DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Eğrikapılı Mehmed Râsim/Tahammül Eylemem Ağyâra Karşu Cevr-i Ânîsin
Gazel · 18. yüzyıl

Tahammül Eylemem Ağyâra Karşu Cevr-i Ânîsin

Sevgilinin rakibe yönelen ani eziyetine bile dayanamadığını söyleyen gazel, ay yüzün doğuşunu, yüzdeki hattı bir yasak ayeti gibi okuyan bakışı ve hayaldeki ikinci sevgiliyi sınayıcı nazla bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Tahammül eylemem ağyâra karşu cevr-i ânîsin

    Görürken nev-be-nev cânânımın lutf-ı nihânîsin

    1Rakibe yönelttiğin bir anlık eziyete bile dayanamam;

    2sevgilimin gizli lütuflarını çeşit çeşit görürken.

    Kıskançlık burada beklenmedik bir yönden gelir: dayanılmayan şey sevgilinin rakibe gösterdiği ilgi değil, ona ettiği eziyettir. “Cevr-i ânî” bir anlık olduğu hâlde katlanılamaz sayılır, çünkü aynı anda konuşana gizli lütuflar akmaktadır. Beyit böylece âşığın hesabını kıyas üzerine değil, ayrıcalığın rahatsızlığı üzerine kurar.

  2. 2

    Çıkınca âsumânı câmelerle ol

    Çıkardı göklere ‘âşık sadâ-yı el-amânîsin

    1O parlak ay gök renkli elbiselerle ortaya çıkınca,

    2âşık 'el aman' sesini göklere yükseltti.

    İkinci beyit sevgiliyi gökyüzü renginde giysilerle sahneye çıkarır; ay ile elbisenin rengi birleşince görünen şey bir kişi değil, açılan bir gökyüzüdür. Buna karşılık gelen ses de sevinç değil “el-amân”dır: güzellik bir lütuf gibi değil, karşısında aman dilenen bir kuvvet gibi karşılanır.

  3. 3

    Hatın seyr-i ruhundan imiş ağyâra

    eyledik ser-safha-i hüsnün me‘ânîsin

    1Yüzünü seyretmeyi rakiplere yasaklayan ayet, yüzündeki ince tüyler olmalı;

    2güzelliğinin ilk sayfasındaki anlamları inceledik.

    Bu beyit yüzü okunacak bir sayfaya çevirir. Yanaktaki ince tüyler bir süs değil, rakiplerin bakışını yasaklayan yazılı hükümdür. Konuşan ise okumayı bırakmaz: “tetebbu‘” sözü rastgele bakmayı değil metin üzerinde çalışmayı bildirir ve güzelliğin daha ilk sayfasında kalındığını itiraf eder.

  4. 4

    Yine bir âfet-i cân itdi yağma ‘akl u sabrım kim

    Hayâlin gördüm ancak ol perînin dilde sânîsin

    1Yine cana bela bir güzel aklımı ve sabrımı yağmaladı;

    2oysa yalnız o perinin hayalini gönülde ikinci bir suret gibi gördüm.

    Dördüncü beyit yağma imgesini akla ve sabra yöneltir; kaybedilen şey mal değil kişinin kendini tutma gücüdür. Asıl nükte ikinci dizededir: bu yağmayı yapan sevgilinin kendisi değil, gönülde beliren hayalidir. “Sânî” sözü hayali ikinci bir suret sayarak zararın gerçek karşılaşma olmadan da tamamlandığını söyler.

  5. 5

    der-çeşim hançer be-dest ‘uşşâka ey Râsim

    O mest-i nahvetin seyr ile nâz-ı imtihânîsin

    1Ey Râsim: gözünde görmezden geliş, âşıklara karşı elinde hançer;

    2o kibir sarhoşunun sınayıcı nazını seyrediyorsun.

    Makta iki araç sıralar: görmezden gelen göz ve eldeki hançer. Biri edilgen, öteki açıkça saldırgandır; ikisi de aynı nazın parçası olduğu için sevgilinin ilgisizliği de silah sayılır. Kibirle sarhoş olmuş güzelin nazı burada bir huy değil “imtihân”, yani âşığın dayanıklılığını ölçen bir sınamadır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g26-pdf203-204. Ana açık edisyon G26'i basılı s.190–191/PDF 203–204'de tam gövde, basılı kalıp adı ve G27/PDF 204 sınırıyla verir. dize sırası korunur. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirTârîh 5
Seyyid-i ‘âlî neseb mahdûm-ı dânâ-yı edeb
Eğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ağyâr

Rakipler ve yabancılar

cevr-i ânî

Bir anlık eziyet

meh-i tâbân

Parlak ay; sevgili

el-amân

Yardım ve merhamet ünlemi

âyet-i nehy

Yasak bildiren ayet

tetebbu‘

Dikkatle inceleme

tegâfül

Bilerek görmezden gelme

mest-i nahvet

Kibirle sarhoş olmuş kişi