DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Pir Sultan Abdal/Güzel âşık cevrimizi
Nefes · 16. yüzyıl

Güzel âşık cevrimizi

Dervişlik yolunu bir lokma, bir gömlek ve bir katar üzerinden sınav olarak kuran; her dörtlüğü ‘demedim mi’ sorusuyla kapatan beş dörtlüklük nefes.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Güzel âşık cevrimizi

    Çekemezsin demedim mi

    Bu bir lokmasıdır

    Yiyemezsin demedim mi

    1Ey güzel âşık, bizim çektirdiğimize

    2dayanamazsın demedim mi?

    3Bu yol, itirazsız kabul gerektiren bir lokmadır;

    4onu yiyemezsin demedim mi?

    Yol bir yemek gibi önümüze konuyor; ‘rıza lokması’ sözü yemenin şartını itirazsız kabule bağlıyor. Şair daha ilk dörtlükte davet etmiyor, uyarıyor: iştah yeterli değil.

  2. 2

    Yemeyenler kalır

    Gözlerinden kanlar saçar

    Bu bir demdir gelir geçer

    Duyamazsın demedim mi

    1O lokmayı yemeyenler çaresiz kalır.

    2Gözlerinden kanlı yaşlar dökülür.

    3Bu hâl gelip geçen bir andır;

    4onu duyup anlayamazsın demedim mi?

    Reddetmenin cezası dışarıdan gelmiyor; yemeyen kendi çaresizliğiyle kalıyor. ‘Dem’ ise beklemeye gelmiyor: gelip geçen bir anda duymayan ikinci bir fırsat bulamıyor.

  3. 3

    Bu bir dilektir

    Bilene büyük devlettir

    Yensiz yakasız gömlektir

    Giyemezsin demedim mi

    1Bu iç bilgi, istemekle başlayan bir yoldur.

    2Değerini bilen için büyük bir zenginliktir.

    3Ama kolu ve yakası olmayan bir gömlek gibidir;

    4onu giyemezsin demedim mi?

    ‘Yensiz yakasız gömlek’ tutamağı olmayan bir giysiyi çağırıyor; kefen de böyle biçilir. Marifet burada bir mülk değil, kavranacak yeri olmadığı için sahip olunamayan bir şey.

  4. 4

    Âşıklar olur

    Hak katında kutlu olur

    Muhabbet baldan tatlı olur

    Doyamazsın demedim mi

    1Âşıklar dünya düzeninin dışına düşer, yıkık kalır.

    2Hak katında ise kutlu sayılır.

    3Sevgi baldan tatlıdır;

    4ona doyamazsın demedim mi?

    Harap olmak ile kutlu olmak iki dize arasında peş peşe geliyor: âşığın dünyadaki itibarı ile Hak katındaki değeri ters yönde işliyor. Doymamak da bir müjde değil, hiç bitmeyen bir açlık.

  5. 5

    Pir Sultan Abdal şahımız

    Hak’ka ulaşır yolumuz

    On iki imam katarımız

    Uyamazsın demedim mi

    1Pir Sultan Abdal der: Şahımız bellidir,

    2yolumuz Hakk’a varır.

    3Kervanımız on iki imamın kervanıdır;

    4o kervana ayak uyduramazsın demedim mi?

    Mahlas dörtlüğü şiiri imzayla değil kadroyla kapatıyor. ‘Katar’ sözü yolu tek kişilik olmaktan çıkarıp sıraya sokuyor; uymak, kendi adımını bırakmayı göze almak demek.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 165691 numaralı sürüm iki basılı tanığı yan yana verir; buradaki metin Halk Edebiyatı Antolojisi’nin 226. sayfasındaki beş dörtlüklü nüshadır. Sadeddin Nüzhet Ergun’un Bektaşî Şairleri ve Nefesleri neşri (s. 168–169) ‘çevrimizi’, ‘dervişlik’ ve ‘kara bahtlı’ okuyuşlarıyla ayrılır ve şiiri semâî tarzındaki nefesler arasına koyar. Mahlas dizesindeki büyük harf dizgisi normale çevrildi; kaynakta noktalama yok, eklenmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKul olayım kalem tutan ellerePir Sultan Abdal · Deyiş

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

cevr

Eziyet, sıkıntı; sevgilinin âşığa çektirdiği

rıza

Olanı itirazsız kabul etme; Alevî-Bektaşî yolunun temel şartı

naçar

Çaresiz, elinden bir şey gelmeyen

dem

An, vakit; Alevî geleneğinde cem sırasındaki hâl

marifet

Tasavvufta okumakla değil yaşayarak edinilen iç bilgi

devlet

Talih, saadet; burada manevi zenginlik

harabat

Yıkık, viran; dünya ölçüsüne göre değersiz sayılan hâl

katar

Sıra hâlinde giden kervan; burada on iki imamın izinden gidenlerin dizisi