Kıldı âfâkı münevver tal‘at-ı rahşân-ı ‘îd
Bayramın parlak yüzü ufukları ve insanları süsler; sevgili tavus gibi salınır, gül dalları cennet bahçesini andırır ve âşığın beklediği bağış el öpme lütfunda toplanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kıldı âfâkı münevver tal‘at-ı rahşân-ı ‘îd
Halka dîbâlar geyürdi mâh-ı nûr-efşân-ı ‘îd
1Bayramın parlak yüzü ufukları aydınlattı;
2ışık saçan bayram ayı halka atlaslar giydirdi.
- 2
Câme-i ile tâvûs-ı zerrîn-bâldür
Dil-rübâ kim eyler ol reftâr ile cevlân-ı ‘îd
1Gönül çalan sevgili, atlas giysisiyle altın kanatlı bir tavustur;
2o yürüyüşle bayram gezintisine çıkar.
Atlas giyen sevgili altın kanatlı tavusa benzer ve gösterişli yürüyüşüyle bayram gezintisine çıkar. Kuş benzetmesi giysinin renk ve parlaklığını harekete bağlar; sevgili kalabalık içinde yalnız seyredilen değil kutlamayı canlandıran merkezdir.
- 3
Ayaguñ tozıyla vezn itmez birin ehl-i nazar
Toptolu Yûsuf-likâlarla bu gün mîzân-ı ‘îd
1Görüş sahibi kişi, ayağının tozuyla birini bile denk tartmaz;
2bugün bayram terazisi Yusuf yüzlülerle dopdoludur.
Görüş sahibi kişi sevgilinin ayak tozunu hiçbir güzelle denk tartmaz; bayram terazisi Yusuf yüzlülerle dopdoludur. Nicelik ve toplu güzellik, sevgilinin en aşağıdaki izi karşısında bile hafif kalır; terazi övgünün aşırı değer farkını gösterir.
- 4
Salınur her şâh-ı gül nâzük nihâl-i ergavân
Bâg-ı cennetden nişan virdi bahâristân-ı ‘îd
1Her gül dalı, her nazlı erguvan fidanı salınır;
2bayram baharı cennet bahçesinden bir iz gösterdi.
Gül dalları ve nazlı erguvan fidanları insan gibi salınır; bayram baharı cennet bahçesinden iz verir. Sevgilinin yürüyüşü bahçeye yayılırken mevsimsel canlanma dinî kutlamanın neşesini doğada görünür kılar.
- 5
Sâkıyâ eksük gerekmez aradan
Yahşı agırlanmak ister hâsılı mihmân-ı ‘îd
1Ey saki, ağır şarap ölçüsü aradan eksik olmasın;
2çünkü bayram konuğu iyi ağırlanmak ister.
Sakiye ağır şarap ölçüsünün eksik edilmemesi söylenir; bayram konuğu iyi ağırlanmak ister. Meclis cömertliği, bayram misafirperverliğinin rindane karşılığıdır. ‘Ağır’ sözü hem ölçüyü hem konuğa verilen değeri çağrıştırır.
- 6
Şimdi tîg-i cevr ile öldürme kurbân oldugum
geldüginde idesin kurbân-ı ‘îd
1Ey uğruna kurban olduğum, şimdi cefa kılıcıyla beni öldürme;
2Kurban Bayramı geldiğinde bayram kurbanı yaparsın.
Âşık sevgiliden şimdi cefa kılıcıyla öldürülmemesini ister; Kurban Bayramı geldiğinde kurban edilmeye razıdır. ‘Kurban olduğum’ hitabı sevgi teslimiyetini, bayram kurbanı ise bu mecazı takvime bağlı ölüm oyununa dönüştürür.
- 7
‘Âşıka ihsân ise maksûd elüñde dûstum
Dest-bûsuñdur muhassal Bâkîye ihsân-ı ‘îd
1Dostum, amacın âşığa bağışta bulunmaksa,
2Bâkî’ye bayram bağışı kısaca elini öptürmendir.
Sevgilinin âşığa ihsanı Bâkî'ye elini öptürmesidir. Bayram bağışı maddi armağan değil yakınlık iznidir; gazelin kamusal ışık, giysi, meclis ve kurban sahneleri sonunda âşığın beklediği tek kişisel lütfa indirgenir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.4543efa5-2233-4958-a504-0b76689cc339:g39-pdf283-284. Açık lisanslı tez ekinde G.39, basılı 265–266/PDF 283–284, 7 beyit; şiir-numarası → vezin bağlantısı PDF 65–66'daki Tablo 2'de açık. Sabahattin Küçük neşri yalnız sınır ve kısa okuma farkları için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır. CC BY profil-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bayramın parlak yüzü ufukları aydınlatır; ışık saçan bayram ayı halka atlas giysiler giydirir. Kamusal kutlama hem göğün nuru hem insanların değerli kumaşıyla görünür olur; bayram çevrenin ve bedenlerin birlikte süslenmesidir.