Kaf Dağı’na Anka gibi uçsan da elimden kurtulamazsın
Konuşan kişi, sevgili Kaf Dağı’na uçsa ya da yedi denizi aşsa bile peşini bırakmayacağını söyler. Bu ısrar beden toprağa karışıncaya, gök ona kefen biçinceye ve can bedenden ayrılıncaya kadar sürer; ahirette herkesin sevdiğiyle dirileceği inancı bağı ölüm ötesine taşır. Sonunda sevgilinin hem kötü yüzlü rakiple yakınlığı hem de gönlünü gösterip Ömer’i seçmesi anılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
dek gibi uçsan elimden yok halâs
Hem yedi deryâları geçsen elimden yok halâs
1Kaf Dağı’na Anka gibi uçsan da elimden kurtulamazsın.
2Yedi denizin hepsini aşsan da elimden kurtulamazsın.
- 2
ehl-i aşkın resmidir bu imtisâl
Tîğ çeküp kanın dahi saçsan elimden yok halâs
1Pençe pençeye gelmek aşk ehlinin töresidir, örnek budur.
2Kılıç çekip kanını saçsan da elimden kurtulamazsın.
Pençe pençeye mücadele aşk ehlinin kabul edilmiş töresi sayılır; sevgi burada sakin teslimiyet değil göğüs göğüse sınanmadır. Sevgilinin kılıç çekip kan dökmesi bile âşığın bağını koparmaya yetmez.
- 3
Düşüben hâk ile yeksân olmayınca tâ bu ten
Biçmeyince eğnime çarh-ı felek yensiz kefen
1Bu beden düşüp toprakla bir olmadıkça,
2Gök çarkı sırtıma kolsuz bir kefen biçmedikçe,
Takibin ilk sınırı ölümün maddi görüntüleridir: beden toprağa karışır, gök çarkı ona kolsuz kefen biçer. Böylece âşığın ‘bırakmam’ sözü gündelik zamandan çıkıp cenaze ve kozmik kader ölçüsünde sınanır.
- 4
Olmayınca arada ağyâr yâhud sen ya ben
Tâ kaçsan elimden yok halâs
1Aradan ya rakipler ya sen ya da ben çekilmedikçe,
2Karanlıklar ülkesine kaçsan da elimden kurtulamazsın.
Rakip, sevgili ve âşık arasındaki düğüm ancak taraflardan biri çekildiğinde çözülebilir. Karanlıklar ülkesine kaçış bile fayda etmez; çünkü ısrarın yönünü ışık veya mekân değil, sevgiliye bağlanan irade belirler.
- 5
Âkıbet bu can cesetten kurtulur bilmez misin
Arayan sıdk ile Mevlâ’sın bulur bilmez misin
1Sonunda bu canın bedenden kurtulacağını bilmez misin?
2Mevla’sını içtenlikle arayanın onu bulacağını bilmez misin?
Canın bedenden ayrılması ölümden kurtuluş gibi anlatılır; ardından içten arayanın Mevla’yı bulacağı hatırlatılır. Şair böylece dünyevi takibi ruhun yaratıcıya yönelen daha geniş arayışıyla yan yana getirir.
- 6
Anda her kes sevdiğiyle olur bilmez misin
Tâ adem iklîmine göçsen elimden yok halâs
1Orada herkesin sevdiğiyle birlikte dirileceğini bilmez misin?
2Yokluk ülkesine göçsen de elimden kurtulamazsın.
Ahirette herkesin sevdiğiyle dirileceği inancı, âşığa ölümden sonra da beraberlik hakkı verdiği düşüncesini doğurur. Sevgili yokluk ülkesine göçse bile aşkın tanıklığı ve yeniden buluşma ümidi sürer.
- 7
Gün begün revank verüp âlemde bulduk iştihâr
Bana nisbet oldun ol ile yâr
1Günden güne parlaklık verip dünyada ün kazandık.
2Bana bağlandın; o kötü yüzlü rakiple de sevgili oldun.
Dünyada birlikte ün kazanmak, ilişkinin artık saklı olmadığını gösterir. Sevgilinin hem Ömer’e bağlanması hem kötü yüzlü rakiple yâr olması, seçilmişlik sevincinin içine kıskançlığı yeniden sokar.
- 8
Rûy-i dil arzeyleyüp ettin Ömer’i ihtiyâr
Günde yüz bin kerre and içsen elimden yok halâs
1Gönlünün yüzünü gösterip Ömer’i seçtin.
2Günde yüz bin kez yemin etsen de elimden kurtulamazsın.
Gönül yüzünün gösterilmesi, dış güzellikten daha derin bir kabul işaretidir; sevgili Ömer’i kendi isteğiyle seçmiştir. Buna rağmen yeminlerin bile kurtuluş getirmemesi, nakaratın sahiplenici ve uzlaşmaz tonunu son kez korur.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 15. dize “Rûy-i dil arzeyleyüp ettin Ömer’i ihtiyâr”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 570 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kail idim çekmeğe âlemde bin can acısınÂşık Ömer · Şiir→
Kaf Dağı ve Anka, ulaşılması imkânsız en uzak sığınağı temsil eder; yedi deniz de araya konabilecek bütün mesafeleri çoğaltır. Tekrarlanan kurtulamayış, âşığın takip kararlılığını coğrafya ve efsane sınırlarının ötesine taşır.