Haste-i derd-i ‘aşk-ı cânânem
Aşkı hastalık, ayrılığı belâ diye adlandıran gazel; sevgilinin mahmur gözü ve dağınık saçıyla âşığın hâlini eşler, mum gibi gülüp ağlayan sesi sabrın yırtılmasına ve vuslat sofrasına duyulan özleme taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Haste-i derd-i ‘aşk-ı cânânem
Mübtelâ-yı belâ-yı hicrânem
1Sevgilinin aşk derdine tutulmuş bir hastayım;
2ayrılık belâsına düşmüşüm.
- 2
Çeşm-i bîmârı gibi haste-dilem
Ser-i zülfi gibi perîşânem
1Onun mahmur gözü gibi gönlüm hastadır;
2saçının ucu gibi dağınığım.
Gönül sevgilinin mahmur gözü gibi hasta, âşık onun saç ucu gibi perişandır. Sevgilinin görünüşündeki cazip düzensizlik âşığın ruh hâline geçer. Gözün ‘hastalığı’ güzellik sıfatıyken gönülde gerçek acıya, saçın dağınıklığı ise öznenin iç parçalanmasına dönüşür.
- 3
subh olınca şevkumdan
Gâh handân u gâh giryânem
1Sabah olunca mum gibi, özlemimden
2bazen güler, bazen ağlarım.
Sabah olduğunda mum gibi özlem ateşiyle bazen güler, bazen ağlar. Mumun alevi gülümseyen ışığı, eriyen damlaları gözyaşını taşır; gece sonunda iki karşıt ifade aynı bedende bulunur. Modern okuma ‘subh olınca’yı sabaha kadar süren zaman diye değiştirmez.
- 4
N’ola sabrum yakası çâk olsa
Mest ü -ı câm-ı hicrânem
1Sabrımın yakası yırtılsa şaşılır mı?
2Ayrılık kadehiyle sarhoş ve kendimden geçmişim.
Sabrın yakasının yırtılması şaşırtıcı değildir; ayrılık kadehi âşığı sarhoş ve kendinden geçmiş bırakmıştır. Soyut sabır giyinen bedene dönüşüp giysisini parçalar. Hicran içkisi iradeyi zayıflatır; yakayı tutan düzen kaybolunca iç sıkıntı dış görünüşe çıkar.
- 5
Bunca cevr ü cefâ baña nice bir
Hây kâfir hele müselmânem
1Bunca eziyet ve cefa bana daha ne kadar sürecek?
2Ey acımasız sevgili, ben yine de Müslümanım.
Bunca eziyetin daha ne kadar süreceği sorulur; tarihsel söyleyiş içinde sevgili ‘kâfir’ diye acımasızlıkla suçlanırken âşık yine Müslüman olduğunu söyler. Bu karşıtlık güncel inanç grubuna ilişkin hüküm değil divan şiirindeki merhametsizlik mecazıdır; modern yorum onu bağlamla sınırlar.
- 6
Bâkıyâ hvân-ı vasla irmez isem
Gam tenûrında nice bir yanam
1Ey Bâkî, kavuşma sofrasına erişemezsem
2gam fırınında daha ne kadar yanayım?
Kavuşma sofrasına erişilemezse gam fırınında daha ne kadar yanılacağı sorulur. Ev ve mutfak imgeleri iki zıt ihtimali kurar: sofra beslenme ve yakınlık, fırın yakıcı mahrumiyettir. Makta hastalığı açlık ve ateşle yoğunlaştırıp sabrın tükenişini açık soruda bırakır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.4543efa5-2233-4958-a504-0b76689cc339:g330-pdf297. Açık lisanslı tez ekinde G.330, basılı 279/PDF 297, 6 beyit; şiir-numarası → vezin bağlantısı PDF 65–66'daki Tablo 2'de açık. Sabahattin Küçük neşri yalnız sınır ve kısa okuma farkları için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır. CC BY profil-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şair kendisini sevgilinin aşk derdine tutulmuş hasta ve ayrılık belasına düşmüş kişi diye tanımlar. İki kimlik cümlesi sebep ile durumu ayırır: hastalığın kaynağı aşk, onu ağırlaştıran şart hicrandır. Kısa dizeler teşhisi doğrudan ve kaçışsız biçimde kurar.