DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Canımın sevdiği dostlardan biri Mustafa’dır
Şiir · 17. yüzyıl

Canımın sevdiği dostlardan biri Mustafa’dır

Şiir Mustafa, Mehemmed, Osman, Maksud, Kasım, Şaban, Musli, Hüseyin, İsmail, Kemal, Baki, Numan, Hızır, Halil ve Rıdvan adlarını ardışık övgüler içinde anar. Her ad, sevgililik, güzellik, kavuşma, cefa ya da ebediyetle ilgili ayrı bir söz oyununa dönüşür. Âşık Ömer sonunda sevgilinin yüzünü cennet tasvirinin kaynağı sayarak ona kavuşmayı diler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mustafâ’dır sevdiği dostu birisi cânımın

    Cânımın cânı Mehemmed’dir biri cânânımın

    1Canımın sevdiği dostlardan biri Mustafa’dır.

    2Canımın canı Mehemmed’dir; sevgililerimden biridir.

    Mustafa ile Mehemmed adları canın sevdiği dost ve canın canı biçiminde yan yana gelir. İki isim, şairin yakın çevresindeki ayrı kişileri övmekle birlikte bağlılığın derecelerini de ‘can’ sözü üzerinden sıralar.

  2. 2

    Cân ü dilden oldum gerçi ben bir Yûsuf’a

    Yûsuf’u satun alur her bir beni Osmân’ımın

    1Ben canıgönülden bir Yusuf’a yöneldim.

    2Osman’ımın her bir beni Yusuf’u satın alacak değerdedir.

    Yusuf güzellik ölçüsüdür; Osman’ın yüzündeki her benin onu satın alacak değerde sayılması bu ölçüyü aşar. Küçük bir güzellik işareti, bütün bir efsane kahramanından daha kıymetli gösterilir.

  3. 3

    Sıdk ile Maksûd’umun yüzler sürmedim

    Sürmedim ol demleri vasl-ı murâda irmedim

    1Maksud’umun ayağına içtenlikle yüz süremedim.

    2O güzel zamanları yaşayamadım, kavuşma muradıma eremedim.

    Maksud’un ayağına yüz sürememek, kavuşma muradının gerçekleşmediğini açıklar. Adın ‘istenen amaç’ çağrışımıyla erişilemeyen sevgili aynı kişide birleşir; kayıp zaman da bu yoksunluğu uzatır.

  4. 4

    İrmedim vaktına Kasım gibi dilber görmedim

    Görmemiştim böyle hunrîz olduğun Şa’bân’ımın

    1Vaktine erişemedim; Kasım gibi bir güzel görmedim.

    2Şaban’ımın böylesine kan dökücü olduğunu bilmiyordum.

    Kasım adı eşsiz güzelliğe, Şaban ise kan dökücü cefaya bağlanır. Şair birini benzeri görülmemiş sevgili, ötekini beklenmedik ölçüde yaralayıcı güç olarak anarak isimleri ayrı aşk hâllerine dönüştürür.

  5. 5

    Ne günâhın sâhibiyim Musli şâhım söylese

    Söylese bir bir Hüseyn’im bana hep cürmüm dese

    1Musli Şah’ım söylese, hangi günahın sahibi olduğumu öğrenirim.

    2Hüseyin’im bütün suçlarımı bir bir yüzüme söylese.

    Musli Şah ve Hüseyin, âşığın suçunu söyleyebilecek iki muhatap gibi çağrılır. Hangi günahın işlendiğini bilememek, sevgililerin cezalandırıcı tavrı karşısında şairin açıklama ve hesap istemesini gösterir.

  6. 6

    Gelse İsmâil beni zülfüne eylese

    Eylese âlem çeker bir yanını organımın

    1İsmail gelse ve beni saçına asarak idam etse,

    2Basılı ‘âlem çeker bir yanını organımın’ dizesinin kesin ilişkisi açık değildir.

    İsmail’in saçına asılma isteği, sevgilinin güzellik unsurunu darağacına çevirir. İkinci dizedeki ‘organımın’ yüzeyi açık bir beden ilişkisi kurmadığından yorum, hangi parçanın neyi çektiğini tahmin etmez.

  7. 7

    Bir imiş bildim Kemâl’in kıymetin

    Kıymete sığmaz imiş gördüm cemâlin ülfetin

    1Kemal’in kıymetini hayat artıran bir güç olduğunu anlayınca bildim.

    2Yüzünün yakınlığının hiçbir değere sığmadığını gördüm.

    Kemal adı olgunluk ve hayat artırma, yüzün yakınlığı ise paha biçilemez değerle ilişkilendirilir. Şair sevgilinin kıymetini yalnız görünüşte değil, ona yaklaşmanın yaşama gücü vermesinde bulur.

  8. 8

    Ülfetim Bâkî ile buldum devletin

    Devlet-i dünyâya vermem bugünün Nu’mân’ımın

    1Baki ile yakınlığımda ebediliğin mutluluğunu buldum.

    2Bugünün Numan’ını dünya saltanatına değişmem.

    Baki adı kalıcılık ve ebediyet, Numan ise dünyaya değişilmeyecek değer çağrışımı taşır. Yakınlık sayesinde bulunan ‘beka devleti’, geçici saltanattan üstün bir manevi zenginlik olarak sunulur.

  9. 9

    Câmı hayrette kodu Hızr’ın cefâ-yi zulmeti

    Zulmet-i dehre şeref verdi Halîl’in

    1Karanlığın cefası Hızır’ın kadehini hayrette bıraktı.

    2Halil’in yüzü dünyanın karanlığına şeref verdi.

    Hızır karanlıkla, Halil aydınlık yüzle anılır; ilk görüntü şaşkınlık, ikincisi dünyanın karanlığına şeref getirir. İki ad, karanlık ile ışık arasındaki geçişi dostların yüzleri üzerinden kurar.

  10. 10

    Tal’at-i hüsnün görüp Rıdvân’a sordum cenneti

    Cennet-i vasfın Ömer can arzular sultânımın

    1Güzelliğinin yüzünü görünce Rıdvan’a cenneti sordum.

    2Ömer’in canı, sultanımın cennet tasvirine kavuşmayı arzular.

    Rıdvan cennetin bekçisidir; sevgilinin yüzünü gören şair cenneti ona sorar. Kapanışta Ömer’in canı bu yüzün cennet tasvirine erişmek ister ve şiirde sıralanan bütün adlar tek bir kavuşma arzusunda toplanır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 20. dize “Cennet-i vasfın Ömer can arzular sultânımın”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 491 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNâgehan aşk u mahabbet râhına girdim mededÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

mâil

Yönelmiş, gönül vermiş.

pâyine

Ayağına.

berdâr

Asılmış, dara çekilmiş.

hayât efzâ

Hayat artıran, canlandıran.

bekanın

Kalıcılığın, ebediyetin.

tal’ati

Yüzü, görünüşü.