Sevgisiz Sevgiliye
Üç “eğer olsaydık” kurgusu ve bir gerçeklik. Şair kendini önce deniz, bulut ve bülbül olarak hayal eder; sonra gerçekte ne olduğunu söyler ve şiir orada biter.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Eğer olsaydık ben deniz sen kaya;
eteklerinde ağlaya ağlaya
Sert kalbine bir merhamet verirdim.
1Eğer ben deniz, sen kaya olsaydık,
2eteklerinde ağlaya ağlaya
3sert kalbine bir merhamet verirdim.
- 2
Eğer olsaydık ben bulut, sen ay;
Yere düşse nurundan bir küçük
Kıskanırdım, damla damla erirdim.
1Eğer ben bulut, sen ay olsaydık,
2ışığından yere küçük bir pay düşse
3kıskanır, damla damla erirdim.
İkinci kurgu kıskançlık üzerine. Bulut ayın ışığını gizleyebilir ama kendisi de erir. Sevmenin bedeli her benzetmede biraz daha ağırlaşıyor.
- 3
Eğer olsaydık ben bülbül, sen gül;
İnleyerek seni eğlendirirdim.
Sen bir CİN'sin bense çarptığın çocuk
Dilim tutuk karşında, benzim uçuk
Bir yaşayan ölü haline girdim!
1Eğer ben bülbül, sen gül olsaydık,
2inleyerek seni eğlendirirdim.
3Sen bir CİN'sin, ben ise çarptığın çocuk;
4karşında dilim tutuk, benzim uçuk;
5yaşayan bir ölü hâline girdim!
Üçüncü benzetmeden sonra kurgu kesilir: ‘sen bir CİN'sin’. Büyük harfli CİN, bir insan türünü değil, halk inancındaki doğaüstü varlığı ve çarpılma imgesini kurar; dil tutulması ile yüzün solması bu imgeyi sürdürür.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141986 numaralı sürüm esas alındı; “CİN” kelimesi kaynakta büyük harflerle dizilmiş, burada da öyle bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dudakları bir dal ateş mercan gibi,Celâl Sahir Erozan · Altı dörtlük→
İlk kurgu bir aşındırma: deniz kayayı zamanla yumuşatır. Şiirin varsayımsal kipi, gerçekte olamayacak olanı sıralamak için seçilmiş.