Gece
Pencereden açılan bir gece manzarası dört bent boyunca kokuya, sonra sese dönüşüyor. Kapanıştaki tek dize bütün tarifin kimin sözüne giriş olduğunu geriye dönük açıklıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Titreyen ellerimle penceremi
Açtım afaki leyle karşı... Yine
Gecenin gölgeden manazırına
eylemiş nücumü bahar...
1Titreyen ellerimle pencereyi
2gecenin ufuklarına karşı açtım... Yine
3gecenin gölgeden görüntülerine
4baharın yıldızları karışmış...
- 2
Sihri eb`at içinde şimdi gümüş
Bir andıran miyah uyumuş..
Kalbi seydayı olan rüzgar
Esiyor gölgelerde ...
1Uzaklıkların büyüsü içinde şimdi
2gümüş bir bulutu andıran sular uyumuş..
3Kalbi gecenin sevdasıyla dolu rüzgâr
4gölgelerde gürültüyle esiyor...
Sular gümüş bir buluta benzetilir ve uyur; buna karşılık kalbi gece sevdasıyla dolu rüzgâr gölgelerde gürültüyle eser. Aynı bent uyuyan su ile hareketli rüzgârı karşı karşıya getirir.
- 3
Ah o bir aşkı mi
Geceden, tudei manazırdan
Yükselen rasei humarü buhar?
Sanki hulyayı vasla müstağrak
1Ah, sonu olmayan bir aşk mı
2geceden, üst üste yığılmış görüntülerden
3yükselen o mahmurluk ve buhar titreyişi?
4Sanki kavuşma hayaline batmış,
Bent tek bir sorudan kurulu: yükselen bu mahmur buhar sonsuz bir aşk mı? “Tûde” yığın demek, manzaralar üst üste birikmiş halde. Soru cevaplanmıyor; dördüncü dize “sanki” ile yeni bir benzetmeye geçip cümleyi sonraki bende sarkıtıyor.
- 4
Sebi bir itri hisle doldurarak
Dolaşan, titreşen kadınlardı...
Sanki bir savti gaibü mühtez
Kalbe bir aşkı bi-vefa yetmez
1geceyi bir duygu kokusuyla doldurarak
2dolaşan, titreşen kadınlardı...
3Sanki titrek, sahibi görünmeyen bir ses
4kalbe “bir vefasız aşk yetmez,
Kavuşma hayaline dalmış olanlar kadınlar çıkıyor ve geceyi dolduran koku onların. Ardından ses geliyor: “gaib ü mühtez”, yani hem kaynağı görünmeyen hem titrek. Cümle bentte bitmiyor, sözün tırnağı son dizede açılıyor — şiirin bütün tarifi bir cümlenin girişine dönüşüyor.
- 5
'Seviniz, sevin! ' derdi
1seviniz, durmadan sevin!” derdi
Tek dize, önceki bentte başlayan görünmeyen ve titrek sesin sözünü tamamlar: ‘Seviniz, durmadan sevin.’ Emir çoğuldur; gece sahnesindeki dolaşan kadınlara yönelen ses kesintisiz sevmeyi buyurur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142005 numaralı sürüm esas alındı. Bu transkripsiyon uzun ünlü işareti taşımıyor; işaretler sonradan eklenmedi. Beşinci dizedeki eb'âd sözcüğü kaynakta kesme yerine ters vurgu imiyle dizilmiş, on birinci dizede “rasei” yazılmış (râşe-i olmalı); ikisi de düzeltilmeden bırakıldı. Son dizedeki kapanış tırnağından önceki boşluk da kaynakta böyle.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kenâr-ı âba dizilmiş, sükûn ile beklerAhmet Hâşim · Manzume→
Titreyen ellerle pencere gece ufuklarına açılır. Bahar yıldızları gecenin gölgeli manzaralarıyla kaynaşır; ikinci dizede başlayan hareket ‘yine’ sözüyle sonraki görüntüye taşar.