DDizegâhDijital şiir arşivi
16 dörtlük · 19. yüzyıl

Kuzu

İnleyen bir kuzunun annesine kavuşmasını umut, şefkat ve beden hareketleriyle izler; kasap ve kurban yeri imgeleriyle bu sıcak sahneyi fanilik ve ilâhî tasarruf düşüncesine çevirir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bilsem şu kuzu neden gam almış

    Her nâlesi kalbe dâğ-zendir!

    Feryâd iderek koşar nedendir?

    Südsüz mi refîksiz mi kalmış?

    1Bilsem bu kuzu neden kederlenmiş;

    2Her iniltisi kalpte bir yara açıyor!

    3Niçin feryat ederek koşuyor?

    4Sütsüz mü, arkadaşsız mı kalmış?

    İlk dörtlük kuzunun koşusunu doğrudan sorularla izler. Süt ve arkadaş yokluğu iki olası neden olarak yan yana gelir; hayvanın sesi anlatıcının kalbinde yara açan bir çağrıya dönüşür.

  2. 2

    Ey süd kuzusu nedir bu ?

    Kim oldu sebeb bu infiâle?

    vererek sana nevâle

    Pehlûsunu itmiyor mı ?

    1Ey süt kuzusu, bu inleyiş nedir?

    2Bu sarsıntıya ve üzüntüye kim sebep oldu?

    3Annen sana yiyecek verirken

    4Yanını sana yastık etmiyor mu?

    Süt kuzusuna seslenen anlatıcı, acının kaynağını annelik bakımında arar. Annenin yanı hem besin veren beden hem de yavrunun başını koyduğu yastıktır.

  3. 3

    Yoksa sürüden cüdâ mı kaldın?

    Fürkat mi bu ıztırâbı dâî?

    Kalmışlara bakmıyor mı ?

    Bî-hem-reh ü bî-nevâ mı kaldın?

    1Yoksa sürüden ayrı mı kaldın?

    2Bu sıkıntıya ayrılık mı yol açıyor?

    3Çoban geride kalanlara bakmıyor mu?

    4Yoldaşsız ve azıksız mı kaldın?

    Sürüden ayrılma ihtimali, yalnızlığı çoban sorumluluğuyla birlikte düşünür. Yoldaş ve azık yokluğu, kuzunun fiziksel koşusunu korunmasızlığın görüntüsüne çevirir.

  4. 4

    Bî-hûde mi böyle Türk-tâzın?

    Vardır bu melâl içinde ümîd

    Mâderdir eden ümîdi tevlîd

    Geçer mi o mihr-bâna nâzın?

    1Böyle koşturup durman boşuna mı?

    2Bu kederin içinde bir umut var;

    3Umudu doğuran annedir,

    4Nazın o şefkatliye geçmez mi?

    Koşu ilk kez boş bir telaş değil, anneye erişme umudu olarak yorumlanır. Umut soyut bir duygu olmaktan çıkar; onu doğuran ve nazı kabul edecek kişi annedir.

  5. 5

    Ümîd iledir bükâ-yı etfâl

    Süd vermede bî-emel mi ?

    Herkes bir ümîde hizmet eyler

    Ümîd iledir cihânda her hâl!

    1Çocukların ağlaması umutladır;

    2Anne süt verirken amaçsız mıdır?

    3Herkes bir umuda hizmet eder;

    4Dünyadaki her hâl umutladır!

    Çocuğun ağlamasıyla kuzunun sesi aynı umut mantığında buluşur. Dörtlük, her davranışın geleceğe dönük bir beklenti taşıdığını annenin süt vermesi üzerinden geneller.

  6. 6

    Sen olmasan ey hayâl-i ümîd!

    Kâbil midir izdiyâd-ı ömrüm?

    Sâyendedir imtidâd-ı ömrüm

    Binler yaşa ey nihâl-i ümîd!

    1Ey umudun hayali, sen olmasan

    2Ömrümün artması mümkün müdür?

    3Ömrümün sürmesi senin sayendedir;

    4Ey umut fidanı, binlerce yıl yaşa!

    Anlatıcı kuzudan kendi ömrüne geçer ve umudu bir fidan gibi kişileştirir. Gölge ve fidan imgeleri, yaşamın uzamasını umudun koruyucu varlığına bağlar.

  7. 7

    Gel gel! Kucağımda eyle ârâm

    Ammâ seni vâliden de bekler

    Bî-hûde mi çekdiği emekler

    Koş koş! Anı bâri eyle hoş-kâm

    1Gel, gel; kucağımda dinlen,

    2Ama annen de seni bekliyor;

    3Çektiği emekler boşuna mı?

    4Koş, bari onu sevindir.

    Kucağa çağrılan kuzu hemen annesine geri yönlendirilir. Anlatıcının geçici şefkati, annenin emeğinin ve yavrusuna duyduğu özlemin yerine geçmez.

  8. 8

    Zannım memeyi dehâna aldı

    Zîrâ işidilmez oldu efgân

    Şâd eyledi derd-mendi dermân

    Feryâd idecek daha ne kaldı?

    1Sanırım memeyi ağzına aldı;

    2Çünkü artık feryadı işitilmiyor.

    3Derman, dertliyi sevindirdi;

    4Artık feryat edecek ne kaldı?

    Feryadın kesilmesi, memeye kavuşmanın işitsel kanıtıdır. Şiir derdin çözülmesini soyut bir rahatlama olarak değil, artık duyulmayan ses üzerinden gösterir.

  9. 9

    Zânûların eylemiş nihâde

    Teshîl-i rızâ' için zemîne

    Pistânındaki şîr-i şekkerîne

    Fıtrat anı eylemiş fütâde

    1Dizlerini yere koymuş;

    2Emmeyi kolaylaştırmak için

    3Memesindeki şeker gibi süte

    4Doğası onu eğmiş.

    Kuzunun yere koyduğu dizler ve memeye yönelen bedeni yakından gözlenir. Beslenme hareketi, doğanın yavruyu süte doğru eğen düzeni olarak okunur.

  10. 10

    Eyler memeyi başıyla tehzîz

    Dünbâle ise hemîşe cünbân

    Doymaz bunu seyre çeşm-i insân

    Yâ Rab bu ne vaz'-ı hikmet-âmîz!

    1Memeyi başıyla sarsıyor;

    2Kuyruğu ise sürekli hareketli.

    3İnsan gözü bu görüntüye doymuyor;

    4Ey Rabbim, bu ne hikmetli duruş!

    Baş ile meme, kuyruk ile sürekli hareket eşleşir. Anlatıcının seyir zevki, beden hareketlerinde görülen hikmet karşısında dinî bir hayranlığa yükselir.

  11. 11

    Seyr et şu telâşı, bak şu şevke!

    Şâdî-i dem-i visâldir bu!

    Ey körpe kuzu! Ne hâldir bu?

    El-gıbta şu hâlete, şu zevke!

    1Şu telaşı, şu isteği seyret!

    2Bu, kavuşma anının sevincidir!

    3Ey körpe kuzu, bu nasıl bir hâl?

    4Bu hâle ve bu zevke imrenilir!

    Kavuşma anı telaş, istek ve sevinçle görünür hâle gelir. Anlatıcı kuzunun hazzına dışarıdan bakar; kıskançlık değil, canlılığın zevkine imrenme anlatılır.

  12. 12

    Lâkin! Bu zaîf pâk-zâde

    Kassâb nasıl kıyar bilinmez!

    Esrâr-ı hafiyye var bilinmez

    Etvâr-ı tasarruf-ı Hüdâ'da!

    1Fakat bu güçsüz, temiz yaratılmış kuzuya

    2Kasabın nasıl kıydığı bilinmez!

    3Gizli sırlar vardır, bilinmez

    4Allah'ın tasarruflarında!

    Lâkin sözüyle sıcak gözlem birden kasap tehdidine döner. Masum beden ile kesim arasındaki sert karşıtlık, ilâhî tasarrufun insan için kapalı kalan sırrıyla sınırlandırılır.

  13. 13

    Bil kadrini ey garîb ma'sûm!

    Ömründe bu en güzel zamândır

    Kassâb-ı felek adû-yı cândır

    Eyler seni an-karîb ma'dûm!

    1Ey garip masum, zamanının değerini bil!

    2Ömrünün en güzel çağı budur;

    3Feleğin kasabı canının düşmanıdır,

    4Seni yakında yok eder!

    Kuzunun bugünkü sevinci, yakın ölüm bilgisiyle geçici bir zamana dönüşür. Feleğin kasap olarak kişileştirilmesi, tek bir hayvanın sonunu bütün canlıların faniliğine bağlar.

  14. 14

    Bilmem kim olur benim şefîkim?

    Ben şimdi senin şefîkin oldum,

    El-kıssa senin refîkin oldum,

    Kûy-ı ademe çıkar tarîkim.

    1Bana kimin şefkat göstereceğini bilmem.

    2Ben şimdi senin şefkat gösterenin oldum;

    3Kısacası senin arkadaşın oldum;

    4Benim yolum yokluk diyarına çıkar.

    Anlatıcı kuzuyla kurduğu arkadaşlığı kendi yalnızlığına çevirir. Kuzunun ölüm yolu ile insanın yokluk yolculuğu aynı kader çizgisinde buluşur.

  15. 15

    -i köhnedir bu âlem

    Kan içmediği zamânı göster!

    Kim yapdı bu hâk-dânı göster!

    Hayret-zede olmasın mı âdem?

    1Bu dünya eski bir kurban yeridir;

    2Kan içmediği bir zamanı göster!

    3Bu toprak yurdunu kimin yaptığını göster!

    4İnsan hayrete düşmesin mi?

    Dünya, sürekli kan dökülen eski bir kurban yeri olarak tasarlanır. Soruların cevapsız bırakılması, insanın bu düzen karşısındaki şaşkınlığını büyütür.

  16. 16

    Düşmez bu kuyûda kalb-i âgâh

    Mâdâm ki âkıbet fenâdır

    İndimde Hüdâ bilir fedâdır

    Bir lâhza safâya

    1Uyanık kalp bu bağlara düşmez;

    2Çünkü sonu yok oluştur.

    3Allah bilir, bana göre

    4Allah'tan başka her şey bir anlık zevk uğruna feda edilir.

    Son dörtlük uyanık kalbi dünyanın bağlarından uzak tutar. Bir anlık sevinç ile fanilik arasındaki tartı, Allah'tan başka her şeyin gözden çıkarılabileceği mistik bir kapanışa varır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak kimliği atespare-pdm-pdf18-21. Muallim Nâci'nin Âteşpâre adlı eserinin PDM taramasında PDF18–21, basılı s. 14–17; başlıktan terminal süse kadar 64 görünür şiir satırı elle aktarıldı. Basılı s. 16 görsel denetiminde okuma “Teshîl-i rızâ’” olarak saptandı. Çevrimiçi Latin tanık yalnız araştırma karşılaştırmasıdır ve taramayı geçersiz kılamaz. Kaynakta şiir düzeyinde adlandırılmış bir aruz kalıbı yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirFürkat
Al yine bir mihnet-i nâgeh-zuhûr!
Muallim Nâci · 10 dörtlük

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dâğ-zen

Yara açan, dağlayan

nâliş

İnleme

mâder

Anne

bâliş

Yastık

râî

Çoban

pistân

Meme

kurbân-geh

Kurban kesilen yer

mâ-sivâ'llah

Allah'tan başka her şey