DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Emin Yurdakul/Yavrumuzu Çoğaltalım
Didaktik manzume · 19.–20. yüzyıl

Yavrumuzu Çoğaltalım

Çocuk ölümlerini kırılgan fidan imgesiyle anlatan şiir, uzun ömrün güvencesizliğine karşı çiçek ve böceklerin çoğalmasını örnek göstererek geniş aileyi bir kaybı telafi etme yolu gibi sunar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu dünyaya her bir doğan öyle uzun yaşamaz;

    Çocukluğun hatta şu dar sınırını aşamaz.

    Eğer böyle olmasaydı, şu mezarlar olmazdı;

    Kara toprak o küçücük kemiklerle dolmazdı.

    1Bu dünyaya doğan herkes uzun yaşamaz;

    2Hatta çocukluğun dar sınırını bile aşamaz.

    3Öyle olmasaydı bu mezarlar bulunmaz,

    4Kara toprak küçücük kemiklerle dolmazdı.

    İlk dört dize çocukluğun bile aşılamayan bir eşik olabileceğini mezarlardaki küçük kemiklerle gösterir. Soyut ölüm oranı yerine beden kalıntısının seçilmesi, dönemin yüksek çocuk ölümü deneyimini aile yasına dönüştürür ve şiirin sonraki çözüm arayışına ağır bir başlangıç verir.

  2. 2

    Evet, hayat bir incecik, gibidir;

    Onu sıcak, soğuk, rüzgâr... yakar, kırar, devirir.

    Ah, ne mutlu onlara ki, ulu ağaç olurlar;

    veren dallarında birçok kuşlar cıvıldar.

    1Evet, hayat ince ve körpe bir fidan gibidir;

    2Sıcak, soğuk ve rüzgâr onu yakar, kırar, devirir.

    3Ne mutlu büyüyüp ulu ağaç olanlara;

    4Meyve veren dallarında birçok kuş cıvıldar.

    Hayatın körpe fidana benzetilmesi sıcak, soğuk ve rüzgârı büyümenin düşmanları yapar. Buna karşı ulu ağaç yalnız hayatta kalmış bireyi değil, meyve veren dalları ve kuş sesleriyle sürüp giden bir aile-soy düzenini temsil eder.

  3. 3

    her insana uzun ömür sürmek yok,

    hayat için her bucakta düşman çok;

    Ne yapalım, buna karşı nasıl bir iş tutalım?

    1Madem her insanın uzun ömür sürmesi mümkün değil,

    2Madem hayatın her yanında çok sayıda tehlike var,

    3Buna karşı ne yapalım, nasıl davranalım?

    Üçüncü bent uzun ömrün herkese verilmediğini ve hayatın her köşesinde tehdit bulunduğunu iki ‘mademki’ cümlesiyle kabul eder. Çözüm hemen söylenmez; ‘ne yapalım?’ sorusu kayıp karşısındaki çaresizliği ortak bir arayışa dönüştürür.

  4. 4

    Çiçeklerden, böceklerden birer örnek alalım.

    Yavrumuzu çoğaltalım, her yere kök salalım;

    Böylelikle bir ziyana karşı iki artalım!...

    1Çiçeklerden ve böceklerden birer örnek alalım.

    2Çocuklarımızın sayısını artırıp her yere kök salalım;

    3Böylece her kayba karşı iki kişi çoğalalım!...

    Çiçek ve böceklerin çoklu üremesi insan ailesine model yapılarak kaybın yeni doğumla dengelenmesi önerilir. Bu pronatalist sonuç dönemin nüfus ve aile ideolojisidir; çocuk sahibi olmayı evrensel görev ya da kaybedilen çocuğun yerini dolduracak basit telafi olarak onaylamaz.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

165464 ana oldid'i ile kalite-3 Sayfa 70 oldid 163766, basılı başlık ve 14 dizelik gövdenin aynı sayfada başlayıp bittiğini gösterir. Bir sonraki esere taşma yoktur. Kaynak sayfası bir kalıp adı vermez; on dört dizenin tamamı 15 hecedir ve durak her dizede sekizinci heceden sonra düşer (Bu dünyaya her bir doğan / öyle uzun yaşamaz).

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDemir
Şu karanlık, dar mağara mezar gibi bir yerdir;
Mehmet Emin Yurdakul · Şiir

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

körpe

Henüz gelişmekte olan, çok genç ve narin

fidan

Yeni yetişen genç ağaç; dizede kırılgan hayat imgesi

yemiş

Meyve

Madameki

Mademki, öyle olduğuna göre

bucak

Yer, köşe

ziyan

Kayıp, zarar

kök salmak

Bir yerde yerleşip kalıcı biçimde çoğalmak