Matemzede
Sekiz dizede bir ölüm. Aynı çiçekler on gün arayla iki kez toplanır: önce sevinçle, sonra mezara. Fikret ölümü anlatmıyor, iki sahne arasındaki mesafeyi ölçüyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yine birlikte toplamışlardı
On gün evvel bu hoş çiçeklerden
Seni ey ! Kim hatırlardı
O bahar hayatı süslerken?
1Yine birlikte toplamışlardı
2on gün önce bu hoş çiçeklerden.
3Seni ey ölüm, kim hatırlardı
4o bahar hayatı süslerken?
- 2
Şimdi yalnız, önünde boşluklar
Düşünür hep o ayrılık demini...
Pek bunaldıkça aldatır, oyalar
Bu çiçeklerle reng-i matemini.
1Şimdi yalnız, önünde boşluklarla
2hep o ayrılık ânını düşünür.
3Çok bunaldıkça kendini aldatır, oyalar;
4yasının rengini bu çiçeklerle örter.
Çiçekler geri dönüyor ama işlevi değişmiş: süs değil, örtü. Son dizede yasın bir “rengi” olduğu söyleniyor ve o renk çiçeklerle boyanıyor — teselli burada açıkça bir aldatma olarak adlandırılıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142013 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Kalbinde her dakîka şu ulvî tahassürünTevfik Fikret · Manzume→
‘On gün evvel’ sözü, çiçek toplama ile yas arasındaki ani yakınlığı kurar. Şiir ölümün sebebini ve bunun kaza olup olmadığını söylemez; yalnız baharın içinde ölümün hiç hatırlanmadığını vurgular.