Sevdiğim cânım yolunda hâke yek-sân olduğum
Sevgiliyi bayram gezintisine çağıran; Feyzâbâd’dan Sadâbâd’a uzanan mesire adlarını ve samur kürkle gül pembesi şalı aynı bende sığdıran beş bentlik şarkı.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sevdiğim cânım yolunda olduğum
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum
Ey benim aşkında bülbül gibi nâlân olduğum
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum
1Sevdiğim, canım, yolunda toprakla bir olduğum;
2bayramdır, nazla gezintiye çık, kurban olduğum.
3Ey aşkında bülbül gibi inleyip durduğum;
4bayramdır, nazla gezintiye çık, kurban olduğum.
- 2
Cümle yârân sana olduğun bilmez misin
Cümlenin tâkatleri tâk olduğun bilmez misin
Şimdi âlem sana müştâk olduğun bilmez misin
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum
1Bütün dostların sana âşık olduğunu bilmez misin?
2Herkesin takatinin tükendiğini bilmez misin?
3Şimdi bütün âlemin sana özlem duyduğunu bilmez misin?
4Bayramdır, nazla gezintiye çık, kurban olduğum.
Üç mısra aynı soruyu üç kez soruyor ve her seferinde âşıkların sayısını büyütüyor. Şair kendini bu kalabalığın içinde saklıyor; ısrarını kişisel değil kamusal bir talep gibi sunuyor.
- 3
Gâhi Feyz-âbâd’a doğru azm edib eyle safâ
’a gelüb gâhi salın ey
Gel hele gör sahn-ı Sa’d-âbâd’a hiç olmaz bahâ
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum
1Bazen Feyzâbâd’a doğru yönelip safa sür.
2Bazen Âsafâbâd’a gelip salın, ey ay yüzlü.
3Gel de gör, Sadâbâd’ın meydanına paha biçilmez.
4Bayramdır, nazla gezintiye çık, kurban olduğum.
Üç bahçe adı arka arkaya sıralanınca şarkı bir gezinti güzergâhına dönüşüyor. Nedîm sevgiliyi övmek yerine gidilecek yerleri sayıyor; davetin gücü manzaradan değil adreslerin gerçekliğinden geliyor.
- 4
Kapladub gül-penbe şalı ferve-i semmûruna
Ol siyeh zülfü döküb ol sîne-i billûruna
Itr-ı şâhîler sürüb ol gerden-i kâfûruna
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum
1Gül pembesi şalı samur kürkünün üstüne örtüp,
2o siyah saçını billur göğsüne döküp,
3o kâfur beyazı boynuna şahî kokular sürüp;
4bayramdır, nazla gezintiye çık, kurban olduğum.
Bent bir giyinme tarifi: şal, kürk, saç, koku sırayla yerine konuyor. Sevgilinin bedeni burada övülecek bir güzellik değil, bayram için hazırlanan bir yüzey olarak görünüyor.
- 5
Sen açıl gül gibi zâr ile olsun Nedîm
Bend bend olsun ham-ı zülfün şikâr olsun Nedîm
Sen salın cânâ yolunda hâk-sâr olsun Nedîm
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum
1Sen gül gibi açıl da Nedîm inleyen bülbül olsun.
2Saçının her kıvrımı bir bağ olsun, Nedîm ona av olsun.
3Sen salın, ey can; Nedîm yolunda toprak olsun.
4Bayramdır, nazla gezintiye çık, kurban olduğum.
Üç mısrada şair kendini bülbüle, ava ve toprağa indiriyor; hepsinin ortak yanı sevgilinin hareket etmesine bağlı olmaları. Kendini küçültmek burada bir istek biçimi: yeter ki o salınsın.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 158122 numaralı kalıcı sürüm esas alındı. Kaynak sayfada uzun ünlüler çift harfle yazılmış (uşşaak, taak, meh-likaa); bunlar düzeltme işaretiyle verildi. Son bentte mısra sonundaki ‘Nedîm’ kelimesi kaynakta bir satır kaymış hâlde duruyor; sözcük sırası değiştirilmeden satır bölümü düzeltildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bu şehr-i sitanbul ki bi misl ü behâdırNedîm · Kaside→
Bütün mısralar sevgiliye seslenişten ibaret; cümlenin yüklemi hep ertelenir. Nakaratın istediği tek şey de eylem değil görünmek: bayram, sevgilinin sokağa çıkması için bulunmuş bir izin.