DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Enderunlu Fâzıl/Seyre Çıkmış Ey Gönül Rû-yı Zemîn Meh-pâresi
Gazel · 18.–19. yüzyıl

Seyre Çıkmış Ey Gönül Rû-yı Zemîn Meh-pâresi

Yeryüzünün ay parçası sevgili seyre çıktığında yedi gezegeni raksa kaldırır; silahlı genç, ejder saç, ölüm kılıcı gamze ve kanla boyanan hare çevresinde tehlikeli güzellik kurulur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Seyre çıkmış ey göñül rû-yı zemîn meh-pâresi

    Âsumânıñ raksa geldi seb'a-i seyyâresi

    1Ey gönül, yeryüzünün ay parçası seyre çıkmış;

    2göğün yedi gezegeni raksa gelmiş.

    Sevgili yeryüzünün ay parçası olarak gezintiye çıkar; gökteki yedi gezegen onun çevresinde dans eder. Yeryüzündeki tek beden, göksel düzeni harekete geçiren merkez konumuna yükseltilir.

  2. 2

    Hançer elde tîğ belde şehlevendim el-amân

    Sînemin olsun bârî her bir pâresi

    1Hançer elinde, kılıç belinde; ey yiğidim, aman!

    2Göğsümün her parçası bari yüz parçaya ayrılsın.

    Silahlı genç elinde hançer, belinde kılıç taşır; konuşucu göğsünün her parçasının yüz parçaya ayrılmasını göze alır. Tarihsel güzellik tasviri çekimle fiziksel tehlikeyi açıkça iç içe geçirir.

  3. 3

    Zülfi ejder hây kâfir gamzesi tîğ-i ecel

    Cân virir her günde biñ kez âşık-ı bî-çâresi

    1Saçı ejder, hey acımasız güzel; yan bakışı ölüm kılıcıdır;

    2onun çaresiz âşığı her gün bin kez can verir.

    Saç ejdere, gamze ölüm kılıcına dönüşür ve âşık her gün bin kez can verir. “Kâfir” sözü burada güncel inanç yargısı değil, sevgilinin merhametsizliğini büyüten tarihsel divan mazmunudur.

  4. 4

    Meclis-i kâşânesi cânânıñ ey erbâb-ı aşk

    Çeşm-i -i hasret gerek fevvâresi

    1Ey aşk ehli, sevgilinin köşk meclisine

    2hasretten yaşa bulanmış gözün fıskiye olması gerekir.

    Sevgilinin köşk meclisinde hasretli göz bir fıskiye gibi sürekli yaş akıtmalıdır. Mimari süs unsuru, âşığın ağlamasıyla kurulunca meclisin ihtişamı kişisel acı üzerine yükselir.

  5. 5

    Şimdicek kanımla ol kâfir boyandı ser-te-ser

    Sanma Fâzıl eskiden âl idi reng-i hâresi

    1O acımasız güzel az önce baştan başa kanımla boyandı;

    2ey Fâzıl, hareli kumaşının rengi eskiden kırmızı sanma.

    Hareli kumaşın kırmızılığı eski boya değil, konuşucunun yeni dökülen kanıdır. Makta renk kaynağını şiddetli bir bedel anlatısına çevirerek sevgilinin görünüşünü âşığın yarasıyla boyar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.093eb627-58cb-4491-b014-6db560254022:g178-pdf959. Gazel 178; basılı s.943/PDF 959. Numara, tam gövde, sonraki gazel sınırı, özel fontun Unicode karşılıkları ve basılı aruz kalıbı PDF görselinde doğrulandı. Dipnotlar gövde dışıdır. CC BY beyanı profil sayfasında exact PDF bağlantısına komşudur; PDF içine gömülü değildir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSihâm-ı Kavs-ı Gama Biz Nişâneyüz Şimdi
Sihâm-ı kavs-ı gama biz nişâneyüz şimdi
Enderunlu Fâzıl · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

meh-pâre

Bir bütünden kopmuş ay parçası; güzelliği gökten yeryüzüne düşmüş bir pay gibi düşündüren yaygın divan tamlamasıdır

seb'a-i seyyâre

Klasik gök anlayışında ayrı feleklerde dolaştığı düşünülen yedi gezegen; ‘seyyâr’ sabit yıldızın karşıtı olarak ‘gezen’ demektir

şehlevend

Boylu poslu, silah kuşanmış delikanlı; sevgilinin nazlı değil savaşçı görünümlü tipini karşılar

sad-pâre

Farsça ‘sad’ (yüz) ile ‘pâre’ (parça) birleşimi; sayı bildirmekten çok çokluğu abartmak için kullanılan bir kalıptır

gamze

Süzgün yan bakış; öldürücü yanı olduğu için divan şiirinde ok, hançer ve kılıçla birlikte anılır

eşk-âlûde

Farsça ‘eşk’ (gözyaşı) ile ‘âlûde’ (bulaşmış); yaşın henüz kurumadığı, göze bulaşık kaldığı hâli anlatır

fevvâre

Suyu yukarı fışkırtan havuz düzeneği; köşk ve bahçe mimarisinin süs öğesidir, beyitte ağlayan gözün yerini alır

hâre

Su gibi dalgalı desen verilmiş ipek kumaş; deseni ışıkta renk değiştirdiği için kan lekesiyle karışabilir