Felek Etti Hasret Çeşm-i Mestime
Âşık Ömer feleğin kendisini sarhoş gözlü sevgiliye hasret bıraktığını, gurbetten ve minnet potasında erimekten usandığını anlatır. Yüzünü Hakk’a ve toprağa çevirir; kalem ayrılığı yazmaya yetmez, sonunda kendi kendisinden bile bezdiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Felek etti hasret
Ağlayarak senkler alıp destime
1Felek beni o sarhoş bakışlı göze hasret bıraktı;
2ağlayarak taşları elime aldım.
- 2
Diyâr-ı gurbeti gezdim usandım
Bu derdli sînemi ezdim usandım
1Gurbet diyarını gezmekten usandım;
2bu dertli göğsümü ezmekten usandım.
Dışarıdaki gurbet yolculuğu ile içeride göğsü ezen acı aynı “usandım” yükleminde birleşir. Hareket etmek rahatlatmaz; her yeni yer bedendeki derdi yeniden üretir.
- 3
Kalmadı zerrece sabra
Kalmamıştır gayri kale minnetim
1Sabretmeye zerre kadar gücüm kalmadı;
2artık kaleye de minnetim kalmadı.
Sabır gücü bütünüyle tükenir. “Kale” güven ve sığınak çağrışımı taşır; fakat şair artık korunaklı yere bile borç duymadığını söyleyerek bütün dayanaklardan vazgeçer.
- 4
Gözden uyhu gitti tenden râhatım
Minnet sızdım usandım
1Uyku gözümden, rahat bedenimden gitti;
2minnet potasında eriyip usandım.
Uyku ve rahatın iki ayrı bedensel bölgeden çekilmesi tam bir yoksunluk yaratır. Pota, başkalarına minnet etmenin kişiyi eriten sıcak sınavını somutlaştırır.
- 5
Yönüm Hak’ka tuttum yüzüm
Hicran mâcerâsı sığmaz kitâba
1Yönümü Hakk’a, yüzümü toprağa çevirdim;
2ayrılığın macerası kitaba sığmaz.
Tanrı’ya yönelmek ve toprağa yüz sürmek teslimiyet hareketidir. Hicranın kitaba sığmaması yaşananın yazılı anlatıyı aştığını belirtir; yine de şiir bu taşmayı kayda geçirmeye çalışır.
- 6
Gönül mahrum kalmaz gelen hitâba
Kalem âciz oldu yazdım usandım
1Gönül kendisine gelen hitaptan yoksun kalmaz;
2kalem aciz kaldı, yazmaktan usandım.
Gönle ulaşan hitap manevî tesellinin sürdüğünü gösterir. Buna karşılık kalem yaşananı bütünüyle yazamaz; ilhamın varlığı ile ifade aracının yetersizliği aynı birimde karşılaşır.
- 7
Deli gönül ister isen saâdet
Evveli sonu
1Ey deli gönül, mutluluk istiyorsan bil:
2bu yolun başı kınanma, sonu pişmanlıktır.
Gönle verilen öğüt aşk yolunun bedelini açıklar. Melâmet toplumun kınaması, nedamet ise kişinin iç hesaplaşmasıdır; mutluluk arayışı paradoksal biçimde bu iki acı eşikten geçer.
- 8
Binip aşk atına etme sefâhet
aşkı süzdüm usandım
1Aşk atına binip taşkınlık etme;
2aşkın gereğini süzüp anlamaktan usandım.
Aşk atı güçlü fakat denetlenmesi gereken tutkudur. Sefahat uyarısı kör hareketi sınırlar; şair aşkın gereğini sürekli ölçüp biçmekten yorulduğunu söyleyerek özdenetimin yükünü gösterir.
- 9
Ömer neler çekti hicran elinden
Yârin cefâsından halkın dilinden
1Ömer ayrılığın elinden neler çekti;
2sevgilinin eziyetinden ve halkın dilinden neler çekti.
Mahlas beyti acının iki kaynağını ayırır: sevgilinin doğrudan cefası ve çevrenin konuşması. “El” ile “dil” beden parçaları üzerinden özel yara ile kamusal baskıyı yan yana getirir.
- 10
Gören ibret alır çeşmi selinden
ben kendi kendimden bezdim usandım
1Gözünün selini gören ibret alır;
2ben kendi kendimden bıktım, usandım.
Gözyaşı seli başkalarına ders olacak ölçüde görünürdür. Son dize suçu yalnız feleğe veya sevgiliye yüklemez; kişinin kendisinden bezmesi, usanç temasını en iç noktada tamamlar.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 90; tarama s. 149–150; 10 birim/20 dize. Kayıt kaynakta “Felek etti hasret çeşm-i mestime” ile başlar, “ben kendi kendimden bezdim usandım” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Bu derd-i hasretin câna kâretti” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Basılı kayıp/kapalı yüzeyler gövdeye karıştırılmadan, tahmin yapılmadan kaydedildi. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Fikr-i ruhini sad gül-i hoşbûya değişmemÂşık Ömer · Gazel/koşma; kaynak düzeni korunmuştur.→
Felek ayrılığın etkin faili, sevgilinin sarhoş gözü ise erişilemeyen hedeftir. Ele alınan taşlar öfke, yas veya yolculuk yükü taşıyabilir; kaynak kesinleştirmediği için davranışın amacı eklenmez.