Şu'â'-ı tîg-ı itâbın ki kıldı dilde vüzûh
Sevgilinin azarlayan bakışı kılıç ışığına benzetilir ve ruh, gözden erimiş bir cevher gibi dökülür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şu'â'-ı tîg-ı itâbın ki kıldı dilde vüzûh
Olub gözden döküldü
Göreydi la'lini nâmûs-ı ekber ey şeh-i nâz
Sabâh-ı haşre kadar olurdu mest-i füzûh
Cihânı garka-i eder çeşmim
Zamâna olsa aceb mi mesîl-i devre-i lûh
O rütbedir gam u endûh-ı dil ki nâ-yâbdır
Yazılsa safha-i eyyâma olmaya meşrûh
O -ı bâdiye-gerd-i gamım ki benden eder
Me'âl-i lafz-ı melâmet makal-i aşk-ı sünûh
Hazer zamânede nâ-ehle bahs-i şi'r etme
K'olur nefâset-i tab'ı kadar kişi makdûh
Şafak degil görünen her seher-kazâ * Ekrem *
Olur feleklere teh cür'a-pâş-ı
1Azar kılıcının ışığı gönülde öyle belirdi ki
2Ruhun cevheri eriyip gözden döküldü.
3Ey naz sultanı, en büyük iffet senin yakut dudağını görseydi
4Mahşer sabahına dek coşkunluk sarhoşu diye anılırdı.
5Gözüm dünyayı kanlı gözyaşında boğar.
6Zaman Nuh devrinin seli gibi olsa şaşılır mı?
7Gönlün gamı ve kederi öyle bir derecededir ki eşi bulunmaz.
8Zamanın sayfalarına yazılsa bile bütünü açıklanamaz.
9Ben, gam çölünde dolaşan öyle bir Kays’ım ki
10Kınama sözünün anlamı benden aşk sözü olarak doğar.
11Sakın, zamanında ehil olmayana şiirden söz etme;
12İnsan, yaradılışındaki incelik ölçüsünce kınanır.
13Ekrem, her sabah görünen şey şafak değil, kaderin kızıllığıdır;
14Sabah kadehinin son yudumu göklerin altına saçılır.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Recaizade Mahmut Ekrem adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'taki 2 sabit sayfa revizyonundan birleştirilmiştir (oldid: 102488, 102490). Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sevgilinin azarlayan bakışı kılıç ışığına benzetilir ve ruh, gözden erimiş bir cevher gibi dökülür. Şair daha sonra şiirin ehil olmayan kişiye açılmaması gerektiğini söyleyerek aşk söyleminden poetik bir uyarıya geçer; seherde görülen kızıllığı sabah kadehinin son damlasıyla bağlar.