DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Sânî/Ger Yasağ Oldıyse Ey Dil Çenge de Kanûne de
Gazel · 16. yüzyıl

Ger Yasağ Oldıyse Ey Dil Çenge de Kanûne de

Beş beyit boyunca "-e de" redifi ikili nesneleri yan yana dizer: çeng ile kanun, rakı ile şarap, beng ile afyon, sihir ile efsun, şeriat ile kanun. Bir yasağın hatırlatılmasıyla açılan şiir, aşkın beratını hem şeriata hem kanuna uygun ilan ederek kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ger yasağ oldıyse ey dil çenge de kanûne de

    Tevbeler olsun arakla bâde-i gülgüne de

    1Ey gönül, çenge de kanuna da yasak konduysa,

    2tevbeler olsun; artık rakıya da gül renkli şaraba da.

    Beyit bir yasağa cevap gibi kurulur ama cevabın kendisi alaylıdır: çalgı yasaklandıysa içki de bırakılsın. "Kanûn" kelimesi hem dizüstü çalınan sazın hem devletin koyduğu kuralın adıdır ve redif bu ikisini aynı cümlede tutarak şakayı görünmez kılar. Derlemeci, şairin Kanûnî'nin şarap yasağına düşürdüğü meşhur kahve beytini de aynı sayfada aktarıyor.

  2. 2

    Seyl-i eşgim gibi hergiz bahr-i câri görmedim

    Vardım ey Yûsuf cemâlin nil'e de Ceyhûn'e de

    1Gözyaşımın seli gibi akan bir deniz hiç görmedim;

    2ey Yusuf yüzlü, Nil'e de Ceyhun'a da gittim.

    Ağlamanın büyüklüğü coğrafyayla ölçülür: Nil ile Ceyhun, divan şiirinde uzaklığın iki ucudur. Nil rastgele seçilmiş değil — "Yûsuf cemâl" hitabı Mısır'ı çağırır ve sevgilinin güzelliği Yusuf'a benzetilince ağlayanın gözyaşı da onu arayan Yakub'un yaşına bağlanır. Şair kendi selini ikisinden de büyük ilan ederek mübalağayı seyahatle destekler.

  3. 3

    Şöyle mest oldum mey-i bezme-i İlâhi ile kim

    Nefret etmişdir tabîat benge de afyûne de

    1İlâhî meclisin şarabıyla öyle sarhoş oldum ki

    2tabiatım artık esrara da afyona da tiksintiyle bakıyor.

    Rindâne söyleyiş burada tasavvufa döner: asıl sarhoşluk kadehten değil ilâhî meclistendir ve onu tadan için beng ile afyon tatsız kalır. Şiir böylece yasağı tartışmak yerine gereksizleştirir — yasaklanan şeye zaten ihtiyaç kalmamıştır. "Tabîat" burada mizaç, bedenin kendi eğilimi demektir; tercih akılla değil bünyeyle yapılmış gösterilir.

  4. 4

    Şi'r-i dilsûz ile etdim âhır ol mehi

    İ'tikadım kalmamışdır sihre de efsûne de

    1Yürek yakan şiirimle sonunda o ay yüzlüyü büyüledim;

    2artık ne büyüye ne de efsuna inancım kaldı.

    Beyit şiiri sihrin yerine koyar: madem gönül yakan söz işe yaradı, büyüye gerek kalmamıştır. "Teshîr" hem büyülemek hem ele geçirmek demektir ve şaire kendi mesleğini iki anlamla birden övme imkânı verir. "İ'tikadım kalmadı" ifadesi de inanç dilini şakaya çevirir; bu, aynı şairin hicivdeki ustalığıyla tutarlı bir hamledir.

  5. 5

    Yazdığına kâtib-i kudret -ı aşkımı

    Sâniyâ kılmış muvâfık şer'e de kanûne de

    1Kudret kâtibi aşkımın beratını yazarken

    2ey Sânî, onu hem şeriata hem kanuna uygun kılmış.

    Mahlas beyti ilk beyitteki yasağı kapatır: aşkın belgesi hem dinin hem devletin kuralına uygundur, çünkü onu yazan "kâtib-i kudret"tir. "Berât" Osmanlı'da bir hakkı ya da görevi tanıyan resmî belgenin adıdır; şair aşkını ruhsatlı ilan ederek tartışmayı kendi lehine bitirir. "Kanûn" da böylece hem çalgı hem hukuk olarak gazelin iki ucunu birbirine bağlar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144560 numaralı sürüm esas alındı; Ergun derlemesinin Sânî faslındaki —1— numaralı manzumedir. Kitabın sıra numarası, fasıl başlığı ve tanıtım paragraflarındaki beyit alıntıları metne alınmadı. Üçüncü beytin ilk dizesi kaynakta "mey-i bezme-i İlâhi" diye dizilmiş; "bezm-i" okunuşu hem anlamı hem ölçüyü tamamlıyor, ama metin düzeltilmedi. Bu fasılda kesme işaretleri düz tırnakla dizilmiştir; imlâ korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirAlma Âh-ı Dil-i Uşşâkı Şehâ Eyle Hazer
Alma âh-ı dil-i uşşâkı şehâ eyle hazer
Sânî · Müseddes (mütekerrir)

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

çeng

dik tutularak çalınan telli çalgı; arp benzeri

kanûn

hem dizüstü çalınan telli çalgı hem devletin koyduğu kural

arak

damıtılmış içki, rakı

bâde-i gülgün

gül renkli şarap

seyl-i eşg

gözyaşı seli

beng

kenevirden yapılan uyuşturucu, esrar

teshîr

büyüleyip kendine bağlama, ele geçirme

berât

bir hakkı ya da görevi tanıyan resmî belge