Hicret
İki numaralı bölümde eski şehrin liman, çan ve tren seslerini yeni şehrin kavak, kanal, yağmur ve pazar görüntüleriyle karşılaştırıp göç eden kişinin bitmeyen kaygısını izler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
I
bakan penceresinden
Liman görünürdü
Ve
Durmadan çalardı, bütün gün.
1I
2Damlara bakan penceresinden
3Liman görünürdü
4Ve kilise çanları
5Durmadan çalardı, bütün gün.
- 2
Tren sesi duyulurdu yatağından
Arada bir
Ve geceleri.
1Tren sesi duyulurdu yatağından
2Arada bir
3Ve geceleri.
İkinci ses tren, ama bu kez kaynağı görülmüyor: yataktan duyuluyor. “Arada bir” ile “Ve geceleri” ayrı dizelere bölünerek sesin düzensizliği satır düzenine geçiriliyor. Uzaktan gelen tren, bu şehirde kalmanın içine baştan yerleşmiş bir gidiş imkânını duyurur.
- 3
Bir de kız sevmeye başlamıştı
Karşı .
1Bir de kız sevmeye başlamıştı
2Karşı apartmanda.
İki dize bütün bir sevgi hikâyesini geçiştiriyor: fiil “sevmeye başlamıştı” biçiminde, yani tamamlanmamış bir başlangıç olarak veriliyor. Sevilen kişi adsız, yeri ise yalnız karşı apartıman diye belirtiliyor; yakınlık bir sokak genişliği kadar, tanışıklık ise bir pencere bakışı kadar.
- 4
Böyle olduğu halde
Bu şehri bırakıp
Başka şehre gitti.
1Böyle olduğu halde
2Bu şehri bırakıp
3Başka şehre gitti.
“Böyle olduğu halde” bağlacı önceki bütün ayrıntıları tek hamlede karşı tarafa geçiriyor: liman, çan, tren ve kız artık gitmeye engel değil, gidişin rağmeni. Üç kısa dize kararı gerekçesiz bırakıyor; sebep söylenmediği için ayrılış tartışılabilir bir tercih değil, olmuş bitmiş bir olay olarak duruyor.
- 5
II
Şimdi görünüyor,
Penceresinden,
boyunca.
1II
2Şimdi kavak ağaçları görünüyor,
3Penceresinden,
4Kanal boyunca.
İkinci bölüm aynı çerçeveden başlıyor; değişen pencere değil, pencereden görünen. Liman ile çanların yerini kavak ağaçları ve kanal alıyor: deniz yerine yönlendirilmiş su, yükseklik yerine sıraya dizilmiş ağaçlar. “Şimdi” sözcüğü iki bölümü karşı karşıya getiren tek kelimelik zaman işareti.
- 6
Gündüzleri yağmur yağıyor;
Ay doğuyor geceleri
Ve , karşı meydanda.
1Gündüzleri yağmur yağıyor;
2Ay doğuyor geceleri
3Ve pazar kuruluyor, karşı meydanda.
Yeni şehir bir takvime bağlanıyor: gündüz yağmur, gece ay, belirli günde pazar. Üç dize üç ayrı ölçek veriyor — hava, gökyüzü ve haftalık düzen — ve üçü de şimdiki zamanda. İlk bölümün geniş zamanlı geçmişi böylece işleyen, sürüp giden bir bugüne dönüşüyor.
- 7
Onunsa daima;
Yol mu, para mı, mektup mu;
Bir düşündüğü var.
1Onun ise her zaman,
2Yol mu, para mı, mektup mu,
3Düşündüğü bir şey var.
Kapanış manzaradan çıkıp kişiye dönüyor ve “onunsa” sözcüğü onu bütün bu düzenin dışına koyuyor. Üç seçenek — yol, para, mektup — soru biçiminde sıralanıyor, ama hangisi olduğu söylenmiyor. Son dize düşüncenin varlığını bildirip içeriğini saklıyor: göç, yer değiştirmekle bitmiyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 133842 numaralı sabit revizyonu 23 şiir dizesi içerir; sıra ve tarihî yazım bu revizyondadır. “I” ve “II” işaretleri iki şehir bölümünü ayırır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Elinde Bursa çakısı,Orhan Veli Kanık · Kısa serbest şiir→
Bölüm işareti şiirin ikiye ayrılacağını daha ilk satırda duyuruyor. Açılış sahnesi pencereden kuruluyor ve bakış aşağıdan yukarı çıkıyor: önce damlar, sonra liman. Çan sesi görüntüye eklenen ilk ses ve “durmadan”, “bütün gün” sözleriyle sürekliliği vurgulanıyor; şehir burada bir manzara değil, hiç susmayan bir arka plan.