O demki mahrem-i bezm-i cemâl-i yâr olurum
"Olurum" redifiyle her beyit bir hâl değişimi bildirir: yakınlıkta kararsızlık, baharda inleyiş, yoksullukta kadeh. Son beyitte şair şikâyet etmenin kendisini arsızlaştırdığını itiraf eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
O demki -i -i cemâl-i yâr olurum
olacak yerde bî-karâr olurum
1Sevgilinin güzellik meclisine mahrem olduğum an,
2sükûnete kavuşacak yerde kararsız olurum.
- 2
Ne dem ki rû-be-reh-i gülşen-i bahâr olurum
Çemen çemen gezerim firkatinle zâr olurum
1Ne zaman bahar gülşeninin yoluna yönelsem,
2çimenden çimene gezer, ayrılığınla inlerim.
Beyit ilk dizede yön, ikincide yürüyüş verir: yola çıkılır, sonra çimen çimen dolaşılır. Tekrar edilen "çemen" adımların sayısını duyurur. Bahar ile firkatin karşıtlığı klişedir, ama burada yer değiştirmenin bir çare olmadığını göstermeye yarar.
- 3
Degil degil baña lâyık safâ-yı -i çemen
Ki ben de derd ile bir -i zâr olurum
1Değil değil, çimende gezmenin safası bana yakışmaz;
2çünkü ben de dertle inleyen bir bülbül olurum.
"Degil degil" tekrarı beyti bir iç konuşmaya çevirir; şair az önceki kendi teklifini reddeder. Gerekçe bülbül mazmunuyla verilir: bahçeye giren âşık gezinen değil, öten olur. "Andelîb-i zâr" inleyen bülbüldür — safâ arayan kişi orada kendi feryadını üretir.
- 4
Elimden alsa felek gam değil bütün vârım
Ferahla ben yine her dem olurum
1Felek bütün varımı elimden alsa gam değil,
2ferahla ben yine her an kadeh tutan olurum.
Mal ile neşe arasında bir terazi kurulur ve terazi neşeden yana ağar: felek her şeyi alsa da elde kadeh kalır. "Piyâle-dâr" kadeh tutan demektir; yoksullaşmanın kendisi değil, elde tutulanın ne olduğu önemsenir. Rindâne tavrın en açık göründüğü beyittir.
- 5
Enîsin olma bana mûcib-i sükût olmaz
Firâkını düşünür yine olurum
1Senin dostun olmam, benim susmama sebep olmaz;
2ayrılığını düşünür, yine feryat eden olurum.
Konuşanın sevgilinin dostu olması onu susturmaz; ayrılığı düşününce yeniden feryat eder. Kaynaktaki ‘enîsin olma’ tamlaması olumlu dostluk ilişkisini taşır, günümüz Türkçesinde sessizce olumsuza çevrilmez.
- 6
Şikâyet eylerim Ekrem ol mâha cevrinden
Zamân zamân ne yamân u âr olurum
1Ekrem, o aya cevrinden şikâyet ederim;
2zaman zaman ne yaman utanmaz ve arsız olurum.
Mahlas beyti şairin kendi kusurunu itiraf etmesiyle biter: şikâyet etmek utanmazlıktır ve o da bunu bilir. "Bî-hicâb u âr" perdesiz ve arsız demektir; "zamân zamân" ise bu hâlin sürekli değil nöbetli olduğunu söyler. Redif son kez, en olumsuz sıfatı üstlenir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142892 numaralı sürüm esas alındı; ilk satır ("İbtidâ-yı Gazeliyyât") kitabın bölüm künyesidir, dize değildir ve alınmadı. Beşinci beytin ilk dizesi ("Enîsin olma bana mûcib-i sükût olmaz") kaynakta öbür dizelerden kısa, yani vezni eksiktir; anlamı okunabildiği için şiir atlanmadı, dize düzeltilmedi. "Baña" yazımındaki nazal ñ kaynaktaki gibi bırakıldı. Mahlas "*Ekrem*" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif olan "olurum" her beytin sonunda bir dönüşüm bildirir; gazel bu yüzden hâl değil, hâl değiştirme şiiridir. Matla beklentiyi bozar: kavuşma huzur getirmeliyken yakınlık kararsızlığa yol açar. "Mahrem" içeriye alınmış demektir, ama içeri girmek burada rahatlamak anlamına gelmez.