Yoklamazsın hîç var mı dilde dâğın yâresin
Açılış dizesi sonda birebir dönen gazel. Arada sevgilinin bakışı bir katile, âşığın gönlü yüz parçaya bölünmüş bir yaraya dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yoklamazsın hîç var mı dilde dâğın yâresin
Böyle mi gözler güzeller âşık-ı bîçâresin
1Gönülde açtığın yaranın hâlini hiç yoklamıyorsun;
2güzeller çaresiz âşıklarını böyle mi gözetir?
- 2
Âh ile derdi bilinmez âşık-ı bîçârenin
ede meğer âhı dil-i sad-pâresin
1Çaresiz âşığın derdi âh ile anlaşılmaz;
2meğer âhı yüz parça gönlünü paramparça etsin.
Feryat kanıt sayılmıyor. Derdin görünmesi için gönlün daha da yırtılması gerekiyor — acının ölçüsü sesi değil, açtığı hasar. Âh böylece rahatlatan bir nefes değil, yarayı görünür kılan ikinci bir darbe oluyor.
- 3
Gördüğün öldürmedir kârı o gözlerin
Koymaz anınçün elinden gamzeler gaddâresin
1O kanlı gözlerin gördüğü iş öldürmektir;
2onun için gamzenin hançerini elinden bırakmaz.
Sevgilinin bakışı bir meslek sahibi gibi tanıtılıyor: işi öldürmek. Divan şiirinde gamze bir silahtır; burada silahı elinden bırakmaması ustalığın değil alışkanlığın işareti.
- 4
Zülfüne bend etmesin yâ n'eylesin Mecnûn gibi
Zabta kâdir olmayan âşık-ı dil-âvâresin
1Gönlü başıboş, kendini tutamayan âşığı
2Mecnûn gibi saçına bağlamasın da ne yapsın?
Bağlanmak bir çözüm olarak sunuluyor: kendini zapt edemeyen için zincir merhamettir. Mecnûn'a gönderme burada övgü değil teşhis. Saçın tuzak oluşu da bu beyitte cezadan çok, başıboş gönlü tutan bir tedbir gibi işliyor.
- 5
Halka-i zülfünden eyler dil temâşâ ruhların
Vermese hurşîde n'ola revzen-i nezzâresin
1Gönül, saçının halkasından yüzünü seyrediyor;
2güneşe bakma penceresini vermese ne olur?
Saç halkası bir pencereye dönüşüyor ve âşık oradan bakıyor. Son dize kıskançlığı kozmik ölçeğe taşıyor: bu pencere güneşe bile kapalı kalabilir.
- 6
Derdin ister dâ'imâ Nef'î sana
Sen de lutf et yokla bir gün dilde dâğın yâresin
1Nef'î derdini sana her zaman açmak istiyor;
2sen de lütfet, bir gün gönüldeki yaranın hâlini yokla.
Gazel açılış dizesini neredeyse birebir tekrarlayarak kapanıyor — ama kip değişiyor: baştaki suçlama (“yoklamazsın”) sonda ricaya dönüyor (“yokla”). Altı beyit boyunca sitem eden ses, sonunda yalnızca bir kez bakılmasını istiyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 145268 numaralı sürüm esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gönül ne gök ne elâ ne lâciverd arıyorNef‘î · Seçme mısralar→
Sitem doğrudan: yarayı açan kişi onu görmeye gelmiyor. İkinci dizedeki “gözler” fiili iki anlamda çalışıyor — hem bakmak hem kollamak. Bakılmayan âşık aynı zamanda korunmayan âşık.