Sakın aldanma cihâna olmasun sende gurûr
Altı beyitlik gazel bir nasihatnâme gibi kurulmuş: aldanma, kibirlenme, derde razı ol, sabret, gönlünü temizle. Her öğüt bir örnekle bağlanır — şeytan, Bel'âm bin Bâûr, Behrâm-ı Gûr — ve son beyitte taç, taht ve güç tek soruyla ortadan kaldırılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sakın aldanma cihâna olmasun sende gurûr
Ne kadar devlet bulursan kendözüni eyle
1Sakın dünyaya aldanma, sende gurur olmasın
2Ne kadar devlet bulursan bul, kendini karınca say
- 2
Her ne denlü derd ü kim gele eyle kabûl
Hîç işitmedün mi kim dünyâ degül
1Ne kadar dert ve sıkıntı gelirse kabul et
2Hiç işitmedin mi ki dünya sevinç yeri değildir
İkinci dize muhatabı bir soruyla sıkıştırıyor: “hîç işitmedün mi” kalıbı vaaz dilinden gelir ve söyleneni ortak bilgiye, herkesin duymuş sayıldığı bir söze bağlar. Derdi “kabul etmek” burada rıza makamının karşılığıdır; öğüt sabrı değil, gelenle tartışmamayı buyurur.
- 3
Eyleme kibr ü hased olan şeytâna bak
Zühdüne tayanma gel gör noldı Bel'âm-ı Ba'ûr
1Kibir ve haset etme; kovulmuş olan şeytana bak
2Zâhitliğine güvenme; gel gör Bel'âm bin Bâûr'a ne oldu
İki örnek iki ayrı tuzağı gösterir: şeytan kibrin, Bel'âm-ı Ba'ûr kendi ilmine ve ibadetine güvenmenin sonucudur. Bel'âm, A'râf sûresinde âyetler verildiği hâlde onlardan sıyrılan adam olarak anılır. Beytin sert yeri burası: ibadet de gurur kaynağı olabilir.
- 4
Sabr kıl kim sabr ile dirler koruk helvâ olur
Gitmesün hergiz dilünden zikrün olsun yâ
1Sabret; sabırla koruk helva olur derler
2Zikrin dilinden hiç düşmesin, “yâ Sabûr” olsun
Atasözü doğrudan beytin içine alınmış: divan şiirinin ağır sözlüğüyle halk sözü aynı dizede duruyor. İkinci dize sabrı öğütten zikre çevirir — Sabûr, Allah'ın isimlerinden biridir; sabır artık bir dayanma değil, tekrarlanan bir addır.
- 5
Çirk-i dünyâ ile olmışdur bu gönül
Cehd kıl tevhîdile anun yirine tola nûr
1Bu gönül dünyanın kiriyle kirlenmiştir
2Çabala ki tevhitle onun yerine nur dolsun
Gönül burada bir kap gibi düşünülmüş: önce boşaltılacak, sonra doldurulacak. “Mülevves” ile “nûr” arasındaki geçişi sağlayan kelime “cehd” — yani temizlik kendiliğinden olmuyor, emek istiyor. Tevhid de bir inanç maddesi olarak değil, bir arındırma yöntemi olarak anılıyor.
- 6
Tâc ü taht ü zûr-ı bâzûya Muhibbi bakma gel
Hîç bilür misün ki şimdi kandedür
1Ey Muhibbî, taca tahta ve pazu gücüne bakma gel
2Hiç bilir misin, Behrâm-ı Gûr şimdi nerededir
Mahlas beyti gazelin bütün öğütlerini tek örnekte topluyor. Behrâm-ı Gûr yaban eşeği avıyla ünlü Sâsânî hükümdarıdır; lakabındaki “gûr” hem yaban eşeği hem mezar demek ve avcının bir gûrda kaybolduğu rivayeti bu cinasla anılır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142022 numaralı sürüm esas alındı; on iki satırın on ikisi de şiire ait, başlık metne alınmadı. Altı beytin kafiyesi (-ûr) ve kalıbı hiçbir yerde aksamıyor. Eski Anadolu Türkçesi biçimleri (“kendözüni”, “tayanma”, “tola”, “denlü”) düzeltilmeden bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gazel adı konmamış bir “sen”e seslenir; muhatabın belirsizliği öğüdü herkese açık bırakır. “Mûr” yani karınca, divan şiirinde Süleyman peygamber kıssasıyla anılır. Aynı adı taşıyan bir padişahın kendini karıncaya benzetmesi, kafiye kelimesini imzaya yaklaştırır.