DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Sürûrî/Ol menem kim yüz tutub âyîne-i insâna men
Gazel · 16. yüzyıl

Ol menem kim yüz tutub âyîne-i insâna men

Baştan sona birinci tekil şahısla yazılmış yedi beyit. Her beyit “men” ile biter ve her seferinde konuşan kişi başka bir şeye dönüşür: secde eden, sır çözen, Hızır olan, meydana giren.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ol menem kim yüz tutub -i insâna men

    Fazl-ı Rahman’dan eriştim sûret-i Rahmân’a men

    1O benim ki insan aynasına yüz tuttum;

    2Rahmân'ın lütfuyla Rahmân'ın suretine eriştim.

    İnsan bir aynaya çevrilir ve ona yönelen konuşan aradığı sureti bu aynada bulduğunu söyler. İnsan, bilgi ve görünüş ilişkisi doğrudan beyitten okunur; yorum bunu dışarıdan mezhep doktriniyle tamamlamaz.

  2. 2

    Secde idüb tek önünde âdemin

    Okuram uymazam şeytâna men

    1Kutsal ruh gibi Âdem'in önünde secde edip

    2Esmâ-i Hüsnâ'yı okurum, şeytana uymam.

    Meleklerin Âdem'e secdesi kıssası doğrudan uygulanıyor: şair de insana secde ediyor. Reddedilen taraf ise secde etmeyen İblis — beyit tarafını açıkça seçiyor.

  3. 3

    -i Tâhâ’nın tılısmı keşf edelden

    Âlem-i ta’lîm-i ilm-i Alle-mel-Kur’an’a men

    1Gayb eli Tâhâ hazinesinin tılsımını çözdüğünden beri

    2“Allemel-Kur'an” ilminin öğretim âlemindeyim.

    Tâhâ suresi ve “Allemel-Kur'an” ayeti anılıyor: Kur'an'ın öğretildiği bildirilen ayet. Bilgi burada okumakla değil, tılsımın çözülmesiyle geliyor.

  4. 4

    Sâki-i bâkî bana bir bâde nûş ettirdi kim

    Hızr-ı vakt oldum eriştim çeşme-i hayvâna men

    1Ebedî sâki bana öyle bir şarap içirdi ki

    2zamanın Hızır'ı oldum, hayat çeşmesine eriştim.

    Şarap burada içki değil bilgi. Âb-ı hayat efsanesi devreye giriyor: içen ölümsüz olur. Şair kendini Hızır ilan ederek dönüşümün en uç noktasına geliyor.

  5. 5

    Zülfünün küfrünü her İsâ nefeslu dilberin

    Nûr-i îman bilmeyince gelmedim îmâna men

    1Her İsa nefesli dilberin saçının küfrünü

    2iman nuru diye bilmeyince imana gelmedim.

    Saçın karanlığı klasik şiirde “küfr”, yüzün aydınlığı “iman” sayılır. Beyit bu kalıbı tersine çeviriyor: küfrü iman diye görmeden iman edilmiyor — yani karşıtların birliği kabul edilmeden inanç tamamlanmıyor.

  6. 6

    Şol kamer devrinde bağlar anberin içün

    Başımı top eyledim girdim bu gün meydâna men

    1Şu ay devrinde amber saçını çevgân için bağlar;

    2başımı top ettim, bugün meydana girdim.

    Çevgân, atlı olarak topa vurulan bir oyun. Sevgilinin saçı sopa, âşığın başı top oluyor. Meydana girmek, oyuna razı olmak — teslimiyet bir spor sahnesiyle anlatılıyor.

  7. 7

    Ey Sürûrî âlem-ül-kaybın cemâlin görmüşem

    Can gözüyle bakmışam tâ sûret-i insâna men

    1Ey Sürûrî, gayb âleminin cemalini görmüşüm;

    2can gözüyle ta insan suretine bakmışım.

    Mahlas beyti ilk beyte dönüyor ama bir eklemeyle: bakılan yer aynı, bakan göz değişmiş. “Can gözü” ile bakmak, gazelin başındaki aynanın nasıl okunacağını söylüyor.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144485 numaralı sürüm esas alındı; sayfa numarası işareti metne alınmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAllemel’esmâ ki Geldi Âdem’e Allah’dan
Allemel’esmâ ki geldi âdem’e Allah’dan
Sürûrî · Gazel

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

âyîne

Ayna

rûh-i kudsî

Kutsal ruh; Cebrail

esmâ-i hüsnâ

Allah'ın güzel isimleri

genc

Hazine

tılsım

Gizli güç taşıdığına inanılan işaret

dest-i gayb

Görünmeyen el

çeşme-i hayvân

Âb-ı hayat çeşmesi

çevgân

At üstünde topa vurulan sopa; bir oyun

âlem-ül-gayb

Görünmeyen âlem