DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Bâkî/Yârdan cevr ü cefâ lutf u kerem gibi gelür
Gazel · 16. yüzyıl

Yârdan cevr ü cefâ lutf u kerem gibi gelür

Sevgiliden gelen eziyeti lütuf sayan âşığın ayrılık karşısındaki güçsüzlüğünü, aşkı maiyeti keder ve bela olan bir hükümdar gibi kuran beş beyitlik gazel.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yârdan lutf u kerem gibi gelür

    Gayrdan mihr ü vefâ derd ü elem gibi gelür

    1Sevgiliden gelen eziyet ve sıkıntı lütuf gibi gelir.

    2Başkasının sevgisi ve bağlılığı ise acı gibi gelir.

    Beyit aşkın değer ölçüsünü eylemden kişiye çeviriyor: Aynı davranışın anlamını onu kimin yaptığı belirliyor. Sevgilinin eziyeti yakınlık işareti, yabancının iyiliği ise sevgiliden uzaklaştırdığı için yük hâline geliyor.

  2. 2

    -i yâr katı zâr u zebûn itdi beni

    Döymeyem mihnet-i hicrâna ölem gibi gelür

    1Sevgiliden ayrılık beni çok ağlayan ve güçsüz birine çevirdi.

    2Ayrılığın sıkıntısına dayanamıyorum; ölecekmişim gibi geliyor.

    İlk beyitteki gururlu kabulleniş burada bedenin sınırına çarpıyor. ‘Zâr u zebûn’ ses ve güç kaybını birlikte anlatırken ikinci dize, klasik aşkın kalıplaşmış ölüm sözünü doğrudan bir yaşantı cümlesine dönüştürüyor.

  3. 3

    Uydurup leşker-i ‘uşşâkını ol şâh-ı cihân

    Nâz ile salını salını ‘alem gibi gelür

    1O güzellik hükümdarı âşıklar ordusunu ardına takmış.

    2Nazla salınarak bir sancak gibi ilerliyor.

    Sevgili ordunun başındaki hükümdar, âşıklar da kendiliğinden ona katılan askerlerdir. Fakat hareketin merkezinde savaş değil ‘salına salına’ yürüyen bir beden vardır; sancak benzetmesi iktidarı zarafetle görünür kılar.

  4. 4

    elem-i ‘aşkun ile cûş ideli

    Çeşme-i çeşmün akan suları dem gibi gelür

    1Kanla dolu gönül aşkının acısıyla coştuğundan beri

    2göz pınarımdan akan sular kan gibi görünüyor.

    Gönül kaynayan bir kazan, göz ise onun taşan pınarıdır. İçeride biriken kanlı acı dışarı gözyaşı olarak çıkar; böylece görünmeyen duygunun rengi, bedendeki iki organ arasında kurulan akışla görünür olur.

  5. 5

    Bâkıyâ kankı göñül şehrine gelse şeh-i ‘aşk

    Bile endûh u belâ hayl u haşem gibi gelür

    1Ey Bâkî, aşk hükümdarı hangi gönül şehrine gelirse

    2keder ve bela da onun ordusu ve maiyeti olarak gelir.

    Gazel, üçüncü beyitte sevgili için kurduğu hükümdarlık sahnesini bu kez aşkın kendisine verir. Aşk tek başına gelmez; keder ve bela onun görkemini tamamlayan maiyettir. Acı böylece tesadüf değil aşk saltanatının zorunlu töreni olur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 146 numaralı gazeli (PDF s. 140) esas alındı; çevrim içi aktarımlardaki ‘döymeyem/döymeyen’ farkında tenkitli metin izlendi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdanBâkî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

cevr ü cefâ

Eziyet ve sıkıntı

gayr

Sevgiliden başkası, yabancı

fürkat

Ayrılık

leşker-i uşşâk

Âşıklar ordusu

dil-i pür-hûn

Kanla dolu, çok yaralı gönül

hayl ü haşem

Ordu, maiyet ve hizmetliler