DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiir · 19.–20. yüzyıl

Seher

Seherde ağaç doruklarında titreşen hayal kuşlarını gösterip yerdekileri toprak ufkunun esiri bırakan, sonda 'nihayet' sözünü sezdiren altı dizelik erken dönem şiiri.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ağaçların seherî zirvesinde titreşiyor

    -ı fâniye-i âlem-i tahayyül ü .

    1Ağaçların seher vaktindeki doruğunda titreşiyor

    2hayal ve uyku âleminin ölümlü kuşları.

    Kuşlar gerçek değil, hayal ile uykunun ortak âleminden geliyor; yine de 'fâni' sözüyle ölüme bağlanıyor. Seher onları görünür kılarken aynı anda kaybedilecek kılıyor.

  2. 2

    Semâyı kaplayacak, şimdi, gâzeler gibi nûr

    Zavallılar kalacaklar .

    1Işık şimdi tülbentler gibi göğü kaplayacak,

    2zavallılar toprak ufkunun esiri kalacak.

    Aydınlık yükselirken yerdekiler yerinde kalıyor; ışık bir kurtuluş değil sınır çiziyor. 'Esîr' sözü sabahı özgürleşme değil, mahkûmiyetin görünür olması yapıyor.

  3. 3

    Ve onların gözü eyler nücûm-ı fecre

    Ve onların sesi eyler "nihayet"i işrâb...

    1Ve onların gözü şafak yıldızlarını azarlar,

    2ve onların sesi "nihayet" sözünü sezdirir...

    Sitem göğe yöneliyor; göz kabahati şafağın yıldızlarında arıyor. Şiir bir kelimeyi tırnak içine alıp bırakıyor: 'nihayet' hem bitiş hem katlanmanın son sınırı.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Vikikaynak'ın 140916 numaralı kalıcı revizyonu esas alındı; sayfa ilk yayım künyesini "Servet-i Fünûn, nr. 1054, 4 Ağustos 1911, s. 319" olarak veriyor. Kaynaktaki HTML karakter kısaltmaları (â, î, û) şapkalı harflere çevrildi; satır sonu boşlukları temizlendi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÖğle
Yeşil sularda büyük inciden çiçekler açar,
Ahmet Hâşim · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

seher

Tan atmadan önceki vakit

tuyûr

Kuşlar

fâni

Geçici, ölümlü

hâb

Uyku

gâze

İnce tül, gazlı bez

esîr-i ufk-ı türâb

Toprak ufkunun esiri

nücûm-ı fecr

Şafak yıldızları

itâb

Azarlama, sitem