Ahmed’in Yüzünü Günde Bir Kez Seyret
Gönle Ahmed’in yüzünü her gün seyretmesini öğütleyen şiir, tenhalık arzusunu rakip kalabalığıyla karşılaştırır; sevgiliyi güzellik ülkesinin hükümdarı sayar ve onun eşsizliğini inkârı ağır bir hükme bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Günde bir kez ey gönül seyret yüzün var Ahmed’in
Gör niçe kılmış Hudâ hüsnün Ahmed’in
1Ey gönül, Ahmed’in yüzünü günde bir kez seyret.
2Tanrı’nın Ahmed’in güzelliğini nasıl ışıkla doldurduğunu gör.
- 2
Fursatı tenhâ düşerse gafil olma sen sen ol
Em lebin ince belin muhkem tutup sar Ahmed’in
1Onu yalnız bulma fırsatı çıkarsa sakın dalgın olma.
2Basılı “Em lebin” sözü açık değildir; ince belini sıkıca tutup Ahmed’e sarıl.
Tenha bulma fırsatı uyanıklık gerektirir; yakınlık kısa ve kaçırılabilir bir andır. Kaynaktaki “Em lebin” yüzeyi açık olmadığından dudak hakkında anlam uydurulmaz, fakat ince bele sarılma çağrısı nettir.
- 3
Arzeder gülşende ol meh lâle haddin güllere
Dahi bir güldür nâz eder bülbüllere
1O ay yüzlü, gül bahçesinde lale yanağını güllere gösterir.
2O, bülbüllere naz eden yeni yetişmiş bir güldür.
Ahmed ay yüzünü ve lale yanağını gül bahçesindeki çiçeklere gösterir. Yeni yetişmiş gülün bülbüllere naz etmesi, sevgilinin güzelliğini sergilerken âşıklarını bekletmesini doğa sahnesine taşır.
- 4
Korkarım baştan çıkarup yüz verir sünbüllere
Korkum oldur dâmenine dest sunar han Ahmed’in
1Korkarım baştan çıkıp sümbüllere yüz verir.
2Korkum, Ahmed’in eteğine hanın el uzatmasıdır.
Sümbüllere yüz verme korkusu saç ve çiçek çevresinde kıskançlık kurar. Hanın eteğe el uzatması ihtimali ise rakibi sıradan kişiden güçlü bir talibe büyütür; âşık hem güzellikten hem iktidardan kaygılanır.
- 5
Gamzesinde fitne vardır ol kada kâmil değil
Dîde-i bîgâneye ruhsat verir âkıl değil
1Bakışında fitne vardır; o kadar da olgun değildir.
2Yabancı gözlere izin verir; akıllıca davranmaz.
Gamzede fitne vardır ve sevgili yeterince olgun davranmaz; yabancı bakışlara izin vermesi akılsızlık sayılır. Övgünün ortasında gelen bu eleştiri, Ahmed’in güzelliğiyle davranışını birbirinden ayırır.
- 6
Arzıhal sunmağa tenhâ bulmağa kabil değil
Bekleşür itler gibi ağyâr bin var Ahmed’ini
1Dilekçe sunmak için onu yalnız bulmak mümkün değildir.
2Bin rakip, Ahmed’i köpekler gibi bekler.
Arzuhâl sunmak için tenhalık bulunamaz, çünkü bin rakip köpekler gibi bekler. Kalabalık yalnız kavuşmayı engellemez; âşığın sözünü sevgiliye ulaştıracak özel ve güvenli anı da ortadan kaldırır.
- 7
etmiş melâhat mülküne anı Hudâ
Niçeler müştak yolunda kılmağa serler fedâ
1Tanrı onu güzellik ülkesine hükümdar yapmış.
2Niceleri yolunda başlarını vermeye isteklidir.
Tanrı Ahmed’i güzellik ülkesinin hükümdarı yapmış, birçok kişi de yolunda baş vermeye hazırdır. Siyasal hükümranlık imgesi, güzelliğin toplu itaati ve fedakârlığı yöneten gücünü anlatır.
- 8
Âsitânında olaydım ben de bir
Vech-i pâkin seyredeydim bâri her bâr Ahmed’in
1Keşke eşiğinde ben de değersiz bir dilenci olsaydım.
2Hiç değilse Ahmed’in temiz yüzünü her zaman seyretseydim.
Şair sevgilinin eşiğinde en değersiz dilenci olmaya razıdır. İstenen ödül makam ya da karşılıklı sevgi değil, temiz yüzü sürekli seyredebilme imkânıdır; kulluk görme ayrıcalığıyla yeterli olur.
- 9
Dimez Âşık Ömer’in şimdengeru efgânı hiç
Niçe âşıktır derûnî sevmeyeler anı hiç
1Bundan sonra Âşık Ömer’in feryadı hiç dinmez.
2Onu içten sevmeyen nice sözde âşık vardır.
Mahlas beyti feryadın bundan sonra dinmeyeceğini söyler ve içten sevmeyen sözde âşıkları ayırır. Gerçek aşkın ölçüsü söz değil derinden bağlılık ve kesintisiz acıdır.
- 10
Dilrübâlar arasında var mıdır akrânı hiç
Kâfir olur eyleyen hakkını inkâr Ahmed’in
1Gönül çelenler arasında onun bir eşi var mıdır?
2Ahmed’in hakkını inkâr eden nankör olur.
Ahmed’in gönül çelenler arasında eşi olup olmadığı retorik soruyla reddedilir. Son dizedeki ağır hüküm, onun hakkını inkâr etmeyi nankörlük ve hakikati örtme sayarak övgüyü tartışılmaz sonuca bağlar.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 17. dize “Dimez Âşık Ömer’in şimdengeru efgânı hiç”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 461 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Günde bir kez lûtfuna hamdeylerim Ma’bûd’umunÂşık Ömer · Şiir→
Gönle verilen günlük seyir öğüdü, Ahmed’in yüzünü manevi ve duygusal ihtiyaç hâline getirir. Güzelliğin Tanrı tarafından ışıkla doldurulması, bakışı sıradan beğeniden yaratılış mucizesini görmeye yükseltir.