DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Sûretâ Akrân-ı Emsâl Arasında Ahkarım
Gazel · 18. yüzyıl

Sûretâ Akrân-ı Emsâl Arasında Ahkarım

Fahrî, görünüşte küçüklük ile irfan okulunda rehber ve ilâhî lütufla kazanılan değeri karşılaştırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sûretâ arasında ahkarım

    Hamdü-li’llâh Hak katında gâyet ile ekremim

    1Görünüşte yaşıtlarım ve benzerlerim arasında en değersizim;

    2Allah'a hamdolsun, Hakk katında son derece değerliyim.

    Beyit iki katmanı üst üste koyar: ‘sûretâ’, yani görünüşte en değersiz; Hak katında ise en değerli. Ahkar ile ekrem aynı kalıptan türeyen zıt uçlardır, dolayısıyla karşıtlık yalnız anlamda değil sesin kendisinde de duyulur; iki sözcük birbirini hem çeker hem iter.

  2. 2

    dersin aldım mekteb-i ‘irfânda çün

    Anuñ-çün Hakkuñ esmâsına hâlâ a‘lemim

    1İrfan okulunda ‘Bilmiyorum’ dersini aldığım için

    2Hakk'ın adları konusunda şimdi daha bilgiliyim.

    Bilgi iddiasının dayanağı ters çevrilmiştir: bilgin olmanın sebebi ‘bilmiyorum’ dersini almış olmaktır. İrfan mektebinde alınan bu ilk ders, esmâ bilgisini kişisel bir birikim değil, kendi yetersizliğini kabul etmenin ardından gelen bir kazanç sayar.

  3. 3

    ‘Alleme’l-esmâ’ rumûzın fehmiden gelsin berü

    Vâkıf oldum ‘men ‘aref’ sırrına hâlâ a‘lemim

    1Adların öğretilişindeki işaretleri anlayan öne gelsin;

    2‘Kendini bilen’ sırrını öğrendim, şimdi daha bilgiliyim.

    Beyit bir meydan okumayla açılır: adların öğretilişindeki işaretleri çözen varsa öne çıksın. Ardından iki ayrı kaynak — adların öğretilmesi ile kendini bilme sırrı — tek bir bilgide birleştirilir; dışarıdaki âlemin adları ile içerideki nefsin bilgisi aynı derse bağlanmış olur.

  4. 4

    Himmet-i pîr-ile her dem lutf-ı Hakka mazharım

    Hızr-ı tevfîk-i İlâhî ile hâlâ hem-demim

    1Rehberin desteğiyle her an Hakk'ın lütfuna erişirim;

    2ilâhî yardımın Hızır'ıyla şimdi arkadaşım.

    Övünç bu beyitte ilk kez kaynağını söyler: pîrin himmeti. İlâhî yardım da soyut kalmaz, Hızır'a benzetilerek yolda karşılaşılan bir arkadaş biçimini alır. ‘Hem-dem’ sözcüğü bilgiyi bir mülk olarak değil, süreklilik isteyen bir eşlik hâli olarak tanımlar.

  5. 5

    Lutf-ı Hakka hamd-i şükr it ey gönül Fahrî ile

    ‘Küntü kenze’ vâsıl oldum tılısm-ı a‘zamım

    1Ey gönül, Fahrî ile Hakk'ın lütfuna hamd ve şükret;

    2‘Gizli hazine’ sırrına eriştim, en büyük tılsımım.

    Son beyit iddianın en yükseğini — ‘küntü kenz’ sırrına erişmeyi — söylerken hemen öncesinde gönle şükür emri verir. Şairin kendini ‘tılısm-ı a‘zam’ ilan etmesi, ilk beyitteki ‘ahkar’ ile birlikte okunmalıdır: aynı kişi hem en küçük hem en büyük sözcüğüyle anılmıştır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf145-printed136-n94. 94 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÜmmetinden Yüzü Kara Ben Za‘îfe Kıl Meded
Ümmetinden yüzü kara ben za‘îfe kıl meded
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

akrân-ı emsâl

Yaşıtlar ve benzerler

ahkar

En değersiz

ekrem

En değerli

men nedânem

Bilmiyorum

rumûz

İşaretler

tılısm-ı a‘zam

En büyük tılsım