Gider oldum pür cefâ sen bir yana ben bir yana
Vefa görmeyen âşık gönlünü geri ister ve gurbeti seçer. Değerin ancak ölüm ya da gidişten sonra bilinmesi, yabancı elde serserilik, çağrılmama, yeniden yaralanma ve bir gün mumla aranma düşüncesi şiiri taşır; Ömer haşre kadar sürecek ayrılığı elveda ile mühürler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gider oldum sen bir yana ben bir yana
Çünki kılmazsın vefâ sen bir yana ben bir yana
1Cefa dolu halde gider oldum; sen bir yana, ben bir yana;
2Çünkü vefa etmiyorsun; sen bir yana, ben bir yana.
- 2
Siz sağ olun biz yâhû seni
Ver benim gönlüm bana sen bir yana ben bir yana
1Siz sağ olun; biz selametle gidelim, yâhû [nötr hitap];
2Benim gönlümü bana ver; sen bir yana, ben bir yana.
“Siz sağ olun” çoğul saygı ya da çevreye yönelen vedayı, “biz selâmet idelim” ise ayrılma duasını taşır. Basılı “yâhû” nötr bir sesleniş olarak korunur; kaynakta bulunmayan ‘ey güzel’ niteliği eklenmez. En somut talep gönlün geri verilmesidir ve nakarat iki yolu kesin biçimde ayırır.
- 3
Âşıkın ma’şuk yanında yok rağbeti
Yâ ölüp yâ gitmeyince tâ bilinmez kıymeti
1Âşığın sevgili yanında zerre kadar rağbeti yoktur;
2Ölmeden ya da gitmeden değeri bilinmez.
Âşık sevgili yanında “zerrece” ilgi görmez; küçüklük ölçüsü değersizliğin şiddetini artırır. Kıymetin ancak ölüm ya da gidiş gerçekleşince bilinmesi, tanınmayı sürekli sonraya bırakan acı bir ilişki kuralıdır ve konuşanın gurbet kararını haklılaştırır.
- 4
Kendime ihtiyar ettim ben
Olalım yâr âşinâ sen bir yana ben bir yana
1Ben kendim için gurbet diyarını seçtim;
2Yâr ve tanış olalım; sen bir yana, ben bir yana [karşıtlık korunur].
Gurbet “ihtiyâr” edilen, yani konuşanın kendi seçtiği bir diyardır; edilgen sürgün yerine bilinçli ayrılış öne çıkar. Buna rağmen “yâr âşinâ olalım” sözü yakınlık dilerken nakarat ayrılığı tekrarlar; ilişkiyi düzeltme arzusu ile gitme kararı aynı anda sürer.
- 5
Gurbet eline düşeli olmuşum ben serseri
Hiç demezsin ey garîbim hiç demezsin gel beri
1Gurbet eline düşeli serseri olmuşum;
2Hiç “ey garibim” demez, hiç “gel beri” demezsin.
Gurbet eline “düşmek” seçilmiş yolculuğu yeniden edilgen ve savrulmuş hale getirir; sonuç serseriliktir. Sevgilinin bir kez bile “ey garîbim” ya da “gel beri” dememesi, özlenen merhameti büyük vaatlerden değil iki kısa hitabın yokluğundan gösterir.
- 6
Gice gündüz ağladırsın ben
Yol göründü ey şehâ sen bir yana ben bir yana
1Gece gündüz beni ağlatırsın, ben değersiz garibi;
2Yol göründü ey şah; sen bir yana, ben bir yana.
Gece gündüz ağlatılmak sürekliliği, “garîb-i kemter” ise konuşanın hem yabancı hem aşağı konumunu bildirir. “Yol göründü” artık gidişin işaretini dış dünyada görünür kılar; şah hitabı saygıyı korusa da iki yana ayrılma kararını geri almaz.
- 7
Yine urdun sînem üzre niçe yüz bin
Vakt ola kim bulmayasın
1Yine göğsümün üstüne nice yüz bin yara vurdun;
2Bir vakit olur, mum yakıp “areyi” bulamayabilirsin [terim kapalı].
Göğse vurulan “niçe yüz bin yâre” aşk acısını sayılamaz fiziksel izlere dönüştürür. Mum yakarak arama, kaybedilen kişinin karanlıkta güçlükle bulunacağını düşündürür; fakat basılı “areyi” kelimesi açık olmadığından bunu kesin “arayıp beni” cümlesine çevirmemek gerekir.
- 8
Gördüğüm günler bu gündür ol Ömer bîçâreyi
Elveda’ kim sen bir yana ben bir yana
1Zavallı Ömer’i gördüğüm günler bu gündür [dizim kapalı];
2Elveda; haşre kadar sen bir yana, ben bir yana.
“Gördüğüm günler” ile “bu gündür” parçalarının zavallı Ömer’e bağlanışı zaman, görme ve mahlas ilişkisini kapalı bırakır; yorum görünmeyen özne eklemez. Kesin olan, elvedanın ayrılığı haşre dek uzatmasıdır; dünyevi mesafe kıyamet ufkuna kadar kapanmayacaktır.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.289 gövdesinde “Gördüğüm günler bu gündür ol Ömer bîçâreyi” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n289-430345E9A82A. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.289, PDF 240; 8 iki dizelik birim/16 dize. Tahmin yapılmayan yerler: U2’deki ‘yâhû’ nötr hitaptır; modern satıra kaynak dışı güzellik niteliği eklenmedi. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
“Gider oldum” kararın başladığını değil uygulanmakta olduğunu gösterir; konuşan artık hareket halindedir. “Pür cefâ” yolculuğun yükünü, sevgilinin vefasızlığı da sebebini verir; nakarat iki kişiyi yalnız duygusal değil mekânsal olarak ayrı yönlere yerleştirir.