darı üstünde namaz kıldıran
Dervişleri gül göründü gözüme
1Âşıkların kadehini dolduran,
2düşmüşlerin elinden tutup kaldıran,
3darı harmanı üstünde namaz kıldıran;
4dervişleri gözüme gül göründü.
Üç sıfat-fiil arka arkaya diziliyor ama özne söylenmiyor; dolduranın, kaldıranın, kıldıranın kim olduğu nakarata kadar askıda kalıyor. Üçüncüsü bir keramet tarifi: çaç, harmanda savrulmuş tahıl yığınıdır, üstünde namaz kılmak taneyi dağıtmadan durabilmek demektir.
- 5
Üstadım Kul Himmet hem Kulhüvallah
Hüsnüne âşıkım
Yüzüm basa geldim derviş Feyzullah
Dervişleri gül göründü gözüme
1Üstadım Kul Himmet, hem "Kul hüvallah";
2güzelliğine âşığım, "âmentü billâh".
3Yüzümü yere basa geldim, derviş Feyzullah;
4dervişleri gözüme gül göründü.
Kafiye üç kez "-allah" ile bağlanıyor: İhlâs suresinin ilk sözü, iman ikrarının kalıbı ve bir derviş adı olan Feyzullah. "Yüzüm basa gelmek" ise secde eder gibi eğilerek varmayı anlatıyor; kapanış övünmüyor, kapıya nasıl varıldığını söylüyor.
Metnin kaynağı
Sadettin Nüzhet Ergun'un "Bektaşî Şairleri ve Nefesleri" derlemesinden; Türkçe Vikikaynak'taki 144021 numaralı sürüm esas alındı, imlâsına dokunulmadı. "Kulhüvallah", "Âmentübillâh" ve "mengûşesin" yazımları korundu. İlk iki dörtlük kaynakta araya boş satır konmadan dizilmiş; dörtlükler burada ayrıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nefes bir eşikten sonrasını anlatıyor: "gireli" ve "ireli" iki zaman zarfı, ikisi de aynı girişi işaret ediyor. Değişen dervişler değil, onlara bakan göz. Zâhir ile bâtının yan yana konması ise himmetin hem görünen hem görünmeyen tarafta işlediğini söylüyor.