Felekden Nâ-ümîdiz Sanma Kim Dil-hâhımız Vardır
Felekten ümitsiz görünen konuşucu, dünyevi bağların ötesinde Allah'a, gönül yoluna ve iç saraydaki şaha sahip olduğunu söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Felekden nâ-ümîdiz sanma kim dil-hâhımız vardır
Alâyıkdan fakat bir âhımız vardır
1Bizi felekten ümitsiz sanma; gönlümüzün istediği vardır;
2dünya bağlarından yalnız göğe yükselen bir ahımız vardır.
- 2
Görinür yerli yurdlı sâhibi var herkesiñ ammâ
Bizim bir -ı nâdire bir Allahımız vardır
1Görünüşte herkesin yeri, yurdu ve sahibi vardır ama
2bizim mekândan münezzeh, eşsiz bir Allah'ımız vardır.
İnsanların görünür yurt ve sahiplerine karşı Allah lâ-mekân sıfatıyla anılır. ‘Görinür’ sözü başkalarının yurdunu görünüş katına indirirken ‘bizim’ zamiri yurtsuzluğu bir ayrıcalık gibi sahiplenir.
- 3
-i Hakka sa'y it zâhidâ savm u ibâdetle
Göñül dirler bizim nezdîk-ter bir râhımız vardır
1Ey zahit, oruç ve ibadetle Hakk'a ulaşmaya çalış;
2bizim için gönül denilen daha yakın bir yol vardır.
Zahidin oruç ve ibadet yolu reddedilmez; konuşucu yalnız gönlün kendisi için daha yakın bir ulaşma yolu olduğunu belirtir. ‘Nezdîk-ter’ karşılaştırması iki yolu doğru-yanlış değil uzak-yakın ekseninde ayırır.
- 4
Rüsûm-ı câhı bilmez câhil-i âdâb-ı dünyâyız
Rumûz-ı gayba mahrem bir dil-i âgâhımız vardır
1Makam törelerini bilmeyen dünya adabı cahilleriyiz;
2ama gaybın sırlarına yakın uyanık bir gönlümüz vardır.
Dünya makamlarının töresini bilmemek dışarıdan cehalettir; buna karşı gayb sırlarına mahrem gönül içsel bilginin merkezi sayılır. ‘Rüsûm’ ile ‘rumûz’ arasındaki ses yakınlığı öğrenilmemiş töre ile bilinen sırrı yan yana tartar.
- 5
Gedâ-yı bî-penâhız Fâzılâ sûretde biz ammâ
Göñül dirler serây-ı sînede bir şâhımız vardır
1Ey Fâzıl, görünüşte sığınaksız bir yoksuluz ama
2göğüs sarayında gönül denen bir şahımız vardır.
Makta görünüşte sığınaksız yoksulluğu göğüs sarayındaki şah ile tersine çevirir. ‘Sûretde’ kaydı bu yoksulluğu yalanlamadan görünüş katına hapseder; gönül aynı dizede hem tebaa hem hükümdar yeri olur.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.093eb627-58cb-4491-b014-6db560254022:gazel-57-pdf890. Gazel 57; basılı s.874/PDF 890. Numara, on dize, sonraki sınır, Unicode glifler ve aruz kalıbı exact görselde doğrulandı; dipnotlar gövde dışı. CC BY 4.0 profil sayfasında exact PDF'nin yanındadır, PDF içine gömülü değildir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Nakş-ı zerrîn şu'le virmiş hücredenEnderunlu Fâzıl · Kıta→
Matla, konuşucuların felekten ümitsiz sanılmasına itiraz eder; gönüllerinde bir arzu vardır. Dünyevi bağlardan ayrılan ahın arşa yükselişi bu yönelişin sesidir. ‘Sanma’ buyruğu okuru daha ilk dizede yanlış hükümden çevirir.