Güzel âşık cevrimizi
Dervişlik yolunu bir lokma, bir gömlek ve bir katar üzerinden sınav olarak kuran; her dörtlüğü ‘demedim mi’ sorusuyla kapatan beş dörtlüklük nefes.
- 1
Güzel âşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Günümüz Türkçesi +
1Ey güzel âşık, bizim çektirdiğimize
2dayanamazsın demedim mi?
3Bu yol, itirazsız kabul gerektiren bir lokmadır;
4onu yiyemezsin demedim mi?
- 2
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi
Günümüz Türkçesi +
1O lokmayı yemeyenler çaresiz kalır.
2Gözlerinden kanlı yaşlar dökülür.
3Bu hâl gelip geçen bir andır;
4onu duyup anlayamazsın demedim mi?
Dörtlük yorumu +
Reddetmenin cezası dışarıdan gelmiyor; yemeyen kendi çaresizliğiyle kalıyor. ‘Dem’ ise beklemeye gelmiyor: gelip geçen bir anda duymayan ikinci bir fırsat bulamıyor.
- 3
Bu marifet bir dilektir
Bilene büyük devlettir
Yensiz yakasız gömlektir
Giyemezsin demedim mi
Günümüz Türkçesi +
1Bu iç bilgi, istemekle başlayan bir yoldur.
2Değerini bilen için büyük bir zenginliktir.
3Ama kolu ve yakası olmayan bir gömlek gibidir;
4onu giyemezsin demedim mi?
Dörtlük yorumu +
‘Yensiz yakasız gömlek’ tutamağı olmayan bir giysiyi çağırıyor; kefen de böyle biçilir. Marifet burada bir mülk değil, kavranacak yeri olmadığı için sahip olunamayan bir şey.
- 4
Âşıklar harabat olur
Hak katında kutlu olur
Muhabbet baldan tatlı olur
Doyamazsın demedim mi
Günümüz Türkçesi +
1Âşıklar dünya düzeninin dışına düşer, yıkık kalır.
2Hak katında ise kutlu sayılır.
3Sevgi baldan tatlıdır;
4ona doyamazsın demedim mi?
Dörtlük yorumu +
Harap olmak ile kutlu olmak iki dize arasında peş peşe geliyor: âşığın dünyadaki itibarı ile Hak katındaki değeri ters yönde işliyor. Doymamak da bir müjde değil, hiç bitmeyen bir açlık.
- 5
Pir Sultan Abdal şahımız
Hak’ka ulaşır yolumuz
On iki imam katarımız
Uyamazsın demedim mi
Günümüz Türkçesi +
1Pir Sultan Abdal der: Şahımız bellidir,
2yolumuz Hakk’a varır.
3Kervanımız on iki imamın kervanıdır;
4o kervana ayak uyduramazsın demedim mi?
Dörtlük yorumu +
Mahlas dörtlüğü şiiri imzayla değil kadroyla kapatıyor. ‘Katar’ sözü yolu tek kişilik olmaktan çıkarıp sıraya sokuyor; uymak, kendi adımını bırakmayı göze almak demek.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 165691 numaralı sürüm iki basılı tanığı yan yana verir; buradaki metin Halk Edebiyatı Antolojisi’nin 226. sayfasındaki beş dörtlüklü nüshadır. Sadeddin Nüzhet Ergun’un Bektaşî Şairleri ve Nefesleri neşri (s. 168–169) ‘çevrimizi’, ‘dervişlik’ ve ‘kara bahtlı’ okuyuşlarıyla ayrılır ve şiiri semâî tarzındaki nefesler arasına koyar. Mahlas dizesindeki büyük harf dizgisi normale çevrildi; kaynakta noktalama yok, eklenmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük yorumu +
Yol bir yemek gibi önümüze konuyor; ‘rıza lokması’ sözü yemenin şartını itirazsız kabule bağlıyor. Şair daha ilk dörtlükte davet etmiyor, uyarıyor: iştah yeterli değil.