Tanrı nasip etse sevgiliyle sarmaş dolaş olsam
Şair şeker dudaklı sevgiliyle sarmaş dolaş olmayı ölümden önceki en büyük dilek sayar. Güzellerin rakiplere meyli diken-gonca ve hazine-yılan ilişkileriyle açıklanır; sadık âşık siteme, pervane de ateşe razıdır. Son beyitlerde aşk acısı ahlaki öğüde döner: Ömer, geçen ömrünü fark edip bundan sonra Tanrı’ya yaraşır iyi işlerle iç içe olmaya çağrılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hak kılsa olsam yâr ile sarmaş dolaş
Ol lebi sükker şîrin gütfâr ile sarmaş dolaş
1Tanrı nasip etse sevgiliyle sarmaş dolaş olsam.
2O şeker dudaklının tatlı sözüyle sarmaş dolaş olsam.
- 2
Gam yemezdim öldüğüme bu fenâ dünyâda ben
Ölmeden olsam ile sarmaş dolaş
1Bu geçici dünyada öldüğüme üzülmezdim,
2Ölmeden önce o ağız ve yanakla sarmaş dolaş olsaydım.
Ölümün kaçınılmazlığı değil, sevgilinin ağzı ve yanağına kavuşmadan gelmesi üzüntü sebebidir. Bir kez sarılmak gerçekleşse fani dünyadan ayrılık gam sayılmayacak; vuslat ömrün bütün hesabını kapatacaktır.
- 3
Ekseriyyâ dilrübâlar meyli ağyâr üstüne
Vâki’ olmuş vird-i gonce ol sebeb hâr üstüne
1Gönül alan güzellerin çoğu rakiplere yönelir.
2Bu yüzden goncanın sürekli sözü diken üzerine düşmüştür.
Güzellerin rakiplere meyletmesi, goncanın dilinden düşmeyen sözün diken üzerine olmasına benzetilir. Diken çiçeğin doğal çevresi olduğu için rakip de güzelliğin yazgısına yerleşmiş kaçınılmaz bir komşu hâline gelir.
- 4
giysû düşmüş genc-i ruhsâr üstüne
Dâimâ mu’tâdı gencin mâr ile sarmaş dolaş
1Yedi başlı yılan gibi saç, yanak hazinesinin üstüne düşmüş.
2Hazinenin değişmez alışkanlığı yılanla sarmaş dolaş olmaktır.
Yanağın parlaklığı hazine, üstüne dökülen kıvrımlı saç yedi başlı yılandır. Hazinelerin yılanla korunduğu inancı, sevgiliye erişimi engelleyen saçı hem süs hem korkutucu bekçi olarak anlamlandırır.
- 5
Çeke gelmiş râh-ı yârda âşık-ı sâdık sitem
Serini fedâ etmekte hem
1Sadık âşık sevgili yolunda öteden beri sitem çeker.
2Sevgi meclisinde başını feda etmeye de hazırdır.
Sadık âşık yolda sitem çekmeyi aşkın eski kuralı kabul eder; hatta sevgi meclisinde başını vermeye hazırdır. Meclisin neşeli çağrışımı fedakârlıkla birleşerek hakiki katılımın ağır bedelini gösterir.
- 6
Şebde şevkına cevlân ederler dembedem
Pervâneler her dem olur nâr ile sarmaş dolaş
1Pervaneler gece boyunca mumun özlemiyle durmadan döner.
2Her an ateşle sarmaş dolaş olurlar.
Pervanelerin gece boyunca mum çevresinde dönmesi, özlemin hareketsiz bekleyiş olmadığını anlatır. Ateşle sarmaş dolaş olmak kavuşmanın aynı anda yanmak demek olduğunu, âşığın bu sonucu bilerek seçtiğini vurgular.
- 7
Mübtelâ-yı aşk olanlar hâlin anlar zârdan
Bülbülün feryâdı hardan âşıkın ağyârdan
1Aşka tutulanların hâlini, ağlayıp inleyen kişi anlar.
2Bülbülün feryadı dikenden, âşığınki rakipten doğar.
Aşk hâlini ancak kendisi de inleyen biri anlayabilir. Bülbülün dikenden, âşığın rakipten yakınması iki ayrı yarayı aynı yapıda buluşturur; her ikisi de sevdiği güzelliğe en yakın engelden acı çeker.
- 8
Goncayım ammâ garîbim derdimendim hârdan
And edüp şâm ü seherde zâr ile sarmaş dolaş
1‘Goncayım ama garibim, dertliyim dikenden’ der.
2Yemin edip akşam sabah feryatla sarmaş dolaş olur.
Goncanın kendi ağzından konuşması, zarif varlığın diken yüzünden garip ve dertli kalışını duyurur. Akşam sabah edilen yemin ve kesilmeyen feryat, aşk sıkıntısını günün tamamına yayılan bir sadakat ritmine dönüştürür.
- 9
Merd olan bu dehr-i fâni içre getürmez
Zârdan âzâdedir kalbine girmez hiç
1Yiğit kişi bu geçici dünyada tembellik göstermez.
2Acizlikten uzaktır, gönlüne hiçbir gevşeklik girmez.
Şiir burada aşk sahnesinden doğrudan ahlak alanına geçer: Yiğit kişi fanilik karşısında gevşemez. Acizlikten uzak durmak duygusuzluk değil, gönle tembellik sokmadan yapılması gereken işe yönelme gücüdür.
- 10
Geçti ömrün kılmadın sen Hak’ka lâyık bir amel
Ey Ömer şimdengeru hub kârile sarmaş dolaş
1Ömrün geçti, Tanrı’ya yaraşır bir iş yapmadın.
2Ey Ömer, bundan sonra güzel işlerle sarmaş dolaş ol.
Ömer’in geçmiş ömrü Tanrı’ya yaraşır amel bakımından sorgulanır; vuslat özlemi tek başına yeterli görülmez. Nakarattaki ‘sarmaş dolaş’ son kez dönüştürülerek bedensel kavuşmanın yerine iyi işlerle sürekli beraberlik konur.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 20. dize “Ey Ömer şimdengeru hub kârile sarmaş dolaş”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 572 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Kavuşma dileği önce sevgilinin bedeniyle değil tatlı sözüyle sarılmayı ister. Şeker dudak ile şirin konuşma bir araya gelince Ömer’in özlediği yakınlık, dokunuş kadar işitmeye ve karşılıklı sohbete dayanır.