İlk Yara
Her şeye gülen küçük çocuğun ilk iğne yarasından sonra insanlara kuşkuyla yaklaşması, masum güvenin ilk acıyla değişmesini anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gülüyordu: Mavi göğe, bulutlara, göllere;
Gülüyordu: Minareye, kiliseye, her yere;
Gülüyordu: Akan suya, uçan kuşa, çiçeğe:
Gülüyordu: Yangınlara, hançerlere, her şeye.
1Mavi göğe, bulutlara ve göllere gülüyordu;
2minareye, kiliseye ve her yere gülüyordu;
3akan suya, uçan kuşa ve çiçeğe gülüyordu;
4yangınlara, hançerlere, her şeye gülüyordu.
- 2
geldi, ona dahi gül dudaklar açıldı;
Tombul eller uzanarak: «Hıh, hıh!» diye atıldı;
Çok geçmedi, ev içine yayıldı bir ;
bir pazıdan kan damlattı bir yara.
1Doktor gelince gül renkli dudakları ona da gülümsemek için açıldı;
2tombul ellerini uzatıp ‘Hıh, hıh!’ diyerek ona yöneldi.
3Çok geçmeden evin içine büyük bir telaş yayıldı;
4minicik kolundaki bir yaradan kan damladı.
Çocuk doktoru da önce güvenle karşılar; açılan gül dudak ve uzanan tombul eller yakınlaşma isteğini gösterir. Ardından yaygara ve koldan damlayan kan bu beklentiyi bir anda bozar. Küçücük yara, dünyadaki ilk acı deneyimi olarak önceki sınırsız gülüşü keser.
- 3
Şimdi her kim kendisini kucaklamak isterse,
En sevdiği oyuncağı göstererek: «Gel!» derse
Artık öyle atılmıyor, elleriyle itiyor
1Şimdi kim onu kucaklamak istese,
2en sevdiği oyuncağı gösterip ‘Gel!’ dese,
3artık eskisi gibi atılmıyor, elleriyle itiyor.
Yaranın ardından her yakınlaşma önceki doktor ziyaretini hatırlatan olası tehdide dönüşür. Sevdiği oyuncak bile güveni geri getiremez; çocuk ileri uzanmak yerine elleriyle iter. Bedensel acı böylece tek ana bağlı kalmayıp sonraki ilişkilerini belirleyen öğrenilmiş korku olur.
- 4
Sonra o gül dudağını kıvırarak ağlıyor;
Ninesinin kucağında kendisini saklıyor
Ve başını kaldırarak: «Anne, de de yap!» diyor.
1Sonra gül renkli dudağını bükerek ağlıyor;
2büyükannesinin kucağına saklanıyor
3ve başını kaldırıp ‘Anne, de de yap!’ diyor.
Başlangıçta gülümseyen ‘gül dudak’ şimdi bükülüp ağlar; aynı imge güven kaybını görünür kılar. Çocuk büyükannesinin kucağını sığınak seçer ve kesin anlamı açıklanmayan çocuk sözüyle annesine seslenir. Sözün belirsizliği, yardım isteyen sesin yaşına özgü kırılganlığını korur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 165480 sabit revizyonu ve transklüde Türk Sazı.pdf 39. sayfaları birlikte denetlendi. Şablon, başlık ve basılı sayfa numarası çıkarıldı; kaynak yazımı sessizce düzeltilmedi. Sabitlenen tarama sayfasındaki bütün şiir gövdesi ve görünen bent sınırları korundu. Kaynak sayfası ölçüyü adlandırmıyor; basılı metnin on dört dizesinin tamamı on beş hecedir ve durak sekizinci heceden sonra düşer.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bana hocam derdi ki: «Ey sevgili çocuğum.Mehmet Emin Yurdakul · Şiir→
Dört kez yinelenen ‘gülüyordu’ çocuğun dünyaya ayrım yapmadan duyduğu güveni kurar. Gökyüzü, ibadet yapıları ve tabiatla birlikte yangın ve hançer de aynı gülüşü alır; çocuk henüz güzel ile tehlikeli olanı deneyim yoluyla ayırmamıştır.