DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhyiddin Abdal/Varmagıl Bir Yere Gel Olmayınca
Gazel · 16. yüzyıl

Varmagıl Bir Yere Gel Olmayınca

Dokuz beyit, hepsi “olmayınca” redifiyle biter ve her biri bir şart koyar: mürşit, gönülden gönüle açılan yol, eğilmek, sel olmuş gözyaşı, çözülmüş müşkül. Sonunda ad anmanın da yetmediği söylenir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Varmagıl bir yere gel olmayınca

    Sana bir kâmil olmayınca

    1Bir yere varma, gel, olmadıkça

    2sana kâmil bir mürşit olmadıkça

    Redif dokuz beyti de yasak kipinde tutuyor: her beyit, bir şart yerine gelmeden bir şeyin olamayacağını söyler. İlk dizedeki “gel” buyruktan çok dizeyi dolduran bir seslenmedir; asıl hüküm ikinci dizede durur — mürşitsiz yola çıkılmaz.

  2. 2

    Senin yolun varub menzile ermez

    Gönülden gönüle yol olmayınca

    1Senin yolun varıp menzile ermez

    2gönülden gönüle yol olmadıkça

    “Yol” iki dizede iki ayrı şeydir: birincisi ayakla kat edilen mesafe, ikincisi gönüller arasında kurulan bağ. Menzile varmak için birincisi yetmez; ikincisi açılmadıkça yürünen yol boşa çıkar.

  3. 3

    Kişi alçak kapulardan geçemez

    Eğilüb ham-kaddi dal olmayınca

    1Kişi alçak kapılardan geçemez

    2eğilip bükülmüş boyu dal olmadıkça

    Alçak kapı tevazuun somut ölçüsüdür: geçmenin tek şartı boyu bükmektir. Farsça “ham” hem eğri hem ham demek; kelime aynı dizede “bükülmüş boy” ile “olmamış kişi”yi birlikte çağırır. Dal, eğildiği için kırılmayan şeydir.

  4. 4

    Ol âşıka âşık demezler

    Akuben göz yaşı sel olmayınca

    1O âşığa “ne güzel âşık” demezler

    2gözyaşı akıp sel olmadıkça

    “Zehî” Farsça bir beğenme ünlemi. Beyit âşıklığı bir iddia değil bir belirti sayar: gözyaşı sel olmadıkça unvan verilmez. Şiirin sonuna kadar sürecek olan “demekle olmaz” fikri ilk kez burada belirir.

  5. 5

    Men kulum demekle kişi kul olmaz

    Özü nefsi kul olmayınca

    1“Ben kulum” demekle kişi kul olmaz

    2özü alçakgönüllü, nefsi kul olmadıkça

    Bir önceki beyitteki fikir burada adını bulur ve söz ile hâl karşı karşıya konur. “Miskin” aşağılama değil, Yunus'tan beri süren bir sıfat: kendini bir şey saymayan. Kulluk iddiayla değil, nefsin kul edilmesiyle ölçülür.

  6. 6

    Özü cismi sohbet bula mı

    Kişinin müşkili hall olmayınca

    1Özü vahdeti, cismi sohbeti bulabilir mi

    2kişinin müşkülü çözülmedikçe

    “Hall” hem çözmek hem erimek demektir; müşkil çözülmeden öz vahdete, cisim sohbete varamaz. Beyit redifi bu kez bir soruyla karşılaştırır — dokuz beyitte iki kez soru sorulur, ikisi de cevapsız bırakılır.

  7. 7

    Câhilin sohbetinde can bite mi

    Sohbeti has sözü bal olmayınca

    1Cahilin sohbetinde can biter mi

    2sohbeti katıksız, sözü bal olmadıkça

    “Bitmek” burada tükenmek değil, bitki gibi yetişmek demek: can, sohbet toprağında büyür. Cahilin meclisi kurak bir topraktır. Sözün balla ölçülmesi de aynı görüntüyü sürdürür; sohbet besleyen bir şey sayılır.

  8. 8

    Boyun çeküb göz kıpmak kâr eylemez

    Dilbere söyleyüb dil olmayınca

    1Boyun büküp göz kırpmak fayda etmez

    2dilbere söyleyip dil olmadıkça

    “Dilber” gönül alan demektir, “dil” ise hem gönül hem söyleyen dildir; beyit ikisini yan yana koyup cinas kurar. Boyun eğmek ve göz kırpmak sessiz işaretlerdir; şair söze dökülmedikçe hiçbir işaretin kâr etmediğini söyler.

  9. 9

    Muhyeddin demekle ol bulunmadı

    Çöb kımıldar mı hiç yel olmayınca

    1Muhyeddin, demekle o bulunmadı

    2çöp kımıldar mı hiç, yel olmadıkça

    Dokuz beyit boyunca soyut giden şiir en sonda gündelik bir görüntüye iner. İlk beyitteki mürşit fikri buraya “yel” olarak döner: hareket dıştan gelir. Şair mahlasını anarken kendi adını da yetersiz sayar — demekle bulunmuyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143965 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” taramasından (s. 147-148) aktarılmış. Başlık, Ergun'un “—2—” sıra numarası ve kitabın bastığı “— Gazel —” tasnif satırı metne alınmadı. Mahlas kaynakta “Muhyeddin” imlâsıyla dizili, korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy Hak’kın Tâlibi Gezme Âvâre
Ey Hak’kın tâlibi gezme âvâre
Muhyiddin Abdal · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mürşid

yol gösteren, tarikatta rehber

menzil

varılacak konak, yolun durağı

ham-kadd

bükülmüş boy

zehî

ne güzel, aferin

miskin

kendini bir şey saymayan, alçakgönüllü

vahdet

birlik; varlığın tek olduğu bilinci

müşkil

çözülmesi güç mesele

dilber

gönül alan güzel