Ziyâret eylesem Mısır Bağdad’ı
Konuşan Mısır ve Bağdat’ı, On İki İmam’ı, Kâbe ile Medine’yi ziyaret etmeyi ister. Şeytana taş atma ve Zemzem’le arınma arzusu yanında “tutup dengimi” yön, denge veya ritüel alanında açık tutulur. Olgun iman isteyen ses, basılı “müle” yüzeyini silmeden dünya, makam ve vezirliğe meylini reddeder. Kötü nefsinin elinde acizdir. Ömer murada ermeden ecelden korkar; “can ellerin” yüzeyindeki can, el veya il tamlaması kesinleştirilmez.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ziyâret eylesem Mısır Bağdad’ı
Yüz sürüp türâba ederdim
1Mısır’ı ve Bağdat’ı ziyaret etsem;
2Toprağa yüz sürüp derdimi söylesem.
- 2
Bize erenlerden olsa
On iki İmâmı kılsam ziyâret
1Erenlerden bize bir müjde gelse;
2On İki İmam’ı ziyaret etsem.
Erenlerden beklenen beşaret, yolun kabulüne veya manevî sonuca ilişkin müjdedir; içeriği kaynakta belirlenmez. On İki İmam’ı ziyaret etme dileği, ilk birimin şehir hattını inanç ve bağlılık merkezli özel bir ziyaret dizisine dönüştürür.
- 3
İblîs-i bedkâra atıp sengimi
Kâ’be-i şerîfte tutup dengimi
1Kötülük yapan şeytana taşımı atıp;
2Kutsal Kâbe’de ‘dengimi tutup’ [denge/yön/ritüel alanı açık];
İblis’e taş atmak hacdaki şeytan taşlamayı çağrıştırır ve bedkâr sıfatı kötülüğü pekiştirir. Kâbe’de “dengimi tutup” yüzeyi denge, yön veya ritüel ilişkilerine açıktır; günümüz Türkçesi iç dengeyi tek çözüm diye seçmez.
- 4
Zemzemle ağ etsem kara rengimi
Medîne’ye doğru kılsam
1Zemzem’le kara rengimi ak etsem;
2Medine’ye doğru yola çıksam.
Zemzem suyuyla kara rengin ak edilmesi ten renginden çok günah ve manevî kirin arınma görüntüsüdür. Ardından Medine’ye azmetmek, Kâbe’de bitmeyen yolculuğu Peygamber şehrine yöneltir ve ziyaret arzusunu menziller boyunca sürdürür.
- 5
Bir dahi arzum var kâmil îmanda
Ne müle meylim var kevn ü mekânda
1Bir başka arzum da olgun imandır;
2‘Ne müle’ meylim var varlık âleminde [basılı “müle” yüzeyi açık].
Olgun iman önceki dış yolculukların arkasındaki iç hedeftir. İkinci dizedeki basılı “müle” yüzeyi açıklanmadan düşürülmez; güvenli olan kevn ü mekânda meyil bulunmadığıdır, kapalı sözcüğe tanıksız anlam eklenmez.
- 6
Fikr ü zikrim heman budur cihanda
Ne mansıp isterim ne hod vezâret
1Dünyada düşüncem ve zikrim yalnız budur;
2Ne makam isterim ne de vezirlik.
Fikir ile zikrin aynı hedefte birleşmesi, düşünceyi sürekli anışa dönüştürür. Mansıp ve vezaretin reddi, bu manevî yönelişi dünyevî makam arzusundan ayırır; şair yüksek görevleri bile istediği kazançlar arasında saymaz.
- 7
İbret al âlemin dürlü hâlinden
Âciz kaldım nefs-i şûmun elinden
1Âlemin türlü hâlinden ibret al;
2Kötü nefsimin elinde güçsüz kaldım.
Âlemin türlü hâllerinden ibret alma buyruğu dış gözlemle başlar, hemen ardından iç düşmana döner. Konuşanın nefs-i şûm elinde aciz kalması, şehirleri aşma arzusuna rağmen insanın kendi kötü eğilimini aşmasının daha güç olduğunu gösterir.
- 8
Alıkor âlemi doğru yolundan
Bilmezem ne güne edem hakaret
1İnsanları doğru yolundan alıkoyar;
2Onu nasıl aşağılayacağımı bilemem.
Kötü nefis yalnız sahibini değil âlemi doğru yoldan alıkoyan geniş bir güç gibi gösterilir. Ona ne türlü hakaret edeceğini bilememek, basit bir sövgü arayışı değildir; konuşanın bu iç kuvveti küçültmek veya yenmek için yol bulamadığını anlatır.
- 9
Ömer bir geçilmez yol var arada
Korkarım ki ol ermeden murada
1Ömer, arada aşılmaz bir yol var;
2Korkarım ki murada ermeden önce;
Mahlasla açılan son bölüm aradaki yolu “geçilmez” sayarak ziyaret dileklerinin önüne varoluşsal bir engel koyar. Murada ermeden önce korkmak, hedefin reddedildiğini değil vaktin yetmeyebileceğine dair kaygıyı dile getirir.
- 10
Nice yaşım benzemesin Furad’a
Ecel can ellerin eyleye
1Nice yaşım Fırat’a benzemesin [gözyaşı];
2Ecel ‘can ellerin’ yağma eder [can/el/il ve tamlama bağı açık].
Yaşın Fırat’a benzemesi gözyaşını büyük ve sürekli nehir ölçüsüne taşır. “Can ellerin” yüzeyi canın elleri, can illeri veya başka tamlama olasılıklarını taşır; ecelin garet eylemesi açıkken nesne tek çözüme kapatılmaz.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.143 gövdesinde “Ömer bir geçilmez yol var arada” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n143-215007B43B09. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.143, PDF 171; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Benim ile yiyip içip gezerkenÂşık Ömer · Koşma→
Mısır ile Bağdat, konuşanın zihnindeki uzak ziyaret coğrafyasını iki büyük merkezle genişletir. Toprağa yüz sürmek tevazu ve kutsal mekâna saygıdır; dâd etmek ise bu yolculuğu yalnız seyahat değil derdi duyurma arzusuna bağlar.