DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Bâkî/Sâkî elünde bülbüleyi bülbül eyleseñ
Gazel · 16. yüzyıl

Sâkî elünde bülbüleyi bülbül eyleseñ

Sürahinin gıkırtısını bülbül sesine, karanfili biberin adına bağlayan; beş beyit boyunca birbirine benzeyen kelimeleri üst üste getirerek meclisin sesini kuran kısa gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sâkî elünde bülbüleyi bülbül eyleseñ

    İçseñ şarâbı ruhlaruñı gül gül eyleseñ

    1Sâki, elindeki ince boyunlu sürahiyi bülbül gibi ses verdirsen

    2şarabı içip yanaklarını gül gül kızartsan.

    “Bülbüle” bir sürahi adı; şarap dökülürken çıkardığı ses onu gerçekten kuşa çeviriyor. İkinci dizede aynı oyun renge geçiyor, yanak gül olunca bahçe masaya taşınıyor.

  2. 2

    Gül devri mevsimidür mutribâ bu gün

    Bülbül-sıfat çemende biraz eyleseñ

    1Ey çalgıcı, bugün gül zamanı, yaşama mevsimi.

    2Bülbül gibi çimenlikte biraz ses etsen.

    “Gulgul” hem kuş cıvıltısı hem şişeden dökülen şarabın gıkırtısı. Çalgıcıdan istenen şey böylece ikiye bölünüyor: ya şarkı söyleyecek ya kadehi doldurmaya devam edecek.

  3. 3

    Söyletseñ ey surâhî sen erbâb-ı meclisi

    ferâgat eyleyicek eyleseñ

    1Ey sürahi, meclistekileri sen söyletsen.

    2Çalgıcı sustuğunda sen gıkır gıkır sesini duyursan.

    Çalgıcı susunca meclisin müziği sürahiye kalıyor. Eşya böylece icracının yerine geçiyor; sohbeti sürdüren şey insan sesi değil, boşalan bir kabın çıkardığı ses oluyor.

  4. 4

    Sevdâ-yı hâl-i yâr ile ey dil ‘aceb degül

    Meyl-i karanfül ârzû-yı eyleseñ

    1Ey gönül, sevgilinin benini sevdiğine göre şaşılmaz;

    2karanfile meyledip kara bibere iştah duyarsın.

    Ben siyah ve küçük olduğu için karanfil tanesiyle, sonra biberle eşleşiyor. Sevgiyi baharat iştahına indirmek beyti alçaltmıyor; tersine, arzuyu ağızda tadılabilir bir şeye çeviriyor.

  5. 5

    Destüñde -ı ‘Alî nevk-i hâmedür

    Bâkî semend-i tab’uñ olur eyleseñ

    1Bâkî, elindeki kalemin ucu Hz. Ali’nin Zülfikâr’ıdır.

    2İstersen yaratılışının atı da Düldül olur.

    Kalem kılıç, şairin mizacı da binek at; yazmak bir savaş sahnesine taşınıyor. Ses zinciri burada kapanıyor: bülbül, gulgul ve kulkul’dan sonra Düldül aynı hecelerle silahlanmayı getiriyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 255 numaralı gazeli esas alındı; gazel numarası PDF s. 188 sonunda, metin s. 189’dadır. “bülbüle / bülbül”, “gulgul”, “kulkul”, “fülfül” ve “Düldül” yazımları neşirdeki gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGün togdı şâh-ı ‘âlem uyanmaz mı hvâbdan (Kanûnî Mersiyesi, V. bend)
Gün togdı şâh-ı ‘âlem uyanmaz mı hvâbdan
Bâkî · Mersiye

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bülbüle

Boşalırken bülbül sesine benzer ses çıkaran ince boyunlu sürahi

‘ayş

Yaşama, zevk ve eğlence

mutrib

Meclisin çalgıcısı, şarkıcısı

gulgul

Kuş cıvıltısı; şişeden dökülen sıvının sesi

kulkul

Sürahiden dökülen şarabın gıkırtısı

fülfül

Kara biber

Zülfekâr

Hz. Ali’nin çatal uçlu kılıcı

Düldül

Hz. Ali’ye verilen ünlü binek