Berâ-yı Abdü’l-Kâdir Efendi
Kâdirî şeyhlerinin rehberi Abdü’l-Kâdir Efendi'nin ölümü ve temiz oğlunun onun yerine geçişi 1159 yılında anılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gitdi āħir -yı cümle
Ĥayf u śad ĥayf aldı devrān öyle bir
1Sonunda bütün Kâdirî şeyhlerinin rehberi gitti;
2yazık, yüz kere yazık, devran öyle gönül sahibi birini aldı.
- 2
itdi gūyā gitmedi
Sırr-ı ǾAbdü’l-ķādir-i Geylānį velį
1Temiz oğlunu yerine geçirdi; sanki gitmedi;
2fakat Abdülkâdir Geylânî'nin sırrı gizlendi.
Boşluk burada hemen doldurulur: temiz oğul yerine geçince ‘gûyâ gitmedi’ sözü ölümü neredeyse geri alır. Fakat son dizedeki ‘velî’ bağlacı bu teselliyi sınırlandırır. Devredilebilen şey makamdır; devredilemeyen, Geylânî adına bağlanan sırdır. Beyit bunu bir sözcük oyunuyla söyler: ‘sır’ sözcüğü ikinci kez geçtiğinde artık bilgi değil, görünmez oluşun kendisidir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih28-pdf996; Târihler no.28, basılı 951/gerçek PDF 996, basılı yıl 1159; ayrı numaralı tam kayıt. Tarihsel atıf başlık/metin dışına genişletilmedi. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Göñlin alur ders-i Ǿaşķı ŧālibe taǾlįm iderNazîr İbrahim · Muammâ/Lugaz→
Ölüm haberi ‘gitdi’ fiiliyle en yalın biçimde verilir, ama başa konan ‘āħir’ onu ansızın gelen bir olay değil beklenmiş bir sonun nihayet gerçekleşmesi yapar. Yitirilen kişi bu dizede adıyla değil işleviyle anılır: yol gösteren. İkinci dize aynı kaybı iki kez ölçer — ‘hayf’ önce tek, sonra ‘sad’ ile yüz kere söylenir — ve alan tarafı ölüm değil devran diye adlandırır.