DDizegâhDijital şiir arşivi
Bütün temalar
Tema

Teslimiyet şiirleri

27 şiir · 19 şair

Teslimiyet şiirlerinde asıl iş, gelen şeyin adını değiştirmektir. Şah İsmail Hatâyî'nin gazeli bunu bir listeye çevirir: “Kahrını râhat senin çevrini hürmet bilmişem”. Cefa ortadan kalkmaz, sınıfı değişir; aynı davranış artık rahmet diye karşılanır ve redif — “bilmişem” — bunun bir duygu değil bir kabul beyanı olduğunu belli eder.

Âdile Sultan aynı tutumu hukuk diliyle kurar: “Aşkta kanun imiş âşıklara cevr eylemek”. Cevr bir kişinin kaprisi değil, yolun yazılı şartıdır; gazelin her beyti o şartlardan birini sayar ve belânın dosttan geldiğini bilip karşılamak gerektiğini söyler. Teslimiyet burada bir tercih değil, bir mevzuata uymadır.

Eşrefoğlu Rûmî'de ise teslimiyet bir başarı olarak sunulmaz. “Benem ol âşık-ı sadık ki şikâyet kılmayam” der ama şikâyet etmeyişini kendi iradesine değil aşkın işine bağlar: razı eden odur. Hayretî bunu bir talimata çevirir — “Murâda ermek istersen mürîd öl” — ve teslimiyeti iradenin ölümü olarak tarif eder.

Tanzimat'ta aynı tavır ayakta kalır, muhatabı değişir: Recaizade Mahmut Ekrem'in gönlü artık bir şûhun kaşı altında secde eder. Bu sayfadaki şiirler teslimiyetin sırayla adlandırma, kanun, irade terki ve kulluk pozu olarak nasıl kurulduğunu gösteriyor.

Dönemsel dağılım
213.–14. yüzyıl
114. yüzyıl
315. yüzyıl
115.–16. yüzyıl
516. yüzyıl
116.–17. yüzyıl
116.–18. yüzyıl
717. yüzyıl
118. yüzyıl
419. yüzyıl
1Dönemi kesinleşmemiş
Arşivden

27 şiir

Katalogda filtrele →
Bu şiirlerin paylaştığı başka temalar