Gamıñla yandı sâmânım
Nakaratı “beni öldür” diye tekrarlanan beş bendlik bir şarkı. Ölüm burada tehdit ya da korku değil, istenen şey: konuşan kişi ayrılığı ölümden ağır saydığı için sevgiliden canını almasını, hatta kendisini bir başkası için öldürmesini ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gamıñla yandı sâmânım
Helâk eyle beni cânım
Helâl olsun saña kanım
Beni öldür beni öldür
Kimi isterseñ güldür
1Senin gamınla varım yoğum yandı
2Beni yok et canım
3Kanım sana helal olsun
4Beni öldür, beni öldür
5Kimi istersen güldür
- 2
Yanub aşkıñla ben nâre
Açıldı dilde
Bu derde gayrı yok çâre
1Ben aşkınla ateşe yanıp
2Gönülde yüz parça yara açıldı
3Bu derde artık başka çare yok
Bend yanmakla açılmayı birleştiriyor: ateş kapatmaz, aksine gönülde yüz yarık bırakır. “Sad pâre” sayının kesinliğiyle çokluğu birlikte taşıyor. Üçüncü dizedeki “çâre” yokluğu şiirin ilk bendinde dilenen ölümü tek kalan seçenek olarak gerekçelendiriyor.
- 3
Ölüm gerçi bir iştendir
Firâkından çok ehvendir
Gamıñdan mevtim ahsendir
1Ölüm gerçi bir iş sayılır
2Ama ayrılığından çok daha hafiftir
3Senin gamınla ölmem daha iyidir
Şarkının mantığı bu bendde açık ediliyor ve iki karşılaştırma sıfatı üstüste konuyor: ehven, ahsen. Ölüm önce “ayrılıktan hafif”, sonra “gamdan iyi” diye ölçülüyor; yani ölçek acı değil, dayanılabilirlik. Ölümü isteyen bir hesabın adımlarını gösteren nadir bir bend.
- 4
Saña verdikçe ben
Cihândan cân eder nefret
Bu varlıkda nedir lezzet
1Ben sana yük oldukça
2Can dünyadan nefret ediyor
3Bu var oluşta ne tat var
Ölüm isteğinin gerekçesi burada karşı tarafa geçiyor: konuşan kişi kendi acısından değil, sevgiliye yük olmaktan yakınıyor. Bendin sorusu ölümü değil hayatı sorguluyor; “lezzet” kelimesi tam da zevkin adı olduğu için yokluğunu daha keskin duyuruyor.
- 5
Ricâlar arz eder Ekrem
Bu sûretle saña her dem
Baña oldu bu âlem
Beni öldür beni öldür
Kimi isterseñ güldür
1Ekrem ricalarını sunuyor
2Sana her an bu biçimde
3Bu dünya bana karardı
4Beni öldür, beni öldür
5Kimi istersen güldür
Mahlas bendi dilekçe diliyle kurulmuş: “ricâlar arz eder” bir dilekçenin kalıp ifadesidir. Ölüm isteği, tarihsel aşk şiirinin ayrılık acısını büyüten mübalağasıdır; gerçek bir kendine zarar verme talebi veya önerisi olarak sunulmaz. “Târ” karanlık demektir ve nakarat aynı sözle geri döner.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142821 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in Şarkılar bölümünden, yirmi altı satırlık sayfa. Sayfa adı (“güldür nakaratlı şarkı”) fihrist maddesidir, başlık ilk dizeden alındı. “Şarkılar” bölüm başlığı, “Şarkı” tür satırı ve “nakarat” / “eyzan” dizgi notları metne alınmadı. Nakarat kaynakta yalnız birinci ve beşinci bendden sonra harfi harfine dizilmiş; “eyzan” yazan üç bend kaynakta olduğu gibi üç dize bırakıldı, nakarat oraya kopyalanmadı. Mahlas yıldızları atıldı (“*Ekrem*” → “Ekrem”). Nakaratın ikinci dizesi (“Kimi isterseñ güldür”) yedi hece; kalıbın istediğinden bir hece eksik dizilmiş, dokunulmadı. “Gamıñla”, “aşkıñla”, “isterseñ” gibi damak n'li biçimler kaynağın imlâsıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Üç dize aynı sesle bitiyor — sâmânım, cânım, kanım — ve dizilişte mal, can, kan sırasıyla veriliyor: her dize öncekinden fazlasını feda eder. Nakarattaki “güldür” bunu bir üçüncü kişiye açıyor; ölüm yalnız istenmekle kalmıyor, bir başkasının sevinci için istenir hâle geliyor.