Şu'le-i Dâg-ı Cünûnun Arş-rahmândır Yeri
Her beyit bir şeye yer gösteriyor: delilik alevine arş, âh dumanına felek, gam okuna viran bir köşe. Son beyitte sıra şairin kendi eserlerine geliyor ve onların yeri unutuluş kemeri olarak veriliyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şu'le-i -ı cünûnun arş-rahmândır yeri
-ı âh-ı hasretin -ı gerdândır yeri
1Delilik yarasının alevinin yeri Rahmân'ın arşıdır,
2hasret âhının dumanının yeri dönüp duran felektir.
- 2
-i billûrun oldukça nümâyân nûr-vâr
Pençe-i müjgânımın tarf-ı girîbândır yeri
1Billûr boynun nur gibi göründükçe
2kirpiklerimin pençesinin yeri yakanın kenarıdır.
Billûr boyun nur gibi göründükçe kirpiklerin pençesi yakanın kenarına yönelir. Bakış, el gibi yakaya uzanır; ‘pençe-i müjgân’ bu hareketin öznesidir. Dize dışı bir çılgınlık geleneği yoruma kanıt diye eklenmez.
- 3
Nazra-sây olsam n'ola her rûz u şeb dîdârına
-i ümîdin rûy-ı tâbândır yeri
1Her gün her gece yüzüne bakıp durmuşsam ne olur;
2umut gözünün bebeğinin yeri o parlayan yüzdür.
"Nazra-sây" bakışını uzatıp duran demek. İlk dize savunma, ikincisi gerekçe: umut gözünün bebeğinin yeri o parlayan yüzdür. Merdüm hem gözbebeği hem adam demek; bebeğin yüze yerleşmesi bakışı bir yerleşme, bir oturma hâline çeviriyor.
- 4
Çekmese dilden aceb mi attığı tîr-i gamı
Vâridât-ı sehm-i aşkın -i vîrândır yeri
1Attığı gam okunu gönülden çekmemesine şaşılır mı;
2aşk okundan gelen kazancın yeri viran bir köşedir.
Sevgilinin attığı gam okunun gönülden çıkarılmaması şaşırtıcı sayılmıyor: aşk okunun getirdiği gelirler viran bir köşede tutuluyor. "Vâridât" hem gelir hem içe doğan şey demek; beyit gönlü aynı anda hazine ve harabe yapıyor.
- 5
Olmaz Ekrem zîver-i dest-i kabûl ü i'tîbâr
Böyle âsâr-ı behînin tâk-ı nisyândır yeri
1Ekrem, kabul ve itibar elinin süsü olmaz;
2böyle seçkin eserlerin yeri unutuluş kemeridir.
Mahlas beyti kendi eserlerinin kabul ve itibar eline süs olmayacağını, yerlerinin ‘tâk-ı nisyân’, yani unutuluş kemeri olduğunu söyler. Yazılan metne verilen adres karanlık bir mimarî imgedir; şairin gelecekteki itibarı hakkında dış hüküm kurulmaz.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142919 numaralı sürüm esas alındı; şiir Nağme-i Seher'in Kafiye-i Yâ bölümünün ikinci gazelidir. Sayfa başındaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm başlığı metne alınmadı, mahlasın yanındaki yıldızlar atıldı. Birinci dizede izafet keskisi düşmüş görünüyor ("arş-rahmândır", "arş-ı rahmândır" beklenir), üçüncü dize de vezni bir hece eksik bırakıyor; ikisine de dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif "…dır yeri" her beyitte bir şeye adres veriyor. Matla iki yükselen şeyi yerleştiriyor: delilik yarasının alevini Rahmân'ın arşına, hasret âhının dumanını dönen feleğe. Aşk, gökyüzünü kendi coğrafyası sayıyor; yükselmek burada değer değil, varış yeri sorusu.