Ol menem kim yüz tutub âyîne-i insâna men
Baştan sona birinci tekil şahısla yazılmış yedi beyit. Her beyit “men” ile biter ve her seferinde konuşan kişi başka bir şeye dönüşür: secde eden, sır çözen, Hızır olan, meydana giren.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ol menem kim yüz tutub -i insâna men
Fazl-ı Rahman’dan eriştim sûret-i Rahmân’a men
1O benim ki insan aynasına yüz tuttum;
2Rahmân'ın lütfuyla Rahmân'ın suretine eriştim.
- 2
Secde idüb tek önünde âdemin
Okuram uymazam şeytâna men
1Kutsal ruh gibi Âdem'in önünde secde edip
2Esmâ-i Hüsnâ'yı okurum, şeytana uymam.
Meleklerin Âdem'e secdesi kıssası doğrudan uygulanıyor: şair de insana secde ediyor. Reddedilen taraf ise secde etmeyen İblis — beyit tarafını açıkça seçiyor.
- 3
-i Tâhâ’nın tılısmı keşf edelden
Âlem-i ta’lîm-i ilm-i Alle-mel-Kur’an’a men
1Gayb eli Tâhâ hazinesinin tılsımını çözdüğünden beri
2“Allemel-Kur'an” ilminin öğretim âlemindeyim.
Tâhâ suresi ve “Allemel-Kur'an” ayeti anılıyor: Kur'an'ın öğretildiği bildirilen ayet. Bilgi burada okumakla değil, tılsımın çözülmesiyle geliyor.
- 4
Sâki-i bâkî bana bir bâde nûş ettirdi kim
Hızr-ı vakt oldum eriştim çeşme-i hayvâna men
1Ebedî sâki bana öyle bir şarap içirdi ki
2zamanın Hızır'ı oldum, hayat çeşmesine eriştim.
Şarap burada içki değil bilgi. Âb-ı hayat efsanesi devreye giriyor: içen ölümsüz olur. Şair kendini Hızır ilan ederek dönüşümün en uç noktasına geliyor.
- 5
Zülfünün küfrünü her İsâ nefeslu dilberin
Nûr-i îman bilmeyince gelmedim îmâna men
1Her İsa nefesli dilberin saçının küfrünü
2iman nuru diye bilmeyince imana gelmedim.
Saçın karanlığı klasik şiirde “küfr”, yüzün aydınlığı “iman” sayılır. Beyit bu kalıbı tersine çeviriyor: küfrü iman diye görmeden iman edilmiyor — yani karşıtların birliği kabul edilmeden inanç tamamlanmıyor.
- 6
Şol kamer devrinde bağlar anberin içün
Başımı top eyledim girdim bu gün meydâna men
1Şu ay devrinde amber saçını çevgân için bağlar;
2başımı top ettim, bugün meydana girdim.
Çevgân, atlı olarak topa vurulan bir oyun. Sevgilinin saçı sopa, âşığın başı top oluyor. Meydana girmek, oyuna razı olmak — teslimiyet bir spor sahnesiyle anlatılıyor.
- 7
Ey Sürûrî âlem-ül-kaybın cemâlin görmüşem
Can gözüyle bakmışam tâ sûret-i insâna men
1Ey Sürûrî, gayb âleminin cemalini görmüşüm;
2can gözüyle ta insan suretine bakmışım.
Mahlas beyti ilk beyte dönüyor ama bir eklemeyle: bakılan yer aynı, bakan göz değişmiş. “Can gözü” ile bakmak, gazelin başındaki aynanın nasıl okunacağını söylüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144485 numaralı sürüm esas alındı; sayfa numarası işareti metne alınmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Allemel’esmâ ki geldi âdem’e Allah’danSürûrî · Gazel→
İnsan bir aynaya çevrilir ve ona yönelen konuşan aradığı sureti bu aynada bulduğunu söyler. İnsan, bilgi ve görünüş ilişkisi doğrudan beyitten okunur; yorum bunu dışarıdan mezhep doktriniyle tamamlamaz.