Hâlim Arzeylesem Gül Yüzlü Yâra
Âşık Ömer gül yüzlü, şeker dudaklı ve sarhoş gözlü sevgiliye hâlini anlatıp selam göndermek ister. Göz karası onu ele geçirir, rakipler araya girer; şair merhamet ister ve hasretin kıyamete kadar sürüp sürmeyeceğini sorar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hâlim gül yüzlü yâra
artmakta âh ü figanım
1Hâlimi gül yüzlü sevgiliye anlatsam,
2ahım ve feryadım günden güne artıyor.
- 2
selâmım alır mı bilmem
Mevlâ’m ana insaf verir mi bilmem
1Lütfedip selamımı alır mı, bilmem;
2Mevla ona insaf verir mi, bilmem.
Selamın alınması en küçük karşılık ölçüsüdür, fakat bu bile kesin değildir. İnsaf doğrudan sevgiliden değil Allah’ın vereceği bir özellik olarak istenir; umut ilahî müdahaleye bağlanır.
- 3
Selâm olsun ol gül yüzlü yârıma
Azmedüp bir sînem üstüne
1O gül yüzlü sevgilime selam olsun;
2kararlılıkla bir etek göğsümün üstüne [yüzey kapalı].
İlk dize açık ve temiz bir selam gönderir. İkinci dizedeki “azmedip bir dâmen” yapısı eylemi tamamlamadığından örtü, sarılma veya yolculuk gibi bir olay eklenmez.
- 4
ol gözleri
Salınıp bin nazla gelir mi bilmem
1Şeker dudaklı, sarhoş gözlü sevgilime;
2bin nazla salınarak gelir mi, bilmem.
Dudak tat, göz sarhoşluk, yürüyüş naz üretir; sevgili üç duyusal özellikte belirir. Gelme ihtimali yine “bilmem”le askıda bırakılır ve beklenti kesin müjdeye çevrilmez.
- 5
Yârımın elinde aldır lâlesi
Rakiptir beyleri Hak’tan bulası
1Sevgilimin elinde kırmızı lale var;
2rakip olan beyler cezalarını Allah’tan bulsun.
Eldeki kırmızı lale güzellik ve kan çağrışımını taşır. Rakiplere beddua doğrudan şiddet istemek yerine hükmü Hakk’a bırakır; âşığın kıskançlığı dinî adalet diline yönelir.
- 6
Aldı beni gözlerinin karesi
Bana ettiklerin bulur mu bilmem
1Gözlerinin karası beni ele geçirdi;
2bana yaptıklarının karşılığını bulur mu, bilmem.
Göz karası âşığı alan etkin kuvvettir. İkinci dize hesabın görülüp görülmeyeceğini sorar; sevgili suçlanır ama cezası kesin ilan edilmez ve hüküm geleceğe bırakılır.
- 7
Der ki Âşık Ömer bilmezem noldum
Merhamet kıl bana işte ben öldüm
1Âşık Ömer der ki: Ne olduğumu bilmiyorum;
2bana merhamet et, işte öldüm.
Mahlasla birlikte benlik bilgisi çözülür; aşk kişiyi kendine yabancılaştırmıştır. Ölüm sözü merhamet çağrısını en yüksek aciliyet düzeyine çıkarır.
- 8
Yârın hasretinden sararıp soldum
Hasret kalır mı bilmem
1Sevgilinin hasretiyle sararıp soldum;
2bu hasret kıyamete kalır mı, bilmem.
Sararıp solmak âşığı canlı bir bitkiden kuruyan bedene dönüştürür. Hasretin kıyamete uzama ihtimali zaman ölçeğini aşırı büyütür; kavuşma bu dünyada gerçekleşmeyebilir.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 77; tarama s. 144–145; 8 birim/16 dize. Kayıt kaynakta “Hâlim arzeylesem gül yüzlü yâra” ile başlar, “Hasret kıyâmete kalır mı bilmem” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Eyledim ey perî feryâd elinden” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hasretle ciğerim eyledin pürhûnÂşık Ömer · Koşma→
Hâli arz etme düşüncesi henüz koşuldur; feryat ise fiilen büyümektedir. Gül yüzün neşesi ile artan ah karşılaşır ve sevgilinin cevabı beklenen temel mesele olur.