Gözlerüñ fitnede ebrû ile enbāz mı ki
Selîmî mahlasıyla kayıtlı murabba, her bentte sevgilinin davranışlarını şive, eziyet ve naz arasında sorgulayan aynı dizeye döner. Köksal'ın A kümesinde Yavuz Sultan Selim'e kesin olarak bağlanan şiir, gönlün avlanmasından yüzün yeniden gizlenmesine uzanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gözlerüñ fitnede ebrû ile mı ki
Dil aṣılmaġa iver zülfüñe mı ki
Bize ḳahr eyledügüñ luṭfuña āġāz mı ki
Neyi ki şīve mi ki cevr mi ki nāz mı ki
1Gözlerin fitne çıkarmada kaşlarınla ortak mı?
2Gönül zülfüne asılmaya can atıyor; cambaz mı?
3Bize kahretmen lütfunun başlangıcı mı?
4Bu nedir: işve mi, eziyet mi, naz mı?
- 2
Dili ṣayd itmede ʿālem bilür üstādlıġuñ
Key ṣaḳın ʿāleme yayılmaġa bī-dādlıġuñ
Bilmezem sırrı nedür bilmiş iken yādlıġuñ
Neyi ki şīve mi ki cevr mi ki nāz mı ki
1Gönül avlamadaki ustalığını herkes bilir.
2Zulmettiğinin dünyaya yayılmasından çok sakın.
3Bizi tanımışken yabancı davranmanın sırrı nedir, bilmem.
4Bu nedir: işve mi, eziyet mi, naz mı?
İkinci bent sevgilinin gönül avlamadaki ustalığını teslim ederken zulmün ününden söz eder. Bilinen ustalık ile sonradan takınılan yabancılık karşı karşıyadır; nakarat bu değişimi tek bir nedene indirmek yerine üç ihtimal arasında tutar.
- 3
Dil nedür nesne mi var ʿaşḳ odına yaḳmaduġuñ
ʿAşḳ zencīrine mi ḳoduñ taḳmaduġuñ
Bizi görüp yüzüñi döndürüben baḳmaduġuñ
Neyi ki şīve mi ki cevr mi ki nāz mı ki
1Gönül ne ki; aşk ateşinde yakmadığın bir şey var mı?
2Aşk zincirine koyup bağlamadığın bir boyun kaldı mı?
3Bizi görüp yüzünü çevirerek bakmaman nedir?
4Bu nedir: işve mi, eziyet mi, naz mı?
Üçüncü bent sevgilinin yakmadığı hiçbir şey, aşk zincirine bağlamadığı hiçbir boyun kalıp kalmadığını sorar. Gönül de bu geniş kapsam içinde küçülür; ateş, zincir ve çevrilen yüz yakma, bağlama ve reddetme hareketlerini art arda getirir.
- 4
Ḳaṣd ider gözüñ ḫançer ile cānumuza
Bī-güneh girme bizüm pādişehüm ḳanumuza
Bizden idüben gelmedügüñ yanumuza
Neyi ki şīve mi ki cevr mi ki nāz mı ki
1Kana susamış gözün hançerle canımıza kasteder.
2Ey padişahım, günahsız yere kanımıza girme.
3Bizden yüz çevirip yanımıza gelmemen nedir?
4Bu nedir: işve mi, eziyet mi, naz mı?
Dördüncü bent bakışı hançere dönüştürür ve sevgiliye padişahım diye seslenir. Bu hitap yalnız övgü değildir: günahsız kan dökmeme sorumluluğunu da hatırlatır; yanına gelmeyiş, bedensel yaralanmayla aynı suç zincirine yerleştirilir.
- 5
Bu Selīmī ḳuluña cevri revān eyledügüñ
Bunca ṣıdḳuñ reh-i ʿışḳuñda yalan eyledügüñ
Yüzüñi gösterüben yine eyledügüñ
Neyi ki şīve mi ki cevr mi ki nāz mı ki
1Bu Selîmî kuluna eziyeti uygun görmen,
2Aşk yolundaki bunca bağlılığını yalana çıkarman,
3Yüzünü gösterip sonra yine gizlemen nedir?
4Bu nedir: işve mi, eziyet mi, naz mı?
Son bent Selîmî mahlasını kul sözüyle birlikte getirir. Cevrin uygun görülmesi, sadakatin yalana çıkarılması ve yüzün yeniden gizlenmesi üç ayrı kayıp olarak sıralanır; nakarat bunların naz mı yoksa zulüm mü olduğunu karara bağlamaz.
Metnin kaynağı
Köksal 2019'un A kümesi, mecmua kayıtları ve şiirdeki Selîmî/Selim Şah işaretleri temelinde bu manzumeyi Yavuz Sultan Selim'e kesin olarak bağlar.
Atıf kanıtını aç ↗M. Fatih Köksal, “Yavuz Sultan Selîm'in Türkçe Şiirleri”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 40 (2019); koksal2019-A3; kaynak(lar): Ali Emîrî, Cevâhirü'l-mülûk, s. 300-302; M. Hüsrev Subaşı (1982), s. 110-111 (Subaşı'nın gösterdiği yazmalar: Topkapı Sarayı Hazine 1067, Mecmû'a-i Eş'âr ve Nezâ'ir; Süleymaniye Kütüphanesi, Zühtü Bey 607). Yavuz Sultan Selim'in Türkçe şiir söylediği çağdaşı Sehî Beg ve Latîfî tarafından reddedilir; Türkçe manzumelerin ona aidiyeti mecmua kayıtları temelinde Köksal'ın 2019 neşrinde kurulmuştur. Torunu II. Selim de Selîmî mahlasını kullandığından neşir aidiyeti kesinleşmeyen manzumeleri ayırır; bu şiir kesin A kümesindedir. Makale metni dergi politikasında CC BY-NC 4.0 olarak sunulur; ticari canlı kullanım ayrı izin olmadan yapılmamalıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk bent sevgilinin kaşıyla gözünü suç ortakları gibi gösterir. Zülfe asılmak ile cambazlık arasındaki söz oyunu gönlün tehlikeyi isteyerek seçtiğini anlatır; son soru, kahır ile lütuf arasındaki sınırı bilerek açık bırakır.