Hudâ Vü Mustafâ Vü Murtezâ’ya
Allah, Hz. Muhammed ve Hz. Ali’den başlayarak On İki İmam’a duyulan bağlılığı sıralar. Hasret, muhabbet ve taliplik sözleriyle kurulan zincir, Hatâyî’nin kendisini Âl-i Abâ yoluna bağlı ve ona benzemeye çalışan bir kul olarak sunmasıyla tamamlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hudâ vü Mustafâ vü Murtezâ’ya
Ezelden tâlibem Şâh-i velâya
1Allah’a, Mustafa’ya ve Murtezâ’ya
2Ezelden beri velayet şahına talibim
- 2
Hasen vechine hasretdir bu cânım
Ki müştâkım Hüseyn-i Kerbelâ’ya
1Bu canım Hasan’ın yüzüne hasrettir
2Kerbelâ Hüseyin’ine özlem duyuyorum
Hasan’ın yüzüne duyulan hasret ile Kerbelâ Hüseyin’ine özlem aynı can içinde buluşur. Görme arzusu ve şehadet hatırası, sevginin hem güzelliğe hem acıya açılan iki yönünü birlikte taşır.
- 3
Ali Zeyn-el-abâ Bâkır’dan oldu
Mahabbet ehlinin dârına
1Ali Zeynelâbidîn ile Bâkır’dan geldi
2Muhabbet ehlinin dârına dâye
Zeynelâbidîn ve Bâkır’dan gelen silsile açıkça korunurken ikinci dizedeki “dârına dâye” terkibi kesinleştirilmez. Birimin işlevi, muhabbet ehlinin dayanağını imamlar zincirinde aramak; kapalı okumaya yeni bir ilişki eklememektir.
- 4
İlâhî Ca’fer-i Sâdık hakiçün
Muhibbim Şah Ali Mûsâ Rızâ’ya
1Allah’ım, Cafer-i Sâdık hakkı için
2Şah Ali Musa Rızâ’yı sevenim
Cafer-i Sâdık’ın hakkı adına edilen dua, Musa Rızâ sevgisinin beyanına bağlanır. Böylece yakarış ile muhabbet birbirini tamamlar; konuşan sevgisini ilahî tanıklık önünde açıklar.
- 5
Takî vü bâ Nakî sertâcım oldu
Kulak çektim dahi ehl-i safâya
1Takî ve Nakî baş tacım oldu
2Gönül ehline de kulak verdim
Takî ve Nakî’nin baş tacı olması onlara verilen en yüksek değeri bildirir. Gönül ehline kulak vermek ise bu bağlılığı yalnız adlarda bırakmaz, aynı yolun yaşayan topluluğunu dinleme davranışına dönüştürür.
- 6
-i Askerî’yem yâr-ı Mehdî
Şükür Hak’ka eriştim bu hevâya
1Askerî’yi seven, Mehdi’nin dostuyum
2Allah’a şükür, bu arzuya eriştim
Askerî sevgisi ile Mehdi dostluğu aynı kimlikte birleşir; ulaşılan arzu için Allah’a şükredilir. “Hevâ” burada gelip geçici hevesten çok, silsile içinde yer bulmuş manevi yöneliş olarak işlev görür.
- 7
Mevâlîyem Hatâyî şöyle sâdık
kılmışam Âl-i Abâ’ya
1Hatâyî, efendilerine böyle sadık bir kulum
2Âl-i Abâ’ya benzemeye çalıştım
Mahlas beyti Hatâyî’yi efendilerine sadık bir kul diye konumlandırır. Âl-i Abâ’ya benzemeye çalışmak soy iddiası değil, onların örnekliğine davranış ve karakter yoluyla yaklaşma isteğidir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163304 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hüsn içinde bây imişsin yâ Ali senden mededŞah İsmail Hatâyî · On beyitli medet şiiri→
Allah, Mustafa ve Murtezâ adlarıyla açılan bağlılık, ezelden beri velayet şahına talip olma sözüyle zamanın öncesine taşınır. Taliplik burada geçici seçim değil varoluşu baştan belirleyen yöneliştir.