DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ahmed’in Yüzünü Günde Bir Kez Seyret
Şiir · 17. yüzyıl

Ahmed’in Yüzünü Günde Bir Kez Seyret

Gönle Ahmed’in yüzünü her gün seyretmesini öğütleyen şiir, tenhalık arzusunu rakip kalabalığıyla karşılaştırır; sevgiliyi güzellik ülkesinin hükümdarı sayar ve onun eşsizliğini inkârı ağır bir hükme bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Günde bir kez ey gönül seyret yüzün var Ahmed’in

    Gör niçe kılmış Hudâ hüsnün Ahmed’in

    1Ey gönül, Ahmed’in yüzünü günde bir kez seyret.

    2Tanrı’nın Ahmed’in güzelliğini nasıl ışıkla doldurduğunu gör.

    Gönle verilen günlük seyir öğüdü, Ahmed’in yüzünü manevi ve duygusal ihtiyaç hâline getirir. Güzelliğin Tanrı tarafından ışıkla doldurulması, bakışı sıradan beğeniden yaratılış mucizesini görmeye yükseltir.

  2. 2

    Fursatı tenhâ düşerse gafil olma sen sen ol

    Em lebin ince belin muhkem tutup sar Ahmed’in

    1Onu yalnız bulma fırsatı çıkarsa sakın dalgın olma.

    2Basılı “Em lebin” sözü açık değildir; ince belini sıkıca tutup Ahmed’e sarıl.

    Tenha bulma fırsatı uyanıklık gerektirir; yakınlık kısa ve kaçırılabilir bir andır. Kaynaktaki “Em lebin” yüzeyi açık olmadığından dudak hakkında anlam uydurulmaz, fakat ince bele sarılma çağrısı nettir.

  3. 3

    Arzeder gülşende ol meh lâle haddin güllere

    Dahi bir güldür nâz eder bülbüllere

    1O ay yüzlü, gül bahçesinde lale yanağını güllere gösterir.

    2O, bülbüllere naz eden yeni yetişmiş bir güldür.

    Ahmed ay yüzünü ve lale yanağını gül bahçesindeki çiçeklere gösterir. Yeni yetişmiş gülün bülbüllere naz etmesi, sevgilinin güzelliğini sergilerken âşıklarını bekletmesini doğa sahnesine taşır.

  4. 4

    Korkarım baştan çıkarup yüz verir sünbüllere

    Korkum oldur dâmenine dest sunar han Ahmed’in

    1Korkarım baştan çıkıp sümbüllere yüz verir.

    2Korkum, Ahmed’in eteğine hanın el uzatmasıdır.

    Sümbüllere yüz verme korkusu saç ve çiçek çevresinde kıskançlık kurar. Hanın eteğe el uzatması ihtimali ise rakibi sıradan kişiden güçlü bir talibe büyütür; âşık hem güzellikten hem iktidardan kaygılanır.

  5. 5

    Gamzesinde fitne vardır ol kada kâmil değil

    Dîde-i bîgâneye ruhsat verir âkıl değil

    1Bakışında fitne vardır; o kadar da olgun değildir.

    2Yabancı gözlere izin verir; akıllıca davranmaz.

    Gamzede fitne vardır ve sevgili yeterince olgun davranmaz; yabancı bakışlara izin vermesi akılsızlık sayılır. Övgünün ortasında gelen bu eleştiri, Ahmed’in güzelliğiyle davranışını birbirinden ayırır.

  6. 6

    Arzıhal sunmağa tenhâ bulmağa kabil değil

    Bekleşür itler gibi ağyâr bin var Ahmed’ini

    1Dilekçe sunmak için onu yalnız bulmak mümkün değildir.

    2Bin rakip, Ahmed’i köpekler gibi bekler.

    Arzuhâl sunmak için tenhalık bulunamaz, çünkü bin rakip köpekler gibi bekler. Kalabalık yalnız kavuşmayı engellemez; âşığın sözünü sevgiliye ulaştıracak özel ve güvenli anı da ortadan kaldırır.

  7. 7

    etmiş melâhat mülküne anı Hudâ

    Niçeler müştak yolunda kılmağa serler fedâ

    1Tanrı onu güzellik ülkesine hükümdar yapmış.

    2Niceleri yolunda başlarını vermeye isteklidir.

    Tanrı Ahmed’i güzellik ülkesinin hükümdarı yapmış, birçok kişi de yolunda baş vermeye hazırdır. Siyasal hükümranlık imgesi, güzelliğin toplu itaati ve fedakârlığı yöneten gücünü anlatır.

  8. 8

    Âsitânında olaydım ben de bir

    Vech-i pâkin seyredeydim bâri her bâr Ahmed’in

    1Keşke eşiğinde ben de değersiz bir dilenci olsaydım.

    2Hiç değilse Ahmed’in temiz yüzünü her zaman seyretseydim.

    Şair sevgilinin eşiğinde en değersiz dilenci olmaya razıdır. İstenen ödül makam ya da karşılıklı sevgi değil, temiz yüzü sürekli seyredebilme imkânıdır; kulluk görme ayrıcalığıyla yeterli olur.

  9. 9

    Dimez Âşık Ömer’in şimdengeru efgânı hiç

    Niçe âşıktır derûnî sevmeyeler anı hiç

    1Bundan sonra Âşık Ömer’in feryadı hiç dinmez.

    2Onu içten sevmeyen nice sözde âşık vardır.

    Mahlas beyti feryadın bundan sonra dinmeyeceğini söyler ve içten sevmeyen sözde âşıkları ayırır. Gerçek aşkın ölçüsü söz değil derinden bağlılık ve kesintisiz acıdır.

  10. 10

    Dilrübâlar arasında var mıdır akrânı hiç

    Kâfir olur eyleyen hakkını inkâr Ahmed’in

    1Gönül çelenler arasında onun bir eşi var mıdır?

    2Ahmed’in hakkını inkâr eden nankör olur.

    Ahmed’in gönül çelenler arasında eşi olup olmadığı retorik soruyla reddedilir. Son dizedeki ağır hüküm, onun hakkını inkâr etmeyi nankörlük ve hakikati örtme sayarak övgüyü tartışılmaz sonuca bağlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 17. dize “Dimez Âşık Ömer’in şimdengeru efgânı hiç”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 461 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHer gün Tanrı’mın lütfuna hamdederim
Günde bir kez lûtfuna hamdeylerim Ma’bûd’umun
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

pür envâr

Işıklarla dolu.

nevreste

Yeni yetişmiş.

dîde-i bîgâne

Yabancının gözü.

kemter gedâ

Değersiz, aşağı konumdaki dilenci.

akrân

Eşler, benzerler.

şehriyâr

Hükümdar.