Nifak
Toplumsal ayrılığı fırtına ve girdaptan daha yıkıcı gösteren şiir, tarihten Kırım, Buhara ve Hindistan örnekleriyle birlik uyarısı çıkarır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Evet sanin fırtınan her boradan zalimdir,
Senin alçak hırsların girdaplardan derindir,
Senin kanlı kinlerin kayalardan keskindir.
Senin rüzgârın dünyaları titretir;
1Evet, senin fırtınan her boradan daha zalimdir;
2alçak hırsların girdaplardan daha derin,
3kanlı kinlerin kayalardan daha keskindir.
4Lanetli rüzgârın dünyaları titretir.
- 2
Bir devleti öyle bir felâkete düşürür.
Tehlikeye atar ki, burda büyük bir millet,
Şeref, namus, hürriyet...
Bir geminin enkazı gibi batar ve çürür.
1Bir devleti öyle bir felakete düşürür,
2öyle bir tehlikeye atar ki burada büyük bir millet,
3şerefi, onuru ve özgürlüğüyle birlikte
4bir geminin enkazı gibi batar ve çürür.
İlk bendin deniz imgeleri devletin batışıyla tamamlanır. Nifak yalnız yöneticiyi değil milletin şeref, namus ve özgürlüğünü birlikte suya gömer; canlı toplum çürüyen gemi enkazına dönüşür. Kesintili üçüncü dize, kaybedilecek ortak değerleri batıştan hemen önce askıda bırakır.
- 3
Ey tarihin feneri! Sen bizlere ışık ver.
Kurtarıcı nurunu şimşek gibi parıldat,
Gözümüzü kör eden karanlığı aydınlat;
Neredeyiz? Nereye gideceğiz? Yol göster!
1Ey tarihin feneri, bize ışık ver.
2Kurtarıcı ışığını şimşek gibi parlat;
3gözümüzü kör eden karanlığı aydınlat.
4Nerede olduğumuzu ve nereye gideceğimizi göster.
Tarih geçmişi sergileyen bir kayıt değil karanlıkta yön bulduran fener olarak çağrılır. Şimşek gibi parlayan ışık bir anlık açıklık sağlayarak bugünkü konum ile gelecekteki yolu görünür kılmalıdır. Art arda sorular, topluluğun yön kaybını ve geçmişten ders alma ihtiyacını belirtir.
- 4
Ve göster ki: Zamanın kumlarında kaç mezar,
Şu uğursuz nifaka kurban olmuş kaç vatan,
Kaç zavallı Hindistan,
Kaç zavallı , kaç zavallı var?..
1Ayrıca zamanın kumlarında kaç mezar bulunduğunu,
2bu uğursuz ayrılığa kaç vatanın kurban olduğunu,
3kaç zavallı Hindistan'ın,
4kaç zavallı Buhara ve Kırım'ın bulunduğunu göster.
Zamanın kumları geçmiş devletlerin mezarlarını örter; tarih fenerinden bunları yeniden göstermesi istenir. Hindistan, Buhara ve Kırım şiirin dönemsel siyasal hafızasında kayıp ve parçalanma örnekleri olarak sıralanır. Tekrarlanan ‘kaç’ sorusu kesin sayı vermek yerine nifakın tarih boyunca çoğalan bedelini büyütür.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 165448 sabit revizyonu ve transklüde Türk Sazı.pdf 104. sayfaları birlikte denetlendi. Şablon, başlık ve basılı sayfa numarası çıkarıldı; kaynak yazımı sessizce düzeltilmedi. Sabitlenen tarama sayfasındaki bütün şiir gövdesi ve görünen bent sınırları korundu. Kaynak sayfası ölçüyü adlandırmıyor; basılı dizeler on dört hece taşır ve yedinci heceden sonra durak alır. Sayfada iki satır — "Şeref, namus, hürriyet..." ve "Kaç zavallı Hindistan," — yedi hecelik yarım dize olarak basılıdır; bu dizim korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir tarlada geziyordum; ayağıma katı bir şey takıldı;Mehmet Emin Yurdakul · Şiir→
Nifak doğrudan karşısında duran bir varlık gibi ‘sen’ diye suçlanır. Fırtına, girdap, kaya ve rüzgâr karşılaştırmaları soyut anlaşmazlığa fiziksel güç verir; hırs derinlik, kin keskinlik kazanır. Doğal afetlerden daha zalim oluşu, bu yıkımın insanlar tarafından üretildiğini düşündürür.