Sabahleyin bahçeye girdim
Anlatıcı sabah bahçeye girdiğinde bülbülü güle sarılmış görür; sevgili gül basılı metindeki belirsiz ‘enğel’ yüzeyini koparıp sefil fidana yönelmiştir. Yüzük, bilezik ve gerdana sarılan saç sevgilinin ayrıntılı portresini kurar. Âşık unutulmamak ve ateşe atılmamak için yalvarır, köpek diye andığı rakibi uzaklaştırır. Mahlaslı son bölüm belirsiz bir dilek dizimiyle açılır, ardından ah feleği yakar; bir canın ötekine sarılmasıyla başlayan şiir, dertlerin anlatıcıya sarılmasıyla kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sabahtan bahçeye girdim
Bülbülüm güle sarmaşmış
1Sabahleyin bahçeye girdim.
2Bülbülüm güle sarılmıştı.
- 2
Dost gülün koparmış
Sefil fidana sarmaşmış
1Sevgili gül, ‘enğel’i koparmış.
2Sonra zavallı fidana sarılmış.
Gül basılı metindeki ‘enğel’i koparıp sefil fidana sarılır. Sözcüğün neyi gösterdiği kesinleşmediğinden onu ‘engel’ veya doğrudan rakip diye kapatan bir anlam eklenmez.
- 3
Ben âşıkım bana yazık
Parmağında hatem yüzük
1Ben âşığım; bana yazık.
2Parmağında mühürlü bir yüzük var.
‘Ben âşığım, bana yazık’ yakınması yüzük ayrıntısıyla yan yana gelir. Yüzük, sevgilinin başka bir bağa ait olabileceğini düşündüren somut işarettir.
- 4
Kolların sıkmış bilezik
Zülfü gerdana sarmaşmış
1Bilezik kollarını sıkıca sarmış.
2Saçı gerdanına sarılmış.
Bilezik kolu, saç gerdanı sarar; iki süs eşyası ve beden parçası aynı kuşatma fiilinde birleşir. Portre, çevreleyen çizgilerle kurulur. “Kolların sıkmış bilezik” sözündeki yön “Zülfü gerdana sarmaşmış” dizesinde belirginleşir.
- 5
Âşıkın sakın unutma
Meftûnunum oda yakma
1Âşığını sakın unutma.
2Sana tutkunum; beni ateşe atma.
Unutulmama isteği ile ateşe atılmama yalvarışı, sevgilinin hem hafıza hem acı verme gücünü gösterir. Meftunluk âşığı savunmasız bırakır. “Âşıkın sakın unutma” başlangıcıyla “Meftûnunum oda yakma” sonucu aynı anlam çizgisinde buluşur.
- 6
rakib ileri gitme
Bir can bir cana sarmrşmış
1Ey köpek rakip, ileri gitme.
2Bir can başka bir cana sarılmış.
Rakip ‘köpek’ diye aşağılanıp ilerlememeye çağrılır; gerekçe iki canın sarılmış olmasıdır. Âşık kendi bağını canlı ve karşılıklı göstererek sınır çizer.
- 7
Ömer’in der diler dilek
Âhımdan yanıyor
1Ömer’in sözü şöyledir: ‘Diler dilek.’
2Ahımdan felek yanıyor.
Mahlaslı dizedeki ‘der diler dilek’ dizimi, dilek dileyenin kim olduğunu kesinleştirmez. Ardından ahın feleği yakması kişisel sesi kozmik düzene erişen bir güce dönüştürür.
- 8
Âhır bizi eyler
Bu dertler bize sarmaşmış
1Sonunda bizi yok edecek.
2Bu dertler bize sarılmış.
‘Sarılmak’ fiili başlangıçta bülbül ile gülü birleştirirken sonda dertleri anlatıcıya bağlar. Yakınlık imgesi böylece sevgi kucağından yıkıcı kuşatmaya döner.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.649 tam gövdesindeki görünür mahlas: L13 “Ömer’in der diler dilek”. Koleksiyon yerleşimi yalnız destekleyicidir.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), basılı No.649, PDF 509–510; 8 birim/16 dize. Başlangıç, gövde, bitiş ve sonraki sınır için görsel kanıt kayıt altındadır. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Şâh-ı âlemsin melâhat bârigâhındır seninÂşık Ömer · Şiir→
Sabah bahçesinde bülbülün güle sarılması, âşık ile sevgilinin klasik rollerini yakınlık içinde gösterir. Anlatıcı sahneyi dışarıdan gören kişidir.