DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nef‘î/Yoklamazsın hîç var mı dilde dâğın yâresin
Gazel · 17. yüzyıl

Yoklamazsın hîç var mı dilde dâğın yâresin

Açılış dizesi sonda birebir dönen gazel. Arada sevgilinin bakışı bir katile, âşığın gönlü yüz parçaya bölünmüş bir yaraya dönüşür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yoklamazsın hîç var mı dilde dâğın yâresin

    Böyle mi gözler güzeller âşık-ı bîçâresin

    1Gönülde açtığın yaranın hâlini hiç yoklamıyorsun;

    2güzeller çaresiz âşıklarını böyle mi gözetir?

    Sitem doğrudan: yarayı açan kişi onu görmeye gelmiyor. İkinci dizedeki “gözler” fiili iki anlamda çalışıyor — hem bakmak hem kollamak. Bakılmayan âşık aynı zamanda korunmayan âşık.

  2. 2

    Âh ile derdi bilinmez âşık-ı bîçârenin

    ede meğer âhı dil-i sad-pâresin

    1Çaresiz âşığın derdi âh ile anlaşılmaz;

    2meğer âhı yüz parça gönlünü paramparça etsin.

    Feryat kanıt sayılmıyor. Derdin görünmesi için gönlün daha da yırtılması gerekiyor — acının ölçüsü sesi değil, açtığı hasar. Âh böylece rahatlatan bir nefes değil, yarayı görünür kılan ikinci bir darbe oluyor.

  3. 3

    Gördüğün öldürmedir kârı o gözlerin

    Koymaz anınçün elinden gamzeler gaddâresin

    1O kanlı gözlerin gördüğü iş öldürmektir;

    2onun için gamzenin hançerini elinden bırakmaz.

    Sevgilinin bakışı bir meslek sahibi gibi tanıtılıyor: işi öldürmek. Divan şiirinde gamze bir silahtır; burada silahı elinden bırakmaması ustalığın değil alışkanlığın işareti.

  4. 4

    Zülfüne bend etmesin yâ n'eylesin Mecnûn gibi

    Zabta kâdir olmayan âşık-ı dil-âvâresin

    1Gönlü başıboş, kendini tutamayan âşığı

    2Mecnûn gibi saçına bağlamasın da ne yapsın?

    Bağlanmak bir çözüm olarak sunuluyor: kendini zapt edemeyen için zincir merhamettir. Mecnûn'a gönderme burada övgü değil teşhis. Saçın tuzak oluşu da bu beyitte cezadan çok, başıboş gönlü tutan bir tedbir gibi işliyor.

  5. 5

    Halka-i zülfünden eyler dil temâşâ ruhların

    Vermese hurşîde n'ola revzen-i nezzâresin

    1Gönül, saçının halkasından yüzünü seyrediyor;

    2güneşe bakma penceresini vermese ne olur?

    Saç halkası bir pencereye dönüşüyor ve âşık oradan bakıyor. Son dize kıskançlığı kozmik ölçeğe taşıyor: bu pencere güneşe bile kapalı kalabilir.

  6. 6

    Derdin ister dâ'imâ Nef'î sana

    Sen de lutf et yokla bir gün dilde dâğın yâresin

    1Nef'î derdini sana her zaman açmak istiyor;

    2sen de lütfet, bir gün gönüldeki yaranın hâlini yokla.

    Gazel açılış dizesini neredeyse birebir tekrarlayarak kapanıyor — ama kip değişiyor: baştaki suçlama (“yoklamazsın”) sonda ricaya dönüyor (“yokla”). Altı beyit boyunca sitem eden ses, sonunda yalnızca bir kez bakılmasını istiyor.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 145268 numaralı sürüm esas alındı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBercesteler
Gönül ne gök ne elâ ne lâciverd arıyor
Nef‘î · Seçme mısralar

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

dâğ

Yanık yarası, dağlama izi

bîçâre

Çaresiz

çâk çâk

Parça parça, yırtık yırtık

dil-i sad-pâre

Yüz parçaya bölünmüş gönül

hûnî

Kanlı, kan dökücü

gamze

Yan bakış; klasik şiirde âşığı yaralayan silah

dil-âvâre

Gönlü başıboş, avare

revzen-i nezzâre

Bakma penceresi

izhâr etmek

Açığa vurmak, belli etmek