Gönül bu bezm-i âlemde gelen gelsün gidenden geç
Gönle geleni kabul edip gidenden vazgeçmesi öğütlenir; sevgilinin başkasıyla eğlendiği haberi karşısında seçim istenir, ardından geçmişin peşine düşmeme, beden burcunu aşma ve Ömer’den vazgeçme baskısı anlatılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gönül bu gelen gelsün gidenden geç
Sana vaslı olmayan geç
1Gönül, bu dünya meclisinde gelen gelsin; gidenden vazgeç;
2kavuşması sana nasip olmayan Huten miskinden vazgeç.
- 2
İşittim edermişsin benim ömrüm
Kerem kıl gel gözüm nûru ya andan geç ya benden geç
1Ey ömrüm, yabancıyla eğlenirmişsin diye duydum;
2cömertlik et, gel ey gözümün nuru: Ya ondan geç ya benden.
Duyulan haber sevgilinin bir ‘yâd’, yani yabancıyla eğlendiğidir; âşık bunu kesin kanıt diye değil, işittiği söz olarak aktarır. ‘Ya ondan geç ya benden’ buyruğu, kıskançlığı açık bir seçim talebine dönüştürür.
- 3
Nasîhat tutar isen gel sakın sen düşme ardına
Eğer geçtise senden yürü durma sen geçenden geç
1Öğüt dinlersen gel, sakın onun ardına düşme;
2o senden geçtiyse yürü, durma; sen de geçip gidenden geç.
Öğüt, terk eden kişinin ardından sürüklenmeyi yasaklar ve karşılıklı vazgeçiş ister. ‘Geç’ fiilinin art arda kullanılması hem ilerlemeyi hem bırakmayı taşır; âşık durmayı değil, kendisinden geçen kişiyi geride bırakmayı öğrenmeye çağrılır.
- 4
Vücûdun koyasın efkâra gamlar verdi yağmaya
Dediler ki yeter durdun yürü geç
1Varlığını düşüncelere bırak; gamlar onu yağmaya verdi;
2‘Yeterince durdun, yürü, beden burcundan geç’ dediler.
Vücut, gamların yağmasına açılmış bir alan ve sonunda aşılması gereken bir burçtur. Düşünceye bırakılan benlikte savunma zayıflar; dışarıdan gelen ‘yeter durdun’ sesi, sıkıntıda oyalanmaktan bedensel sınırın ötesine yönelen sert bir öğüt verir.
- 5
Kırılaydı şu dünyâda dahi kalmayu
Dediler ki periye sen Ömer’den geç
1‘Kırılaydı şu dünyâda dahi kalmayu ben engel’ dizesindeki ‘ben engel’ bağı kapalıdır;
2‘Ey melek yüzlü peri, sen Ömer’den geç’ dediler.
İlk dizede kırılma dileği ile ‘ben engel’ yüzeyi yan yana gelir; fakat engelin kime ait olduğu veya kimin engel sayıldığı basılı tanıkta kesin değildir. İkinci dize daha açıktır: Başkaları melek yüzlü sevgiliye Ömer’den vazgeçmesini söyler; yorum kapalı ilk dizeyi ‘önümdeki engel’ diye sahiplenmez.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.166 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n166-3A269CE0D0C6. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.166, PDF 183; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gönül dost evine varmaÂşık Ömer · Şiir→
Dünya bir meclis gibi sürekli gelen ve gidenlerle doludur; gönülden gidene tutunmaması istenir. Huten miski erişilmez sevgilinin güzel kokulu değerini taşır, fakat kavuşma mümkün değilse bu çekici imgeden bile vazgeçmek gerekir.