DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Şu'le-i Dâg-ı Cünûnun Arş-rahmândır Yeri
Gazel · 19. yüzyıl

Şu'le-i Dâg-ı Cünûnun Arş-rahmândır Yeri

Her beyit bir şeye yer gösteriyor: delilik alevine arş, âh dumanına felek, gam okuna viran bir köşe. Son beyitte sıra şairin kendi eserlerine geliyor ve onların yeri unutuluş kemeri olarak veriliyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Şu'le-i -ı cünûnun arş-rahmândır yeri

    -ı âh-ı hasretin -ı gerdândır yeri

    1Delilik yarasının alevinin yeri Rahmân'ın arşıdır,

    2hasret âhının dumanının yeri dönüp duran felektir.

    Redif "…dır yeri" her beyitte bir şeye adres veriyor. Matla iki yükselen şeyi yerleştiriyor: delilik yarasının alevini Rahmân'ın arşına, hasret âhının dumanını dönen feleğe. Aşk, gökyüzünü kendi coğrafyası sayıyor; yükselmek burada değer değil, varış yeri sorusu.

  2. 2

    -i billûrun oldukça nümâyân nûr-vâr

    Pençe-i müjgânımın tarf-ı girîbândır yeri

    1Billûr boynun nur gibi göründükçe

    2kirpiklerimin pençesinin yeri yakanın kenarıdır.

    Billûr boyun nur gibi göründükçe kirpiklerin pençesi yakanın kenarına yönelir. Bakış, el gibi yakaya uzanır; ‘pençe-i müjgân’ bu hareketin öznesidir. Dize dışı bir çılgınlık geleneği yoruma kanıt diye eklenmez.

  3. 3

    Nazra-sây olsam n'ola her rûz u şeb dîdârına

    -i ümîdin rûy-ı tâbândır yeri

    1Her gün her gece yüzüne bakıp durmuşsam ne olur;

    2umut gözünün bebeğinin yeri o parlayan yüzdür.

    "Nazra-sây" bakışını uzatıp duran demek. İlk dize savunma, ikincisi gerekçe: umut gözünün bebeğinin yeri o parlayan yüzdür. Merdüm hem gözbebeği hem adam demek; bebeğin yüze yerleşmesi bakışı bir yerleşme, bir oturma hâline çeviriyor.

  4. 4

    Çekmese dilden aceb mi attığı tîr-i gamı

    Vâridât-ı sehm-i aşkın -i vîrândır yeri

    1Attığı gam okunu gönülden çekmemesine şaşılır mı;

    2aşk okundan gelen kazancın yeri viran bir köşedir.

    Sevgilinin attığı gam okunun gönülden çıkarılmaması şaşırtıcı sayılmıyor: aşk okunun getirdiği gelirler viran bir köşede tutuluyor. "Vâridât" hem gelir hem içe doğan şey demek; beyit gönlü aynı anda hazine ve harabe yapıyor.

  5. 5

    Olmaz Ekrem zîver-i dest-i kabûl ü i'tîbâr

    Böyle âsâr-ı behînin tâk-ı nisyândır yeri

    1Ekrem, kabul ve itibar elinin süsü olmaz;

    2böyle seçkin eserlerin yeri unutuluş kemeridir.

    Mahlas beyti kendi eserlerinin kabul ve itibar eline süs olmayacağını, yerlerinin ‘tâk-ı nisyân’, yani unutuluş kemeri olduğunu söyler. Yazılan metne verilen adres karanlık bir mimarî imgedir; şairin gelecekteki itibarı hakkında dış hüküm kurulmaz.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142919 numaralı sürüm esas alındı; şiir Nağme-i Seher'in Kafiye-i Yâ bölümünün ikinci gazelidir. Sayfa başındaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm başlığı metne alınmadı, mahlasın yanındaki yıldızlar atıldı. Birinci dizede izafet keskisi düşmüş görünüyor ("arş-rahmândır", "arş-ı rahmândır" beklenir), üçüncü dize de vezni bir hece eksik bırakıyor; ikisine de dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSüveydâ-yı derûna rûz u şeb sevdâ-yı zülfüñleRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dâg

yanık yarası, dağlama izi

dûd

duman

gerdûn

dönen felek

gerden

boyun

müjgân

kirpikler

merdüm-i çeşm

gözbebeği

künc

köşe

tâk-ı nisyân

unutuluş kemeri