Görmedik Ol Nigeh-i Vahşîde Taraf-ı Ülfet
Yaban bakışlı sevgilide yakınlığa yöneliş bulamayan gazel; soğuk rakip, pazarda değersizleşen âşık, şarap ve kadeh imgelerini ülfet kelimesinin çevresinde birleştirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Görmedik ol nigeh-i vahşîde taraf-ı ülfet
Açmadı râz-ı dehânı bize harf-i ülfet
1O yaban bakışta yakınlığa yöneliş görmedik;
2yakınlık sözü, ağzın sırrını bize açmadı.
- 2
-ı rakîbe olup ol büt me’lûf
Beni efsürde dimâğ itdi o berf-i ülfet
1O put gibi güzel, rakibin soğuk tavırlarına alışınca
2yakınlığın karı zihnimi dondurdu.
Rakibin soğuk tavırlarına alışmak, sevgiliyi de o soğuğa taşır. Beyit ‘serd’ ile başlayıp ‘berf’e, yani kara varır: yakınlık burada ısıtan değil donduran bir maddedir. Donan yer de yürek değil ‘dimâğ’; ilgisizlik önce düşünmeyi durdurur.
- 3
virse ider bir pula ‘uşşâkı fürûht
İtme her şâhid-i bâzâra da sarf-ı ülfet
1Âşıklar can sermayesini verse bile onları bir pula satar;
2sen de her pazar güzeline yakınlığını harcama.
Beyit baştan sona alışveriş diliyle kurulur: can bir nakit, âşık bir mal, karşılığı bir puldur. Bu değersizleşmeye verilen öğüt de aynı dildendir — ülfet ‘sarf’ edilecek bir para gibi düşünülür ve her pazar güzeline harcanmaması istenir.
- 4
İtdi la‘l-i leb-i cânân-ile ülfet
Eyleyüp sâgar-ı pür-bâdeyi
1Şarap, sevgilinin yakut dudağıyla yakınlık kurdu;
2dolu kadehi yakınlığın kabı yaptı.
Âşığın kuramadığı yakınlığı şarap kurar; dudakla buluşan o olur. Kadeh de bu ilişkinin ‘zarf’ı, yani kabı sayılır. Beyit kıskançlığı doğrudan söylemez, yerini bir eşyaya bırakır: yakınlık mümkündür, ama başkasına — hatta bir içkiye — nasip olmuştur.
- 5
Ol perî Râsim ile eylemedi
Görmedik ol nigeh-i vahşîde taraf-ı ülfet
1O peri Râsim'le dostluk kurmadı;
2o yaban bakışta yakınlığa yöneliş görmedik.
Makta ilk dizeyi aynen geri getirir; gazel kendi başlangıcına kapanır ve arada söylenenlerin hiçbir şeyi değiştirmediğini biçimiyle gösterir. ‘Ünsiyyet’ sözcüğü ülfetin eş anlamlısı olarak son kez denenir, o da olumsuzla karşılanır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g5-pdf190-191. Ana açık edisyon G5'i basılı s.177–178/PDF 190–191'de 5 beyit, basılı ölçü satırı ve G6/PDF 191 sınırıyla verir. Beyit 4 ana gövdede “zarf-ı ülfet”, İ tanığında “taraf-ı ülfet” okur; ana gövdenin zarf okuması korunmuştur. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Görsem ol gonçe-femi ey verd-i handânım disemEğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel→
Gazel bir olumsuzlamayla açılır ve bakışı ‘vahşî’, yani ehlileşmemiş sayar. İkinci dize aynı yokluğu ağız tarafından tekrarlar: ülfet sözcüğü söylense bile ağzın sırrını açmaz. Görme ile konuşma, iki ayrı yoldan aynı kapalılığa çıkar.