DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Hayretî/Olmayub Âlemde Sûret Satmada Dellâllar
Murabba · 16. yüzyıl

Olmayub Âlemde Sûret Satmada Dellâllar

Yedi bentlik bir murabba, baştan sona tek bir topluluğu tarif eder: Abdallar. Her bendin sonunda aynı hüküm döner ve şiir görünüş ile mana arasındaki tersliği bent bent kurar — dışarıdan dilenci, içeriden padişah.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Olmayub âlemde sûret satmada dellâllar

    Kîl ü kali kazıdı defterden ehl-i hâller

    Vâkıf-ı esrâr-ı aşk-ı Hak olan kattâller

    Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

    1Âlemde görünüş satan dellâllardan olmayıp

    2hâl ehli, dedikoduyu defterden kazıdı

    3Hak aşkının sırlarına vâkıf olan o can alıcılar

    4keskin erlerdir Abdallar, kınından çıkmış kılıçtır

    Bent üç adım atar: satmayı reddetmek, yazılanı silmek, sırra ermek. “Kîl ü kal” dedikodu değil, medresenin “denildi ki–denildi ki” tartışmasıdır; defterden kazınan şey kitabî bilgidir. Nakarattaki çıplak kılıç imgesi bu silmenin karşılığıdır: kını, yani örtüsü olmayan.

  2. 2

    Na’ller kim kesdiler râh-ı Hudâ’ye dâldir

    Tâlibi cezbitmeğe her biri bir çengâldir

    Dağlar rûşen delîl-i meclis-i ikbâldir

    Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

    1Kestikleri na'ller Hudâ yoluna delalet eder

    2her biri, talibi kendine çekmek için bir çengeldir

    3dağlar, ikbal meclisinin apaçık delilidir

    4keskin erlerdir Abdallar, kınından çıkmış kılıçtır

    Bent, tarihsel Kalenderî-Abdal çevrelerinde görülen bedene nal biçimli kesik ve dağlama uygulamalarını övgü diliyle anıyor; bu kendine zarar verme pratiği bugün önerilmeden ve onaylanmadan aktarılmalıdır. Nalın kavisli ucu “çengâl” benzetmesini, “dağlar” sözü de hem yeryüzü dağını hem dağlama izini taşır.

  3. 3

    Bezm-i dilde her elif bir şem’-i can efrûzdur

    Münkirin kalbine lâkin tîr-i âhen dûzdur

    Gicesi Kadr oldı bunların günü nevrûzdur

    Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

    1Gönül meclisinde her elif, canı tutuşturan bir mumdur

    2ama inkârcının kalbine saplanan demir bir oktur

    3bunların gecesi Kadir oldu, günü nevruzdur

    4keskin erlerdir Abdallar, kınından çıkmış kılıçtır

    Elif harfinin dik çizgisi önce muma, sonra oka benzetilir; aynı biçim dosta ışık, münkire yara olur. Üçüncü dize iki takvimi yan yana koyar: Kadir gecesi İslâm'ın en değerli gecesi, nevruz Alevî-Bektaşî geleneğinde Ali'nin doğum günü sayılan bahar başlangıcıdır.

  4. 4

    Çün bular râh-ı tarîkatde gelüb hâk oldular

    Zerre iken mihr-i âlemtâb-ı eflâk oldular

    Gıll u gışdan -ı tevhîd ile pâk oldular

    Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

    1Tarikat yolunda gelip toprak oldukları için

    2zerre iken âlemi aydınlatan feleklerin güneşi oldular

    3kin ve hileden tevhit cilasıyla arındılar

    4keskin erlerdir Abdallar, kınından çıkmış kılıçtır

    Bendin üç dizesi de “oldular” ile biter ve her biri bir dönüşüm bildirir: toprak, güneş, arınmış ayna. Zerre ile güneş klasik şiirin en küçük ile en büyüğüdür; aradaki mesafeyi kapatan şey alçalmadır. “Saykal” ayna cilalama aletidir, tevhit de kalbi parlatan alet sayılır.

  5. 5

    Sûretâ gerçi birer kemter gedâlardır bular

    Âlem-i ma’nâde lâkin pâdişalardır bular

    Merve hakkı sôfiyâ ehl-i Safâlardır bular

    Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

    1Görünüşte bunlar birer değersiz dilencidir

    2ama mana âleminde bunlar padişahtır

    3Merve hakkı için ey sofu, bunlar safa ehlidir

    4keskin erlerdir Abdallar, kınından çıkmış kılıçtır

    “Gerçi–lâkin” çifti bendi ikiye böler ve şiirin ana tezini en açık biçimde kurar: suret ile mana ters okunur. Üçüncü dize bir yemin gibi görünüp cinasla çalışır — Safâ ile Merve Kâbe'nin iki tepesidir; “ehl-i Safâ” hem safa ehli hem Safâ tepesinin sakinidir.

  6. 6

    Cism sûretde heman ma’nâda bunlar cândır

    Âlem-i ma’nâya her bir sözleri burhândır

    -i fakr içre bunlar da birer sultândır

    Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

    1Cisim yalnız görünüştedir, manada bunlar candır

    2her bir sözleri mana âlemine delildir

    3yoksulluk giysisi içinde bunlar da birer sultandır

    4keskin erlerdir Abdallar, kınından çıkmış kılıçtır

    Önceki bendin karşıtlığı burada üç kez yeniden kurulur: cisim–can, söz–delil, hırka–saltanat. Üçüncü dizedeki “kisvet-i fakr” yalnız mecaz değil, Abdalların gerçekten giydiği yamalı hırkadır; giysi hem yoksulluğun işareti hem saltanatın örtüsü sayılır.

  7. 7

    Pâdişehsin Hayreti Hünkâr’a gerçek kulsun

    Âstân-ı devletinde bende-i makbûlsün

    Sen de bir dîvânesi ol bunların ma’kulsün

    Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar

    1Padişahsın Hayretî, Hünkâr'a gerçek kulsun

    2onun devlet eşiğinde makbul bir kulsun

    3sen de bunların bir divanesi ol, akıllılık budur

    4keskin erlerdir Abdallar, kınından çıkmış kılıçtır

    Şair kendine seslenir ve bendin beşinci bentte kurduğu tersliği kendi üstünde çalıştırır: padişahlığı kulluktan gelir. “Hünkâr” Bektaşî dilinde Hacı Bektaş Velî'nin unvanıdır. Son dize divanelikle makulluğu bir cümlede birleştirerek şiiri kendi mantığıyla kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144530 numaralı sürüm esas alındı; başlık, “— 4 —” sıra numarası ve “— Murabba —” tür satırı metne alınmadı. Bentler nakarata göre ayrıldı; “Keskin erler tîğ-ı uryanlardürür Abdâllar” yedi kez, harfi harfine aynı biçimde tekrarlanıyor. Kaynakta birkaç dize kalıba göre bir-iki hece eksik (“Na’ller kim kesdiler…”, “Dağlar rûşen delîl…”, “Âstân-ı devletinde…”); hiçbiri tamamlanmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBuldular Ol Bînişandan Çün Nişan Abdâllar
Buldular ol bînişandan çün nişan Abdâllar
Hayretî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dellâl

aracı, çığırtkan satıcı

kîl ü kal

dedikodu; kitabî tartışma

kattâl

çok öldüren, can alıcı

tîğ-ı uryan

kınından çıkmış çıplak kılıç

na’l

at nalı; dervişlerin bedene açtığı nal biçimli iz

gıll u gış

kin ve hile

saykal

ayna cilalama aleti, cila

kisvet

giysi, kılık