Târîh-i Sebîl-i Hakîm Sultânî Ömer Efendi
Başlıkta Ömer Efendi'ye bağlanan ve dizede ‘sadr-ı Rum ili’ diye anılan hayır sahibinin sebili, susuzları hayat suyuyla kandıran eşsiz bir eser olarak 1135 yılında övülür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
vālā-cāh śadr-ı Rum ili
Oldı bu āŝār ile memdūĥ-ı Ǿālem ĥāliyā
1Hayırların sahibi, yüce makamlı Rumeli kazaskeri,
2bu eserlerle şimdi dünyanın övdüğü kişi oldu.
- 2
Su virüp gül-zār-ı ĥayrānını eyledi
Ol yār-ı Muśŧafā
1Hayır gül bahçesine su verip onu yemyeşil etti;
2o, Mustafâ'nın dostu Hazret-i Fârûk'un adaşıdır.
Hayır bahçesine verilen suyun gülzarı yeşertmesi, sebilin işlevini bahçe imgesiyle genişletir. Fârûk'un adaşı oluşu da Ömer adını Hz. Ömer'e bağlayan bir övgü halkası kurar.
- 3
Teşnegānı kandırup -ı lûŧfına
Eyledi işbu sebįli binā
1Susamışları lütfunun hayat suyuna kandırarak,
2bu sebili Tanrı yolunda yaptırdı.
Susamışların hayat suyuna kandırılması gündelik suyu diriltici lütuf düzeyine yükseltir. Sebilin ‘Tanrı yolunda’ yaptırılması, hayrı kişisel gösterişten ayırıp dinî bağış çerçevesine yerleştirir.
- 4
Ĥaķ bu kim rūĥ-ı Ĥüseyni şād u ħürrem eyledi
Oldı bā-lûŧf-ı ilāhį mažhar-ı ħayr-duǾā
1Gerçekten Hüseyin'in ruhunu neşeli ve mutlu etti;
2ilahî lütufla hayır duasına erişti.
Bu beyit sebilin Hüseyin'in ruhunu sevindirdiğini söyler ve hayır sahibini dua alan kişi olarak gösterir. İlâhî lütufla ‘hayır dua’ya erişmek, yapı ile kalıcı anılma arasındaki bağı kurar.
- 5
śaf baġlayup nevbetle ider
Gözeler mā kandırur Ǿaŧşān-ı cümle ĥāliyā
1Susamışlar sıra olup nöbetle dudağını öper;
2çeşmeler şimdi bütün susuzları suya kandırır.
Çeşme başında sıraya giren susuzların sebilin dudağını öpmesi, su içmeyi minnet jestine dönüştürür. Çeşmelerin herkesi kandırması, yapının toplumsal faydasını kalabalık bir sahneyle görünür kılar.
- 6
Miŝli yok ĥālā sebįlinüñ didim tārįħini
işbu sebįl-i bį-bahā
1Eşi olmayan sebilinin tarihini söyledim:
2Bu paha biçilmez sebil şifa pınarının kaynağıdır.
Son beyit sebilin benzersizliği iddiasını tarih dizesine bağlar. ‘Şifa pınarının kaynağı’ ifadesi yapıyı yalnız su veren bir çeşme değil, paha biçilmez ve iyileştirici bir hayır eseri sayar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih12-pdf992; Târihler no.12, basılı 947/gerçek PDF 992, basılı yıl 1135; ayrı numaralı tam kayıt, komşu tarih birleştirilmedi. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk beyit muhatabı ‘sadr-ı Rum ili’ sıfatı ve hayır sahipliğiyle tanıtır. Övgünün dayanağı yalnız makamı değil, dünyada görünür bıraktığı eserlerdir; şöhret kamusal hizmete bağlanır.