DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Pâyine yüz sürdüğü içün güneş buldu revâç
Şiir · 17. yüzyıl

Pâyine yüz sürdüğü içün güneş buldu revâç

Şair sevgilinin ayağı, yüzü, beni, ayva tüyü, saçı, gözü, kirpiği ve kaşı çevresinde kozmik ve coğrafi bir övgü kurar; sonunda Ömer’in gönlünü billur beden karşısındaki kırılgan cama benzetir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    yüz sürdüğü içün güneş buldu revâç

    Ne saâdettir anı eflâk edindi serde tâç

    1Güneş, ayağına yüz sürdüğü için değer kazandı;

    2göklerin onu başına taç edinmesi ne büyük mutluluktur.

    Güneşin parlaklığı bile kendiliğinden gelen bir üstünlük sayılmaz; değerini sevgilinin ayağına yüz sürmekten alır. Göklerin onu taç edinmesi, sevgiliye bağlı bu ışığı yüceltirken kozmik düzeni güzelliğin çevresinde yeniden kurar.

  2. 2

    Can nice kılsun tahammül

    Şem’ile pervâne gör eyler mi bir dem

    1Can, yanağının ışığına nasıl dayansın?

    2Bak, mumla pervane bir an uyum sağlayabilir mi?

    Yanağın ışığı canın taşıyamayacağı ölçüde güçlüdür. Mum ile pervanenin bir arada kalamaması örnek gösterilir: Pervane ışığa yönelir fakat onda yanar; âşık da sevgilinin yüzüne çekilirken aynı yakınlığın zararını göze alır.

  3. 3

    Tâbi’ olmuş Çin ü Huten

    Kûhl içün nerkislerin ister Safâhan’dan harâç

    1Çin ile Huten benine, ayva tüyüne ve saçına bağlanmış;

    2nergis gözlerin sürme için Safâhan’dan haraç ister.

    Çin ve Huten, ben, ayva tüyü ve saç gibi güzellik unsurlarının ardına takılan ülkeler olarak kişileştirilir. Nergise benzeyen gözlerin Safâhan’dan sürme vergisi istemesi, yüz güzelliğini geniş bir coğrafyaya hükmeden saray düzenine taşır.

  4. 4

    Yine çekmiş celâli kaşların

    Tâ Karaman ellerinden kasdı almak gibi bâç

    1Heybetli kaşların yine kirpik askerini yürütmüş;

    2sanki Karaman illerinden vergi almaya niyetlidir.

    Kaşlar orduyu yöneten heybetli kumandan, kirpikler de saldırıya hazır askerlerdir. Karaman’dan bâç alma niyeti gerçek bir tarih anlatısı diye kesinleştirilmez; sevgilinin bakışını uzak bölgelere uzanan egemenlik ve fetih diliyle büyütür.

  5. 5

    Hâtır-ı Âşık Ömer duymaz

    Ey teni billur sadâ-yi berka katlanmaz

    1Âşık Ömer’in gönlü basılı ‘hitâb engîzini’ yapısını duymaz; bu kapalı söz öbeği tanıksız açılmadı.

    2Ey billur tenli, cam şimşeğin sesine dayanamaz.

    İlk dizedeki ‘hitâb engîzini’ terkibinin nesne ve yüklem bağı basılı tanıkta kapalı kaldığı için modern satır bu yüzeyi açıklama iddiasına girmez. İkinci dizede billur ten ile kırılgan cam aynı parlaklık alanına çekilir; şimşek sesi karşısındaki zücâç, Ömer’in gönlündeki dayanma sınırını görünür kılar.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.164 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n164-DA4B16F334A5. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.164, PDF 182; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirPerîşân eyledi aklım yine bir dilber-i ra’nâÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

Pâyine

Ayağına, ayağının dibine.

pertev-i ruhsârına

Yanağının ışığına.

imtizâç

Uyuşma, bağdaşma.

hâl ü hatt ü zülfüne

Benine, yüzündeki ince tüylere ve saçına.

müjgân askerin

Kirpiklerden oluşan asker topluluğunu.

zücâç

Cam; burada kırılgan gönül imgesini taşır.

hitâb engîzini

Basılı tanıkta yüklem ve nesne bağı kapalı kalan söz öbeğidir; ikinci tanık olmadan ‘uyandıran hitap’ diye kesinleştirilmedi.