DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kânî/Rûyına Hatt Gelüp Rûzumuzu Târ İtdi
Gazel · 18. yüzyıl

Rûyına Hatt Gelüp Rûzumuzu Târ İtdi

Sevgilinin yüzünde beliren ayva tüyünü kararma, duvar, yazı ve hata sesleriyle işleyen; tarihsel güzellik anlayışını görünür kılan bir gazeldir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Rûyına gelüp rûzumuzu târ itdi

    Der-i -i vuslatı dîvâr itdi

    1Yüzünde ayva tüyleri çıkıp günümüzü kararttı;

    2kavuşma gül bahçesinin kapısına duvar ördü.

    Açılış beyti iki ceza sıralar: gün kararır, kavuşma bahçesinin kapısına duvar örülür. “Rûz” ile “târ” arasındaki ışık-karanlık karşıtlığı, “der” ile “dîvâr” arasındaki açıklık-kapalılık karşıtlığını hazırlar; hattın gelişi hem zamanı hem mekânı kapatır.

  2. 2

    Bir görünmezce belâ idi ezel ‘uşşâka

    Şimdi Hak saklaya kendözini izhâr itdi

    1Önceden âşıklara görünmez bir belaydı;

    2Allah korusun, şimdi kendini gösterdi.

    İkinci beyit hattı, görünmez bir belanın açığa çıkışı sayar. “Ezel” ile “şimdi” arasındaki gerilim uzun süre saklı duran bir tehdidin ortaya çıkmasını andırır; “Hak saklaya” duası, âşığın korkusunu bir sakınma sözüne çevirir.

  3. 3

    Yüzine urdı felek itdigi istiğnâyı

    Yine yüz karalığın kendözine yâr itdi

    1Felek, yaptığı nazlı ilgisizliği yüzüne vurdu;

    2yüz karalığını yeniden kendine dost edindi.

    Üçüncü beyit hesabı feleğe devreder: sevgilinin nazlı ilgisizliği kendi yüzüne vurulur. “Yüz karalığı” hem yüzde beliren kararmayı hem utancı karşılar; ceza böylece kusurun kendisiyle aynı biçimi alır.

  4. 4

    Hafta başında idüp halk -ı meşkini

    degül -ı hitâdur diyü inkâr itdi

    1Halk haftanın başında yazı alıştırmasına başlayınca,

    2‘Bu yazı değil, hata çizgisidir’ diye inkâr etti.

    Dördüncü beyit “hatt” ile “hitâ” seslerini yazı alıştırması sahnesinde karşılaştırır. Halk meşke oturunca sevgili aynı sözcüğün öteki anlamını reddeder; ses benzerliği, yüzdeki tüyün yazı sayılmasını inkâr etmenin aracı olur.

  5. 5

    Sâde-rûlukda lebin emme muhâl iken o şûh

    Kâniyâ hat gelicek ‘âşıkı bî-zâr itdi

    1O güzel, yüzü tüysüzken dudağını öpmek imkânsızdı;

    2ey Kânî, ayva tüyü gelince âşığı büsbütün bezdirdi.

    Makta önceki hâli anar: “sâde-rû” iken dudağı öpmek zaten imkânsızdı. Şair adını anıp sonucu bildirir; ayva tüyünün gelişi imkânsızlığı kaldırmaz, âşığı büsbütün bezdirir. Beyit dönemin genç yüz ölçüsüne dayanan güzellik anlayışını yansıtır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g205-pdf328-329-printed321-322. Elbir neşrinde G205, basılı s. 321–322/PDF 328–329; 10 dize, basılı kalıp adı ve sonraki numaralı kayıtla tam sınır görselden sabittir. Hatt sözcüğü ayva tüyü, yazı ve hata ses alanlarında hareket eder. Kaynak görüntüden elle Unicode'a aktarıldı; sessiz kritik düzeltme yapılmadı. AVESIS profilindeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSaña kulluk yedi iklîme sultân olmadan yegdürKânî · Mısra

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

hatt

Yüzdeki ayva tüyü; aynı zamanda yazı

târ itmek

Karartmak

gül-şen-gede

Gül bahçesine benzeyen yer

istiğnâ

Nazlı ilgisizlik, ihtiyaçsızlık

hatt-ı meşk

Yazı alıştırması

hatt-ı hitâ

Yanlışlık çizgisi; ses oyunu