Sırr-ı Aşkından Şehâ Her Kim ki Âgâh Olmadı
Aşk sırrını kendini bilme, temiz ayna ve yapılanın karşılığını görme ilkeleriyle açıklar. Dünya zevkinin geçiciliğini ve iyi günde görünen dostların kınanma gününde çekilişini gösterir; kulun buyruğa sadakatiyle sona erer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sırr-ı aşkından şehâ her kim ki olmadı
Kaldı mahrum tâ ebed makbûl-i dergâh olmadı
1Ey şah, aşkının sırrını bilmeyen kişi
2Sonsuza dek yoksun kaldı, dergâhta kabul görmedi
- 2
Bilmeyen kendi vücûdun Hak’kı bilmez
Kim ki bildi nefsini âlemde olmadı
1Kendi varlığını bilmeyen elbette Hakk’ı bilmez
2Nefsini bilen bu dünyada yolunu şaşırmaz
Kendi varlığını tanımayanın Hakk’ı bilemeyeceği sözü, ilahî bilgiyi benlik bilgisine bağlar. Nefsini bilenin yolunu şaşırmaması, içe dönük farkındalığı dünyadaki yön bulmanın pusulası yapar.
- 3
Gözgüsü arı değildir çâre yoktur pasına
Kaldı tâ ebed Fazl ana olmadı
1Aynası temiz değildir; pasına çare yoktur
2Sonsuza dek kirli kaldı, Fazl ona yoldaş olmadı
Kirli ayna hakikati yansıtamaz; pasın çaresizliği kalıcı manevi kapalılığı simgeler. Fazl’ın yoldaş olmaması, arınmayan kişinin yalnızca görüntüyü değil ilahî lütuf eşliğini de kaybettiğini bildirir.
- 4
Her ne kılsan âhır sana ol tuş olur
Çekmedi şermendelik her kim ki olmadı
1İyi veya kötü ne yaparsan sonunda karşına o çıkar
2Kötülük istemeyen kişi utanç çekmez
İyi ya da kötü her eylemin sonunda yapanın karşısına çıkması ahlaki bir geri dönüş yasası kurar. Kötülük dilemeyenin utanç çekmemesi, gelecekteki yüzleşmeyi bugünkü niyet ve davranışa bağlar.
- 5
Zevkine aldanmagıl fikri öğüştür dünyenin
Kangı gün hoş geçti kim anın sonu âh olmadı
1Dünyanın zevkine aldanma; düşüncesi değişkendir
2Sonu âh olmayan hangi gün güzel geçti?
Dünya zevkinin değişken düşüncesine aldanmama uyarısı, sonu ah olmayan güzel gün bulunup bulunmadığını sorar. Haz ile keder arasındaki bu kaçınılmaz geçiş, geçici neşeye mutlak değer vermeyi bozar.
- 6
Zevk u şevkin günlerinde kim olar yârim dedi
Bir günü geldi kimseler yâr olmadı
1Zevk ve coşku günlerinde kimler “dostum” dedi
2Bir kınanma günü gelince kimse dost olmadı
Coşkulu günlerde dostluk iddia eden kalabalık, melamet günü gelince dağılır. İki zamanın karşılaştırılması gerçek yâri rahatlıkta söylenen sözle değil, kınanma anında kalıp kalmamasıyla ölçer.
- 7
Şah Hatâyî bende oldun bende fermân ol yürü
Bende fermân olmayanlar lâyık-ı şâh olmadı
1Şah Hatâyî, kul oldun; buyruğa bağlan ve yürü
2Buyruğa bağlanmayanlar şaha layık olmadı
Hatâyî’ye kul olduktan sonra buyruğa bağlanması emredilir; aidiyet itaatle tamamlanır. Şaha layık olmanın ölçüsü ad taşımak değil, bendelik içinde hareketini fermana göre düzenlemektir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Hatâyî (Şah İsmail) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 163323 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Şu dünyânın ötesineŞah İsmail Hatâyî · Beş dörtlük→
Şahın aşk sırrından habersiz kalmak yalnız bilgisizlik değil, dergâhta kabulden ebediyen mahrumiyettir. Birim, sevgiyi içsel duygu olmaktan çıkarıp kabul kapısını açan zorunlu bir idrak sayar.