Yaratılışın Başında Su
Âşık Ömer suyu yaratılışın ilk cevheri, peygamber mucizelerinin tanığı ve Kerbelâ zulmünün ahlaki ölçüsü olarak anlatır. Kozmik başlangıçtan Kevser’e uzanan şiir, dünyada susuza verilen bir yudum suyu ahirette Ali’nin sunacağı rahmetle ilişkilendirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İbtidâ halk oldu -i ma’den-i peydâde su
Arıdup nûr-i kıldı anı sâde su
1Başlangıçta görünen madenin incisi olan su yaratıldı.
2Tecelli nuru onu arıtıp duru hâle getirdi.
- 2
Gevher.i genc-i ezeldendir gelüp îcâde su
Göricek dîdâr-i Hak’kı oldu çün âmâde su
1Su, ezel hazinesinin cevherinden varlığa geldi.
2Hakk’ın yüzünü görünce hizmete hazır oldu.
Ezel hazinesinden gelen su, Hakk’ın yüzünü görünce hizmete hazır olur. Cansız unsur kişileştirilir; yaratılışa katılması zorunlu hareket değil, ilahi güzelliğe verilen bilinçli cevap gibi anlatılır.
- 3
Çağlayup bâd-ı hevâdan başladı feryâde su
Arıdüp nûr-i andan oldu kâinat
1Rüzgârın etkisiyle çağlayıp feryat etmeye başladı.
2Tecelli nuru arıtınca kâinat ondan meydana geldi.
Rüzgârla çağlayan suyun sesi feryat olarak duyulur; hemen ardından kâinatın ondan oluştuğu söylenir. Böylece suyun akışı hem kozmik üretim hem yaratılışın özlemli sesi olur.
- 4
Pes düzüldü dokuz yerler oldu yedi kat
Sâni’in sun’una akıllar erişmek müşkilât
1Sonra dokuz gök kuruldu, yerler yedi kat oldu.
2Yaratıcının sanatını aklın kavraması güçtür.
Dokuz gök ve yedi yer düzenli sayılarla kurulurken aklın bu sanata yetişemediği kabul edilir. Şair kozmolojiyi kesin açıklama iddiasıyla değil, Yaratıcı’nın kudreti karşısında hayretle verir.
- 5
Sâhib-i kudret olan urdu temel bünyâde su
Rûzigâr üstünde kaim hikmet ol arade su
1Kudret sahibi, yapının temelini su üzerine attı.
2Su, rüzgâr üzerinde duran o hikmetli yerdeydi.
Temelin su üzerine atılması, sağlamlık düşüncesini akışkan bir unsurla buluşturur. Rüzgâr üzerinde duran su görüntüsü, dünyanın alışılmış fizik ölçülerini aşan ilahi hikmetle kurulduğunu vurgular.
- 6
Parmağından akıduptur ol Habîb-i Kibriyâ
On iki yol oldu Mûsâ’ya urunca bir asâ
1Yüce Tanrı’nın sevgili peygamberi parmağından su akıttı.
2Musa bir asa vurunca su on iki yola ayrıldı.
Peygamberin parmağından akan su ile Musa’nın asasıyla açılan on iki yol, aynı unsurun iki mucizevi hizmetidir. Su hem çoğalır hem ayrılır; ihtiyaç karşısında ilahi emre uyar.
- 7
Hazreti Nûhun duâsm etti Hudâ
Verdi tûfân-ı gazab kavmine ol esnâde su
1Tanrı, Nuh peygamberin duasını kabul etti.
2O sırada kavmine gazap tufanının suyunu gönderdi.
Nuh’un kabul edilen duası suyu bu kez rahmet değil gazap aracına dönüştürür. Önceki hayat verici nitelik kaybolmaz; unsurun ahlaki anlamı, onu gönderen hükme göre değişir.
- 8
Ol sebebdendir ki kaldı bu yedi deryâde su
ü evlâda neler kıldı Yezîd
1Yedi denizde su kalmasının sebebi budur.
2Yezid, peygamber ailesine ve evlatlarına neler yaptı!
Yedi denizin varlığı tufana bağlandıktan sonra şiir Kerbelâ’ya geçer. Kozmik ve peygamberlik tarihinden aile zulmüne yapılan bu dönüş, suyu geçmişin bütün büyük sınavlarının ortak tanığı kılar.
- 9
Tutmadı Hak’kın rızâsın oldu rahmetten bâid
Hâricîler Hasen’i zehr ile kıldılar şehîd
1Hakk’ın rızasını gözetmedi ve rahmetten uzaklaştı.
2Hariciler Hasan’ı zehirleyerek şehit ettiler.
Yezid’in Tanrı rızasını gözetmemesi rahmetten uzaklaşmasıyla sonuçlanır; Hasan’ın zehirlenmesi bu zulüm zincirine eklenir. Şiir siyasi adı, ahlaki sorumlulukla birlikte anar.
- 10
Vermediler h'azret-i Hüseyn’e Kerbelâ’de su
Bulmaya mahşerde bir katre o zâlim zâde su
1Kerbelâ’da Hazreti Hüseyin’e su vermediler.
2O zalimin soyu mahşerde bir damla su bulamasın.
Hüseyin’e su verilmemesi, bütün şiirin en ağır karşıtlığıdır: yaratılışı ve mucizeleri taşıyan unsur bir susuzdan esirgenmiştir. Mahşerde su bulamama bedduası, yapılanı kendi cinsinden cezaya bağlar.
- 11
Ey Ömer zikreyle Hak’kı derdlere oldur tabîb
Zâyi’etme emeğin yevm-ül-cezâda ey garîb
1Ey Ömer, dertlerin gerçek tabibi olan Hakk’ı an.
2Ey garip, hesap gününü düşünerek emeğini boşa çıkarma.
Mahlaslı öğütte gerçek tabibin Hak olduğu söylenir. Ömer, tarihî anlatıyı dinleyene dönük sorumluluğa çevirir; hesap gününü unutmamak emeğin boşa gitmemesinin koşuludur.
- 12
Şübhesiz yarın olur şerâbmdan nasîb
Bir içim su verse kim bir susuza dünyâde su
1Yarın Kevser içkisinden pay alacağın şüphesizdir.
2Dünyada susamış birine bir yudum su veren kişiye,
Kevser’den pay alma umudu, önceki mahşer bedduasının karşısına rahmeti koyar. Ahiretteki içecek soyut ödül değildir; dünyadaki merhamet davranışının devamı olarak tasarlanır.
- 13
Sâki-i Ebrâr Alî ana sunar ukbâde su
1iyilerin sâkîsi Ali ahirette su sunar.
Susamış kişiye verilen tek yudum, Ali’nin ahirette sunacağı suyla karşılık bulur. Şiir büyük kozmik anlatısını küçük ve uygulanabilir bir iyilikte tamamlar; kutsal tarih gündelik cömertliğe ölçü olur.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer isnadı kaynak başlığı, basılı numara ve görünür mahlasla bağlandı: Visible Ömer/Âşık Ömer in frozen historical body; comprehensive audit confirms attribution.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 Âşık Ömer baskısı; basılı No. 617; 13 birim/25 dize. Özgün yüzey korunmuş, kapalı basılı biçimlerde tahmin yapılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
İbtidâ ki bu cihânı var eden PerverdigârÂşık Ömer · Şiir→
Su, görünen madenin incisi diye yaratılışın değerli ilk maddesi yapılır. Tecelli nurunun arıtması, onun fiziksel temizliğini manevi saflığa çevirir ve sonraki kutsal işlevlerini hazırlar.